Bize bahşedilen nimetler elimizden giderken bazı şeylerin
değiştiğini ve gidenlerin yerini yeni şeylerin aldığını hissediyoruz. Mesela
otuzlu yaşlarda merdivenleri hızlı bir şekilde çıkarken şimdi o merdivenlerden
aşağı yavaş yavaş inmeye başlıyoruz. O zamanlar her şeyin hızla geçmesini ve
zamanın avuçlarımızda eriyip gitmesini isterken artık ne kadar geç inersek
kendimizi o kadar dünyalı o kadar mesut ve bahtiyar hissediyoruz. Hayatımızdan
akıp giden, sağlık, gençlik, dostluklar ve yaşanmışlıklarımız arkada kalırken
bizler ölümü her zamankinden daha yoğun hissediyoruz. Yaşlılığın ayak sesleri
her gün biraz daha yaklaşıyor ve zaman bize artık bir başka görünüyor. Ama
bütün sıkıntı ve meşakkatlerine rağmen dünya yaşanmaya değer geliyor. Artık bu
dönem anlıyoruz ki, zorlukla birlikte kolaylık hüzünle birlikte sevinç
yalnızlıkla birlikte beraberlik ve daha nice zıtlıklar bu hayatın içinde
geçerli. Birinden biri olmazsa bir eksikliğin olduğunu düşünüyor ve hayatı
zıtlıkları ile birlikte kabul ediyoruz. Dün gibi hatırladığımız yolları hızla
yürürken yavaşlıyor ve artık arkamıza bakmadan gitmek istiyoruz. Arkamızda
hatıralara gizlenmiş hüzünler var önümüzde ise sonu kabir olan bir yol Şimdi
bizler o yola revan olmuş gidiyoruz. Gençliğimizde hayatın doruğuna çıkmak isterdik
ama bunun geri dönüşünün olmadığını düşünemezdik. Oysa şimdi görüyoruz ki,
önümüz boylu boyunca ebediyete uzanıyor. O merdivenlerden aşağı doğru inmeye
başladığımızda kabre giden yola doğru yaklaşırız. Hayatımızı yeniden gözden
geçirir ve hayallerimizin ne kadarının gerçekleştirdiğimize ve yanımızda
getirebildiklerimize bakar hüzünleniriz.
Geride bıraktıklarımıza her geçen gün biri daha
ekleniyor. Ama bunun yanında hayatımıza yeni şeyler de giriyor. Çocuklar
evleniyor, aile genişliyor ve bu halkaya torunlar da dahil oluyor. Birlikte
yürüdüğünüz kişilerle yılların hatıralarını barındıran bir evde yaşıyor ve
hayatı paylaşıyorsunuz. Duygu dünyamız daha da genişliyor ve bilgelik tarafınız
artıyor. Allah a, ahirete kendinizi daha yakın hissediyorsunuz. Bu alem eskisi
kadar heyecan vermez oluyor.
Dünya hayatında birer yolcuyuz, yolculuk bir meşakkattir.
Ama her şeye rağmen bu meşakkatleri sabırla savan, kalbi inanç yüreği kanaat ve
sevgi ile dolu insanlar da var ki onlar bu yolculuğu daha rahat tamamlıyorlar.