Devleti yöneten kocaman adamların öncelikli meselesi yıllardır hep irtica ile mücadele(!) olunca öyle şeyler dikkatlerden kaçmış ve öyle yanlış işlere imzalar atılmış ki, ceremesini şimdi birlikte çekiyoruz.

Devleti yöneten kocaman adamlar irtica ile mücadele yüzünden nereye baraj yapmışlar, nereye hava alanı yapmışlar, onu bile fark edememişler!

Şimdi görüyorlar ki baraj yaptıkları yerde su yok! Tıpkı dağların arasına havaalanları yaptıkları gibi!

Öyle yerlere hava alanları yapmışlar ki uçakların ne inmesi mümkün ne de kalkması!

Şimdi yaptıkları baraj susuzluktan kuruyunca bu baraja su temin edecek yeni barajlar yapma aşamasındalar!

Barajlar genellikle insanları susuzluktan kurtarmak için yapılır!

Şimdi ise barajı susuzluktan kurtarmak için baraj yapma aşamasına gelmiş bulunuyorlar!

Bunlar hep irtica ile mücadele(!) yüzünden oldu!

Demek ki Devleti yöneten kocaman adamlar akıllarını irtica ile bozdukları ve nerede bir başı örtülü hanım görürlerse bunu kendileri için en büyük tehlike olarak kabul ettikleri için başka işlere vakit ayıramamışlar.

Akılları fikirleri irtica ile mücadelede olduğu için nereye havaalanı yapılıyor, nereye baraj inşa ediliyor farkına bile varmamışlar.

Onlar için açılış yapmak ve kurdela kesmek önemliydi!

Varsın açılan havaalanlarına uçaklar inemezse inemesin, kalkamazsa kalkamasın! Ne gam!

Baraj da boş kalacakmış, kime ne!

İstanbul un susuzluk çektiğini görüp, oraya nasıl yüksek fiyattan su satarız diye kafa yoran irtica ile mücadele timi hiç düşünmeden "Bu bize kaça mal olur" demeden baraj yapmış.

Ama o arada İstanbul un su sorunu başka formüllerle çözülmüş!

Bizim irtica ile mücadele timi yüksek fiyattan su satamadığı gibi bir de yapımcı firmaya milyon dolarlar ödemek zorunda kalmış.

Ve gün gelmiş baraja su sağlayan kaynaklar kurumuş!

Şimdi barajda olmayan su için bile yapımcı firmaya milyon dolarlar ödenmeye devam ediliyor! Adamlar irtica ile mücadeleye kendilerini o kadar kaptırmışlar ki nasıl bir anlaşma yaptıklarının bile farkında değiller! Şimdi baraj kuruyunca acı gerçeklerle burun buruna geldiler!

Yıllardır bu tür hatalara imza attıkları yetmiyormuş gibi hâlâ nerede tesettürlü biri var onun arayışı içindeler.

Hayali senaryolar yazıp milletin dikkatinin hep irtica masalları üzerinde olmasına çabalıyorlar.

Tesettürlü doktorların erkek hastaların filmlerini çekmediği gibi kuyruklu yalanlar ile yıllardır ülkeyi nasıl ihmal ettiklerini gizlemeye uğraşıyorlar.

Ama nafile ne yaparlarsa yapsınlar, ülkeye verdikleri zararlar ne gizlenebiliyor ne saklanabiliyor.

Zira çaldıkları mızrak artık çuvala sığmıyor!