İktidar sözcülerinden “aynı konuda” birbirine “taban tabana zıt” öyle açıklamalar geliyor ki insan doğal olarak “hangisine inanması gerektiğine” karar veremiyor.

Mesela iktidar sözcülerinin “terör örgütü PKK ile ilgili” olarak yaptıkları açıklamalar aynen böyle!

Bir bakıyorsunuz yapılan operasyonlar ile “terör örgütünün” tamamen “köşeye sıkıştırıldığı” müjdesi veriliyor.

Bu tür müjdeleri terör örgütünün “sonunun geldiği” yolundaki açıklamalar takip ediyor.

Müjdelere bakıp “şükürler olsun artık terör belası son buluyor” diye sevinecekken bir de bakıyorsunuz bu müjdelerin tam aksi istikamette açıklamalar yapılmaya başlanıyor.

İktidar sözcüleri bu defa ABD’nin terör örgütü PKK’ya verdiği desteği dillerine doluyorlar.

Ve terör örgütü mensuplarının “hava savunma sistemleri” ile donatılmaya başlandığını açıklıyorlar.

Bununla da yetinmeyip terör örgütünün Irak’ta kanser hücresi gibi yayıldığını ileri sürüyorlar.

Bu açıklamalar elbette çok önemli açıklamalar.

Aynı zamanda üzerinde önemle durulması gereken açıklamalar.

Bu açıklamaları duyduğumuz ya da okuduğumuz zaman “hani köşeye sıkıştırmıştınız” diye sorma ihtiyacını hissediyoruz.

Terör örgütü gerçekten iddia edildiği gibi köşeye sıkıştırılmış olsa hava savunma sisteminin onlara ne faydası olabilir ki!

Ya da köşeye sıkıştırılmış bir örgüt nasıl kanserli hücre gibi yayılmaya devam edebilir?

Evet, iktidar sözcüleri pek çok konuda olduğu gibi terör örgütü PKK konusunda da birbirine zıt açılamalar yapmayı sürdürüyorlar.

Muhtemelen bu birbirine zıt açıklamalar iktidar sözcüleri arasındaki iletişim kopukluğu yüzünden ortaya çıkıyor.

Birinin dediğinden öteki haberdar olmayınca yani herkes kafasına estiği gibi konuşunca ortaya böyle sonuçlar çıkıyor olmalı!

Biri terör örgütünün sonunun geldiğini sanırken öteki terör örgütünün arkasındaki güçleri dile getiriyor.

Yani terör örgütünün sonunun geldiği müjdesinin gerçeklerle bir ilgisinin bulunmadığı ilan ediliyor.

Terör örgütünün köşeye sıkıştırıldığı ve sonunun geldiği yolundaki varsayımların kendi kendini aldatmaktan ya da avutmaktan başka bir şey olmadığı resmiyet kazanıyor.

Acı gerçek ise terör örgütünün dost sanılan, müttefik olarak görülen ülkeler tarafından korunup kollanmaları ve sürekli diri tutulmaya çalışılması oluyor!