Bravo dememek mümkün değildir. Yayıncı kuruluş, yani
Digitürk, futbolumuza 450 milyon dolar sayan bir kuruluş. Kutlamamak da mümkün
değil. Ama gelin görün ki, aynı kuruluş ekrandan Komik rekorlar da yayınlar.
Komik yorumların da merkezi olur. Büyük para, komik, hatalı yorum mu, yoksa
küçük para ciddi, doğru yorum mu Hangisi sizce işe yarar, geçerlidir, olması
gerekendir
O zaman sadede gelelim. Eskişehirspor-Beşiktaş maçının
koşu kriterleri açıklandı ekranda. Hem de bütün oyuncuların mesafeleri liste
halinde... Beşiktaş listesine baktığımda hayretten dudağımı ısırmışım. Listede
kaleci Tolga Zengin, buraya dikkat, 5,5 kilometre koşmuş. Yani bizim Kadıköy
İskelesi nden neredeyse Bostancı ya kadar. Şaşmamak mümkün değil. Acaba
diyorum, kaleci aut atmak için altı-yedi metre geriliyor ve sonra da koşarak
gelip topa vuruyor ya... Etti mi, kafadan 12-13 metre... Eh bir kaç da degaj
yapsa koşarak... Falan filan... Ne istatistik değil mi Bunları bir futbolcunun
koşu hanesine yazarsanız, garibim hakem ne yapacak Onun vaziyeti nedir ki
acaba Çok komik be!
***
Galatasaraylı Burak kardeşimiz, ben ilk onüç dakikada 5
adet saydım, toplamda on defa ofsayda düşmüş. Gazetelerde de manşet olmuş mu
Olmuş. Peki, bu satırların yazarı kaç senedir yazıyor bunu Hem de gol kralı
olduğu süreçte de... Burak ın acilen Mancini den ciddi bir eğitim alması gerekir.
Rakiplerinin önünden dönerek koşmayı denemesi gerekir. Yardımcı hakemi
kollaması da bir başka ofsayt sayısını düşürür. Neyse yayıncı kuruluş ve spor
medyasını kutlarım. Aramızda neredeyse dört sene falan fark var.
***
Fenerbahçe de bir futbolcu var. Adı Caner Erkin...
Galatasaray, Rusya ve Fenerbahçe üçgeninde adı geçmeye başlamıştı. Sol ayaklı
idi. Yani ender cinsten... Önde oynayamaz dediler. Sonra arkada oynayamaz
dediler. Ama bugün aynı Caner, Fenerbahçe de üç beş maçtır muhteşem rekorlar kırıyor.
Yayıncı kuruluş masal anlatacağına bu futbolcunun, belki de dünyanın hiçbir
yerinde olmayan son dört-beş maçlık icraatını sayılarla gündeme getirse ya...
Düşünebiliyor musunuz; bir o köşeden, bir bu köşeden korner... Bir o çaprazdan,
bir diğer çaprazdan duran top... Hepsinde de rakibin üzerine ve sıkıntı
çekeceği biçimde... Bir de top alıp getir, geriye dön adam kovala... Yahu be
yayıncılar; şayet Sneijder 10 kilometre koşmuşsa, Caner in 20 yi geçtiğine
sizlerle bahse girerim. Ama sizin ayar bozuk ya... Onu sadece top götürürken
ölçüyorsunuzdur. Bir de sol arkadan, sağ en öne kadar koşup korneri, faulü
attığına baksanıza... Kaç metre mi Üstatlarınız iyi bilir. Eeee kalecinin aut
atışı için beş metre geri, beş metre öne hamlesini ölçüyorsunuz ya...
***
Az kalsın unutuyordum. Üstatlarınızdan biri Akhisar
Belediyespor un orta alan futbolcusu Bilal ın, giderek büyük ilerleme
göstermeye başladığını belirtti. Yani geleceğe doğru önemli bir adım attığını
dile getirmek istedi. Pes! Bilal, 30 u bitirdi, 31 yaşından gün aldı. Hani
22 23 falan olsa yorum yerine oturacak. Ama 30 unu geçmiş futbolcunun nereye
kadar ilerleme şansı vardır ki O yaşa kadar ilerlememişse...