Saadet Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu, başkent Ankara’dan sonra İstanbul’da da gazetecilerin sorularını cevapladı, görüşlerini aktardı.

Peki, neler söyledi, Temel bey? Aldığım notlar şöyle;

* “En kritik seçim…”

* “İktidar hem şikâyet eden, hem de bu şikâyetleri halledecek bir çelişkili konumda…”

* “Devletin elinde ne varsa satıldı. Rant üretimin önüne geçti.”

* “Bugünkü iktidarın menşei 28 Şubat’a dayanıyor.”

* “Ekonomide büyük bir fiyasko var. İşsiz sayısı 5 milyona yakın…”

* Türkiye borç batağında. Borç alan emir alır. Ekonomide Kemal Derviş politikaları uygulanıyor.”

* “Para betona ve asfalta gömüldü.”

* “Herkesle kavgalıyız! Geldiğimiz noktada bir çıkmazın içindeyiz. Bu anlayış değişmezse daha büyük sorunlar doğacaktır.”

* “AK Parti iktidarı başörtüsü meselesini çözdü. Önemlidir bu. Ama Türkiye’nin eğitim meselesi çözülemedi. Meslek eğitiminde de sınıfta kaldık.”

* “Çocuklara ahlaki ve manevi değerlerin verilmesi lazım.”

* “Adalet mefhumu bütünü ile bertaraf edildi.”

* “15 Temmuz darbesinde kesinlikle dış parmak var.”

* “Başkanlık otoriter bir sistem. Cumhurbaşkanının bile parlamenter sisteme dönüş yapmak isteyebileceğini zannediyorum.”

* “Yüzde 10 barajını aşacağımıza samimi olarak inanıyorum. Saadet Partisi güçlü bir şekilde seçimden çıkacaktır.”

* “Sayın Devlet Bahçeli resmen tehdit etti. Bu akla havsalaya sığmayan bir yaklaşımdır. Doğru değil. Milletimiz korkmasın, tereddüt etmesin. 24 Haziran’da tercihlerini doğru ve rahat kullansınlar.”

* “AK Parti’nin İslam Birliği noktasında en küçük bir adımı olmadı.”

* “Su Birlikleri’nin bile özelleştirilmesi dikkat çekicidir.”

* “Abdullah Gül’ü kuvvetler ayrılığı ilkesine inanmış olarak gördüm. Aday olsaydı, AKP’de yüzde 15’lik bir kesim Abdullah Gül ile hareket edecekti. Abdullah Gül aday olursa yüzde 90 değişiklik olur kanaatinde idim.”

* Bizdeki tolerans, bizdeki adalet anlayışı Batı’da yok.”

* “Millet İttifakı’na ‘İhanet İttifakı’ yaklaşımında olanlara şunu söylemek isterim: Aç tavuk rüyasında darı görür.”

* “Türkiye İslam ülkelerine öncülük etmeli.”

* “İktidara geldikten sonra öç almayacağız.”

* “24 Haziran seçimlerinden sonra, AKP’li vekiller gerektiğinde muhalefetle birlikte hareket edeceklerdir, Erdoğan’a rağmen…”

* “Cumhurbaşkanı adaylığı kesinleşirse -ki kesinleşti, Resmi Gazete’de yayınlandı, (a.ö.)- Selahattin Demirtaş hakkında yeni bir karar verilebilir, hapishaneden çıkabilir.”

* “Hazine’den milyon liralar yardım almıyoruz. Bize millet sahip çıkıyor. Sünnet altınını yollayanlar oldu. Kadınlar bileziklerini gönderiyor. Harçlıklarından 5 TL postalayan çocuklar oldu.”

* “Seçimi kazandığımızda ehliyete önem vereceğiz. Aksi halde yalakalık artıyor.”

* “Sessiz bir patlamanın olacağını düşünüyorum.”

 

RECAİ KUTAN ÖRNEĞİ

SAADET lideri Temel Karamollaoğlu, sohbet havasında geçen açıklamalarını farklı, zengin ve renkli anekdotlarla da süsledi.

Bunlardan biri de Sivas Belediye Başkanlığı’na giden seçim süreciydi.

Kendisine belediye başkan adaylığı teklif edildiğinde önce mesafeli yaklaşır; “Evim ve sistemim İstanbul’da” diye.

Konuyu bir de, Milli Görüş’ün duayen isimlerinden, ESAM Genel Başkanı Recai Kutan’a açar, Recai Bey’in görüşlerini almak ister. Ve Kutan’dan da şu karşılığı alır; “Belediye başkanlığı akıllı adam işi değil!” İstişareler sonucu, aday olur, Sivas’tan belediye başkanı seçilir ve burada Milli Görüş belediyeciliğinin en seçkin örneklerini sergiler. Karamollaoğlu, konuyu şuraya bağladı; “Türkiye’nin sorunlarını akıllı adamlar çözemez. Azıcık deli olmak lazım. Cumhurbaşkanlığı da akıllı adam işi değil…”

 

TOPLANTIDAN RENKLİ İZLENİMLER

* Toplantıda, sağımda Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mesut Doğan, solumda ise Fehmi Koru vardı. Her iki isimle de sohbet etme imkânım oldu.

* Mesut Doğan, seçim sürecinde Saadet Partisi’ne yönelik karanlık birtakım odak ve mihrakların oyunlarına dikkat çekti. Son dönemde gelişen ve sosyal medya üzerinden de köpürtülmeye çalışılan bazı provokatif eylemlerin kaynağı, destekçileri, elemanları ve enstrümanları konusunda “uyanık” olmak gerektiğini ifade etti.

* Şu sıralarda bir gazetede yazmayan Fehmi Koru da ciddi ciddi internet habercisi olmuş. Sabah çok erkenden kalkarak tüm gazeteleri taradığını, fehmikoru.com’da günlük olarak yenilediği yazısını yazdığını, bu arada ocakmedya.com’u da güncellediğini aktardı.

* Nuray Mert, muhalif bir kalem. TV programlarında ateşli konuşmalarından da hatırlayacaksınız. Akademik titri de var; prof. O da uzun süredir yazmak için mecra bulamayanlardan. Toplantıda Temel Bey’in hemen solunda yer aldı. Ama konuşmayı o kadar sevmesine karşın susmayı tercih etti, nedense…

* Temel Karamollaoğlu’nun hapishane arkadaşı Oral Çalışlar da Temel Bey’in sağ yanında oturdu. 12 Eylül askeri darbesi sonrası gözaltına alınan milletvekilleri ve parti yöneticilerinin gözetim altında tutuldukları Ankara’daki Dil Okulu, Liderler Hapishanesi olarak tanımlanıyordu. Oral bey, bu isimle kitap kaleme almıştı, hatırlayacaksınız… Hapishaneden ziyade bir gözetim evi idi, dil okulu. Pek çok ünlü siyasetçi Dil Okulu’nda bir süre tutuklu kaldı; Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Tuncay Mataracı, Hilmi İşgüzar, Deniz Baykal, Temel Ateş, Ertuğrul Günay, Süleyman Genç, Kemal Anadol, Teoman Köprülüler, Ahmet Yıldız, Recai Kutan, Temel Karamollaoğlu, Süleyman Arif Emre, Şener Battal, Fehim Adak, Agah Oktay Güner, İhsan Kabadayı, Yaşar Okuyan, Namık Kemal Zeybek, Doğu Perinçek, Mehmet Bedri Gültekin, Oral Çalışlar, Dil Okulu’nun ünlü simalarındandı. Doğu Perinçek ve arkadaşları ilk gözaltına alındıklarında Mamak Askeri Cezaevi’nde diğer sol siyasi tutukluların yanına konulmuş ve Perinçek yargılandığı mahkemeye dilekçe vererek, teröristlerle aynı koğuşta kalmak istemediğini belirterek, Dil Okulu’na naklini istemişti. Karamollaoğlu da Perinçek de şimdi Cumhurbaşkanı adayı…

* Toplantı sonunda gazetecileri mütevazi bir, hatta iki hediye bekliyordu; Temel Karamollaoğlu’nun, “Güzel günler için” imzasıyla sunulan hediyelerden biri müzikli daktilo maketi, diğeri de Saadet Partisi’nin bu seçimlerde kullanacağı “değiştir” sloganı yazılı kupa… Teşekkürler…