İslami hizmetlerinden dolayı idama mahkûm olan, müebbet
hapis cezası alan veya bir kaç seneliğine mahkûm olanlar; Kaderde Medrese-i
Yusufiyye de yatmak da varmış diyerek, kendisini Yusuf aleyhisselamın yolunda
olduğuna ikna ederek hapishaneyi medreseye çevirir.
Gönenli Mehmet Efendi nin Denizli Hapishanesi nde
okuttuğu azılı katillerin tahliyeden sonra Demokrat Parti döneminde köylerine
imtihanla imam olduklarını ve yıllarca hizmet ettiklerini Gönenlinin
kendisinden dinlemiştim.
Kısa yoldan zengin olayım diye harekete geçen hırsız,
yakalanınca kendisini teselli edecek şey bulurmuş: Filan yerden çaldığımla şu
kadar gönlümce yaşadım. Eh bu günlerde geçer ve acısını yeniden çıkarırım
diyebilir.
Eli kelepçeli götürülürken gazetecilerin Pişman mısın
sorusuna Pişman değilim diyen katilin iç dünyası da rahattır. Küçücük kızıma
tecavüz ettikten sonra öldüren adamı öldürmenin göğsünde meydana getirdiği
serinlik ona hapishanenin vereceği sıkıntıyı bastırmaktadır.
Suçsuzken ceza alanların da, Suçlu olsam daha mı iyiydi,
ben çok şükür o suçu işlemedim. Onun cezası ahirette daha fazla olurdu diyerek
kendini teselli eder.
İslami bir devlette o katil bu cinayeti işlemezdi çünkü
İslam o tecavüzcü katile hak ettiği cezayı verecekti.
Ama bu gün o tecavüzcü katil, bir kaç sene sonra afla
çıkıp o babanın karşısına yeniden dikilecek ve Küçük kızın var mı
anlamındaki bakışlarla o adamı rahatsız etmeye devam edecek.
Bunların hepsinin kendini teselli edecek bir tarafları
var.
Bu teselli doğru veya yanlış ama adam kendini teselli
ediyor.
Peki de Müslümanları fişlemekten, ileri gelenlerini hapse
atmaktan, görevine son vermekten, gece baskınlarıyla Kur an kursu çocuklarını
pijamalarıyla jandarma karakollarında bekletenler hapse düşünce nasıl bir teselli
bulurlar.
Bir ilçe müftüsü anlatmıştı. Anlatırken ilçenin sağlık
müdürü de yanında duruyordu.
Kaymakam bey gündüzden müftüye haber verir ve gece saat
24.00 da filan Kur an kursuna baskın yapılacak ve hazır olmasını ister.
O saatte kaymakam, ilçenin en üst rütbeli komutanı,
sağlık müdürü, mal müdürü ve müftü kursa baskın yaparlar.
Kurs, yağ döksen yalanacak kadar tertemiz.
Müftü gündüzden diyanete bağlı olmayan bu kursa haber
uçurmuş.
Kurstan içeri girince yangın kovalarının N harfinin biraz
dönük olduğunu bahane ederek bağırmaya başlar.
Kaymakam yeri göğü inletir, çocuklar bağırtıya
uykularından uyanır.
Resmi evraklar denetlenir ve evlerine dağılırlar ama
müftü efendi, kaymakamın bağırmasına anlam veremez.
Pazartesi günü makamına gider ve kaymakama o bağırmaların
sebebini sorar.
Kaymakam bey; Komutan bağırmasın, olumsuz işlem yapmasın
diye inisiyatifi ben aldım der.
İslam karşıtı yapılan bu kötü işlemlerin hepsi Batı
çıkarlarına hizmet ederken bunu yapanlar milliyetçilikten nasıl bahsederler.
Bunları yapanlar, Cuma namazını kıldırdıktan sonra beyaz
elbiselerini giyip Malazgirt te Bush un dedelerinin karşısına çıkan Alpaslan ın
yolunda mıdırlar yoksa Bush yolunda mıdırlar.
Şimdi cezalarını çekerlerken kendilerini nasıl teselli
ederler merak da etmiyorum aslında.
Ama cezanın adil olmadığını, kendilerine acıdığımı ve
hapishaneyi medreseye çevirme fırsatı doğduğunu, milliyetçiliklerinde samimi
iseler Alpaslan ın, Fatih Sultan Mehmet in yolunda yürüyebilmek için onların
okuduğu Kur an-ı Kerim tefsirini ve Buhari nin Sahih inin tercümesini, İstiklal
Marşı nın şairi Mehmet Akif Ersoy un Safahat ını okuyarak teselli bulmalarını
diliyorum.