Herhangİ bir boş kâğıda x (iks) yazalım. İks tek başına

bir değerdir. Problemi çözmek için yeterli mi, değil. Sol ve sağ eğik çizginin

birleşmesiyle meydana gelen bir matematik sembolüdür; tek başına bir değeri

olsa da yola koyulup yürümek için yeterli atmosferi göstermez. Ne yapmak gerek

Problemi çözmek için x e (iks) bir değer vermemiz lazım. Şimdi bu sembole iki

açıdan bakalım; birinci açı; daha önce ortaya atılmış ve matematik sembolü

olarak kalıplaşmıştır; ikinci açı; bu sembol tabiattır. Ona verilen değerler de

insanoğlunun eyledikleridir. Elimize yeni bir boş kâğıt alalım. Kâğıtta

herhangi bir şey yazmıyor. Bir nokta dahi yok. Kâğıdı kendimize tutup bakacağız

nasıl bir atmosfer Atmosfer şu; bizim olmayan binlerce değerlerle atmosfer alt

üst olmuş. Her taraf karman çorman. Karalanmış kapkara bir dünya. Şimdi geriye

yaslanalım; bu kapkara dünyaya ne yapabiliriz Bu kapkara dünyayı ne

yapabiliriz

Önce bir sıfır olmayan ama sıfır işlevi gören sıfır

lazım. Her şeyi bir sıfırlayalım. Sıfırın dahi olmadığı sıfırlanmış bir dünya.

İks bir tabiattı ya bu tabiatı yeniden yaratalım, ama bu tabiat olmasın.

İnsanoğlu mutlak anlamda sıfırı yaratamaz. Madde ve mana mutlak anlamda

yaratılamaz. Çünkü insanoğlu yaratılmış olanı yaratır. Allah her şeyi mükemmel

ve sınırsız bir şekilde yaratmıştır ki insan aklının kavramasının mümkünü yok.

Çünkü insan aklı sınırlıdır. Dolayısıyla insan aklı dolaylama yapar. Yaratılmış

olanı tekrar yaratır. Tekrar yaratırken de doğaya müdahale eder. Bu müdahale

doğanın doğasına uygun olmayan müdahaledir. Bunun istisnası İslam

medeniyetidir. Fakat günümüzde İslam medeniyeti yok. Açımızı küçültürsek;

ölçeğimiz Türkiye dir.

Türkiye de Türkiye ye özgü olan ne var Dolandırıcılık

diye espri yapanlar olacak ama o dahi özgün değil! Coğrafyamız bize özgüdür

diyeceğiz ama o bile sosyolojik, bilimsel ve siyasal olarak bize özgü değil.

Yani Anadolu coğrafyası bile bize özgü değil. Bozup dağıtmış durumdayız. Devlet

ve millet olarak toprağı dahi toprak olmaktan çıkardık! Anadolu toprakları bize

ancak mezar oluyor! Oysa ölüler medeniyet kuramaz. Medeniyet dirilere özgüdür

ve diriler kurabilirler. Medeniyet kurmak için önce medeniyet kelimesini

tedavülden kaldırmak lazım. Önce bir boş kâğıt alacağız sonra bir nokta

koyacağız. İks olmayacak ama iksin işlevini görecek. Dahası o işlevi de

değiştireceğiz. İkse biz bir değer (işlev) vereceğiz. Ama o değer ne İşte

bütün mesele bu!

Yaşadığımız dünya Batı medeniyetidir. Batı medeniyeti

buharla başlar, buhar yani iks yani ikse bir değer yükleme! Buhara kadar geriye

gitmeye gerek yok. Günümüz Batı medeniyetinin temellerinden biri motordur.

Bildiğiniz motor. Arabalarda ve elektrikli aletlerde kullanılan motor. Motorun

işlevini görecek ama motor gibi çalışmayan hatta çalışma mantığı, amacı, işlevi

bambaşka bir temel icat koyabiliyor muyuz ortaya Hayır! Oysa motorun yerine

kendine özgü bir düzenek koymadıktan sonra Batı medeniyetine mecburuz. Özgün

bir düzeneğimiz olmadığı müddetçe en basit gereçten uçağa kadar Batı

medeniyetinin takipçisiyiz. Uçak demişken, günümüze teknoloji çağı deniyor ve

bu teknoloji genelde bilgisayar, internet ve cep telefonuyla ölçülüyor oysa

ölçüt uçaktır; uçak Batı medeniyetinin ezici üstünlüğünün imgesidir. Bilgisayar

ve cep telefonu gibi dijital teknoloji insanın yaşadığı atmosferde çalışıyorken

uçak insanın yaşayamayacağı atmosferde çalışıyor. Yeni bir medeniyet için

uçağın yerine uçaktan daha güçlü ve daha etkin bir teknoloji ortaya koymak

gerek. Bunun için Oku emri yerine getirilmelidir. Okumadan politika

yapabilirsiniz ama medeniyetin m sini ortaya koyamazsınız.

İksiniz yoksa Batı (savaş) uçakları uçar göğünüzde!