Son günlerde gerek iktidar partisi AKP sözcülerinden gerekse ana muhalefet partisi CHP sözcülerinden ilginç itiraflar duymaya başladık!

       Ana muhalefet partisi CHP sözcüleri, iktidar partisi AKP’nin artık seçim kazanma ihtimalinin kalmadığını öne sürerek -buna rağmen- seçim kazanacak olurlarsa bunun CHP’nin beceriksizliği yüzünden olacağını dile getiriyorlar.

       Yani bir beceriksizlik itirafında bulunuyorlar.

       İktidar partisi AKP sözcülerinin de ana muhalefet sözcülerinden pek farkları yok!

       Onlar da CHP’nin bu kadar çok belediye başkanlığını kazanmasını açıklarken “bunun sorumlusu bizim izlediğimiz hatalı politikalar” diyorlar.

       Yani onlar da hatalı olduklarını itiraf ediyorlar.

       Biri beceriksizlikten kurtulamıyor.

       Diğeri ise hata yapmaktan vazgeçemiyor.

       Dolayısıyla birbirlerinin varlık sebebi haline geliyorlar.

       Aslında iktidar partisi de, ana muhalefet partisi CHP de kendi içlerinde güven sorunu yaşıyorlar.

       Kadroları birbirleriyle anlaşmış isimlerden oluşmuyor.

       Kendi aralarında kıyasıya mücadeleler yaşanıyor.

       Ve bu iç çekişmeler birinde beceriksizlik olarak ortaya çıkarken diğerinde hatalı politikalar olarak kendini gösteriyor.

       Yani aslında birbirlerine çok şey borçlular.

       Çünkü birbirleri sayesinde siyasi varlıklarını sürdürüyorlar.

       Seçmenler bunun farkına varıncaya kadar da birbirleri ile mücadele ediyormuş gibi yapmaya devam edecek gibi görünüyorlar.

       Yapılan, kayıkçı kavgasından başka bir şey olmuyor.

       Allah-u âlem iktidar partisi AKP, ana muhalefet partisi CHP’nin beceriksizliğinin kalıcı olması için dua ediyor.

       Ana muhalefet partisi ise iktidar partisinin hatalarının devamlı olmasını temenni ediyor.

       Biri beceriksizliği, diğeri hata yapmayı alışkanlık haline getirmiş.

       Bu tabloya bakarak şu hikmetli sözü hatırlamamak mümkün mü?

       Neye layıksanız öyle idare olunursunuz!

       Evet, layık olduğumuz şekilde idare olunuyoruz.