Bazı söz ve davranışlar vardır ki, onu cami hocası yaparsa linç edilmesine sebep olur.

Aynı söz veya davranışı ünlü sanatçılardan veya şovmenlerden biri yaparsa şöhrette bir üst seviyeye çıkarılır, kişiliğini süsleyen bir takı olarak görülür.

Örnekler de aklımdan geçti ama kötü örnekleri yaymamak için yazmıyorum.

Kimliği ne olursa olsun suç işleyen herkese acımak gerekir ve suçu teşhir edilmeden tedavi edilmelidir.

Aynı kötü söz veya davranışı hoca yaptığında hemen herkesin, “Yaaa yapmamıştır” veya “Yaaa nasıl yapmış acabaaa” demeleri veya “Yapmamıştır, iftiradır” demeleri de hepsinin hocayı sevmelerinden kaynaklanır.

Hocalık makamının yıpranmasına olan tepkileridir.

Hocalar suç işlediğinde haklı olarak aşırı tepki verenler, “Biz, yağlı kayış gibi, kapkara, katranlara batmış papaz karası elbiseler gibi, suçlarla gezelim ama bizim kara günahlarımızın bir tek damlası, hocanın bembeyaz elbisesinde olmamalı” demenin başka türlü ifadesidir.

Aynı suçu işlediğinde birine, “Yakışıyor…” denirken birine, “Beklemezdik” denirken, hocaya, “Olmaz ki…” diyerek el ve dil kılıcını çekenler, farkında olmadan hocayı sevdiklerini anlatırlar.

Şarabın, rakının, votkanın, şampanyanın, viskinin ve bu familyadan olan içkilerin suç olmaktan çıkarıldığı,

Faizle toplumun fakir kesiminin sömürüldüğü ve banka ile bankalarla kanka olanlara paraların aktarılması suçunun kanunla korunduğu,

Zinanın, kanuni hale getirilip, belirli mekânlarda kadın satışının, kanuna uygun yapıldığı,

Mafya liderlerinin düğün ve cenazelerine, en etkili ve yetkili kişilerin katıldığı bir ortamda,

Polisin, kuyumcu soyduğu, uyuşturucunun zararlarını anlatan uzmanın uyuşturucu taşıyıcılığı yaptığı bir ortamda,

Kirlenmemişlerin azaldığı, pisliklerin çoğaldığı ve temiz insanların yok olmaya başladığı dönemlerde temiz, iyi, hayırsever, yardımsever insanların her şehir ve köylerde olması ve iyiliğin unutulmaması için birilerinin meydanda dimdik durması gerekir.

O dimdik duran adama herkesin gözleri çevrildiğinde bir tek kir damlası, halkın gözünde büyür.

Onun için Sevgili Peygamberimize, Rabbimiz:

“Hiç şüphesiz sen büyük bir ahlâk üzeresin” (Kalem süresi ayet 68/4) diyerek onun güzel ahlakını onayladıktan sonra:

“Andolsun! Allah’ı ve âhireti uman ve Allah’ı çokça zikre¬den sizler için, Allah’ın Resul’ünde en güzel örnek vardır” (Ahzab süresi ayet 33/21) buyurarak İslam ümmetinin hatasız örneğinin Sevgili Peygamberimiz olduğunu gösteriyor.

Biz de o peygamberin ümmeti olmamız nedeniyle özümüze, sözümüze, davranışlarımıza dikkat edip örnek olmaya çalışmalıyız.

Örnek olmayı da başardı çok değerli hocalarımız.

150 bin personeli olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nda, suç işleyen görevli sayısı ile yüz elli bin personeli olan diğer bütün bakanlıkların personelinin işlediği suç kıyaslandığında Diyanet görevlilerinin tertemiz olduğu ortaya çıkar.

Ege Denizi’nin kenarında bir ilçede konferans verdikten sonra otelin lobisinde sohbet ederken, uyuşturucunun önlenmesi için eğitimin şart olduğunu, dinin fazla etkili olmadığını anlatmaya çalışan ruh ve sinir hastalıkları uzmanı doktoruna cevap olarak, “Doktor olarak sen, şarabın, rakının, viskinin, votkanın uyuşturucu olduğunu kabul ediyor musun?” dediğimde, “Evet” dedi. Ben devam ettim: “Türkiye’de uyuşturucuyla mücadele eden yüz tane profesör ismi seç ve bunların uyuşturucu kullanıp kullanmadıklarını araştıralım” dediğimde, “Kullanmayan çıkmayabilir” dedi.

Ben de, “Buradan İzmir’e kadar bütün köy ve mahalle imamlarına soralım, bir tane uyuşturucu kullanan çıkmaz” dediğimde kabul etmişti.

Bir iki tane kullanan çıkabilir, bir iki tane diğer suçları işleyen yanlış örnek olabilir. Bu da diğer kurumlarla kıyaslandığında az kalır ama mikrobun azlığıyla övünülmez.

İnsanız, melek değiliz.

(Devam edecek.)