toplum olarak belki en büyük sorunumuz karakter fukaralığı!
Adama bakıyorsunuz!
Dün orada, bugün burada!
Dün şöyle konuşuyor, bugün böyle!
Yarın
Allah-u âlem bambaşka bir yerde!
Karakter fukaralığı sadece orada, burada, şurada gezinen adamda olsa hiç sesimizi çıkarmayacak, yutkunup duracağız!
Ama o adamla ilgili yorum yapanlarda “benzer zaaflar” sergiliyorlar!
Dün o adama “orada duruyor” diye demediklerini bırakmayanlar bugün o adam kendi saflarına meyletti diye “methiyeler” düzüyorlar!
Aynı şekilde dün adamı “bağırlarına basarak göklere çıkaran” insanlar bugün adam çark etti diye “yerin dibine” batırıyorlar!
Ne o adam sağlam ve ne de o adam hakkında yaptıkları yorumlarla fırıldağa dönenler sağlam!
Hepsinde aynı dert!
Karakter fukaralığı almış başını gitmiş!
Bu yüzden de olduğu yerde duran, dün ne dediyse bugün de o sözlere sahip çıkanlar bir türlü “makbul adam” kabul edilmiyor!
Adını “değişim” olarak koydukları bu “karakter fukaralığını” sanki “çok iyi bir şeymiş” gibi takdime çabalıyorlar!
O adam dün çıkarlarına ters düştüğü için birine sövüyor!
Bugün ise çıkarları gerektirdiği için övüyor!
O’na, “Karaktersizin biriymiş” deyip geçeceğiz ama dün sövülen bugün övüldüğü için o adamı “baş tacı” ediyor!
Yani karakter sorunu yaşayan bir kişi, iki kişi değil!
Toplumun pek çok kesimi aynı hastalığa yakalanmış durumda!
Dün söven adamı bugün övdüğü için baş tacı eden, makam-mevki veren söven adamdan daha masum sayılabilir mi
“Siyasette olur böyle şeyler” deyip göz yumanlar aslında bindikleri dalı kestiklerinin farkında değiller!
Böyle karakter fukarası kişiler ile “doğru düzgün işler” yapılabilir mi
Yapılamadığı ortada!
“Doğru düzgün işler” yapılması bekleniyorsa önce sağlam bir karaktere sahip olunması şart değil mi