AKP’li dostlarımız diyorlar ki:

Siyasi istikrarı sağlamak için çok partiye gerek yok, üç ana akım temsil edilsin yeter!

Bu doğru bir tespit!

Bir parti sağ görüşü, bir partide sol görüşü temsil etse yeter!

Doğal olarak üçüncü partiye de Milli Görüş’ü temsil kalır!

Bu şartlar altında AKP’li dostlarımız hangi akımı temsil etmeyi düşünüyorlar acaba

Herhalde, “Biz Milli Görüş’ü temsil edeceğiz” diyecek halleri yoktur!

Zira iktidar koltuklarına bir an evvel kurulabilmek için Milli Görüş gömleğini sırtlarından çıkarıp attılar!

Hem de bunu oldukça hoyrat bir biçimde yaptılar!

Ne laf dinlediler ne de söz!

Bildiklerini okudular!

Ve de bugünlere geldiler!

Yollarını ayırır ayırmaz iktidar koltuklarına gömülünce, “Ne kadar doğru hareket ettik” diye bir de böbürlendiler!

Ve yıllarca birlikte hareket ettikleri arkadaşlarını, “Siz hâlâ Milli Görüşçü müsünüz ” diye küçümsediler!

Evet, yıllar önce de bugün dile getirilen üç ana akım söz konusuydu!

Ama AKP’yi oluşturan arkadaşlarımızın iktidar hırsı yüzünden üç ana akım iki ana akım haline gelivermişti!

Çünkü onlar Milli Görüş’ü terk ederek Muhafazakâr Demokrat olmuşlardı!

Şimdi ise tam bir çıkmaz sokaktalar!

Yeniden eski günlerin hayali ile yaşıyorlar!

Sanmışlardı ki hep tek başlarına iktidarda kalacaklar!

Oysa oturmakta oldukları iktidar koltukları altlarından kayıp gidiyor!

Can havliyle “üç ana akım şart” diye bağrışıyorlar!

Sahi yeniden üç ana akımlı şartlar sağlanacak olursa bu arkadaşlar hangi akımı temsil edecekler acaba

Artık üç ana akım bile yok! Milli Görüş ve diğerleri var!

Milli Görüş’ün adresi belli olduğuna göre bu arkadaşlar ancak diğerleri safında kendilerine yer aramalılar!