Halef: Köklerin Çağrısı dizisinin setleri, yapımda görülen taş konaklar ve Şanlıurfa'nın tarihi atmosferi nedeniyle izleyicilerin dikkatini çekiyor. Dizinin çekimleri İstanbul'da başladıktan sonra hikâyenin ana merkezi olan Şanlıurfa'ya taşındı. Özellikle Yelduran ve Kordağlı ailelerinin yaşadığı konaklar gerçek tarihi yapılardan seçilirken bu mekânlar dizi için kapsamlı biçimde restore edildi. Yapımın ana çekim noktaları arasında Şanlıurfa'daki tarihi yapılar ile İstanbul sahneleri bulunuyor.
Çekimlerin ağırlığı Şanlıurfa'ya taşındı
Dizinin ilk çekimleri İstanbul'da gerçekleştirildi. Serhat ile Melek'in İstanbul'daki yaşamını anlatan sahnelerin ardından ekip, ana hikâyenin geçtiği Şanlıurfa'ya geçti. Yapımın resmi açıklamasında da İstanbul çekimlerinin kısa tutulduğu ve daha sonra Urfa'daki ana çekim döneminin başladığı belirtiliyor.
Şanlıurfa'nın taş mimarisi, tarihi yapıları ve bölgeye özgü görsel dokusu dizinin temel atmosferini oluşturuyor. Yapım için yaklaşık bir yıllık ön hazırlık yapılırken prodüksiyonda 170 kişilik ekip görev aldı. Dizinin en fazla dikkat çeken iki ana mekânı olan Yelduran ve Kordağlı konakları da çekimlerden önce özel olarak restore edildi.
Yelduran Konağı aslında Feyzullah Efendi Konağı
Dizide Yelduran ailesinin yaşadığı görkemli taş yapı dekor amacıyla sıfırdan inşa edilmiş sıradan bir plato değil. Yelduran Konağı olarak kullanılan tarihi yapı, Feyzullah Efendi Konağı. NowTV
yüzyılda Fırat kıyısındaki Halfeti'de inşa edilen konak, Birecik Barajı'nın yapımı sırasında sular altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Tarihi yapının korunabilmesi amacıyla taşları tek tek numaralandırıldı ve yapı bulunduğu yerden taşındı.
Konak daha sonra Harran Üniversitesi Osmanbey Yerleşkesi'nde yeniden oluşturuldu. Halef'in çekimleri için yapı kapsamlı bir çalışmadan geçirildi ve Yelduran ailesinin konağına dönüştürüldü. Dizide görülen dış yapının tarihi geçmişi bulunurken iç mekânlar yapımın ihtiyaçlarına göre yeniden tasarlandı.
Kordağlı Konağı'nın gerçek adı Sakıp Efendi Köşkü
Halef'te öne çıkan ikinci büyük aile mekânı Kordağlı Konağı. Bu yapının arkasında da gerçek bir tarihi mekân bulunuyor.
Kordağlıların konağı olarak kullanılan yapı Sakıp Efendi Köşkü. Yapı, 19. yüzyılda yaşamış Şair Sakıp Efendi'nin yazlık evi olarak biliniyor. Köşkün duvarlarında Sakıp Efendi'nin 1845 tarihli el yazması şiirlerinin bulunduğu belirtiliyor.
Yapının bahçesindeki büyük palmiye, taş mimarisi ve haremlik-selamlık düzeni de dizide görülen geleneksel atmosferin önemli parçalarını oluşturuyor. Yapım ekibi Kordağlı Konağı'nı da dizinin görsel dünyasına uygun biçimde yeniden düzenledi.
Konakların içi dizi için yeniden hazırlandı
Halef'teki konak sahnelerinde gerçek tarihi yapıların kullanılmasının yanında ciddi bir sanat tasarımı çalışması da yürütüldü. Resmi yapım bilgilerinde Yelduran ve Kordağlı konaklarının dizi için restore edildiği, iç mekânların ise sıfırdan oluşturulduğu belirtiliyor.
Sanat ekibi tasarım sürecinde Şanlıurfa'nın geleneksel mimarisini ayrıntılı biçimde inceledi. Göbeklitepe'den bölgedeki müzelere kadar farklı tarihi noktalar gezilerek görsel referanslar toplandı. Urfa evlerindeki taş duvarlar, eyvanlar, eski kapılar ve avlu düzenleri dizi mekânlarına uyarlandı.
Konaklardaki aydınlatmaların dahi Urfa taşının yapısını belirginleştirecek biçimde tasarlandığı belirtiliyor. Böylece gerçek tarihi yapı ile televizyon prodüksiyonu için hazırlanan dekorlar aynı görsel dünya içerisinde birleştirildi.
Şanlıurfa seti Haliliye'de de dikkat çekiyor
Şanlıurfa'da “Halef dizi konağı” adıyla işaretlenen bir çekim noktası Haliliye ilçesinde, Şanlıurfa-Mardin Karayolu'nun 18. kilometresinde bulunuyor. Harita kayıtlarında Gülveren bölgesindeki bu nokta doğrudan dizi konağı olarak yer alıyor.
Ancak dizide görülen bütün konak ve dış mekân sahnelerini tek bir adresteki sete bağlamak doğru değil. Yapım gerçek tarihi yapılar, restore edilen konaklar ve farklı çekim noktalarını birlikte kullanıyor. Resmi yapım açıklamalarında özellikle Feyzullah Efendi Konağı ile Sakıp Efendi Köşkü iki ana konak olarak öne çıkıyor.
İstanbul sahneleri hikâyenin başlangıcını oluşturdu
Halef yalnızca Şanlıurfa'da çekilmiyor. Dizinin çekimleri ilk olarak İstanbul'da başladı. Serhat'ın ailesinden ve doğduğu topraklardan uzaklaşarak kurduğu hayat ile Melek'le ilişkisinin başlangıcını anlatan bölümlerde İstanbul kullanıldı.
Yapım ekibi İstanbul'daki ilk çekim dönemini tamamladıktan sonra Şanlıurfa'ya geçti. Böylece mekân değişikliği hikâyedeki dönüşümü de takip etti: İstanbul Serhat'ın kendi seçtiği modern yaşamını, Şanlıurfa ise geride bıraktığını düşündüğü ailesini, geçmişini ve kendisine yüklenen sorumlulukları temsil ediyor.
Halef setindeki Urfa ayrıntıları özel olarak tasarlandı
Dizinin Şanlıurfa atmosferini oluşturmak için yalnızca tarihi binalardan yararlanılmadı. Yapım ekibi bölgenin mimarisinden kostümlerine kadar geniş kapsamlı bir çalışma yürüttü.
Bir yıllık hazırlık döneminde 2 binden fazla kostüm ve aksesuar ile 250'den fazla Urfa'ya özgü takı hazırlandı. Urfa taşının yapısından geleneksel kapılara, eyvanlardan avlu düzenlerine kadar farklı unsurlar da mekân tasarımına dahil edildi.
Bu nedenle ekranda görülen Yelduran ve Kordağlı dünyaları tamamen hazır bulunan mekânlardan oluşmuyor. Gerçek tarihi yapılar korunurken içleri ve çevreleri hikâyenin gerektirdiği aile yapısına göre yeniden düzenleniyor.
İki konağın gerçek adresi farklı
Diziyi izleyenlerin en çok karıştırdığı noktalardan biri Yelduran ve Kordağlı konaklarının aynı yer olduğu düşüncesi. Yapım bilgilerinde iki aile için iki farklı tarihi yapı kullanıldığı açıkça belirtiliyor.
Yelduranların yaşadığı konak 18. yüzyıldan kalma Feyzullah Efendi Konağı ve bugün Harran Üniversitesi Osmanbey Yerleşkesi'nde bulunuyor. Kordağlıların konağı ise 19. yüzyıldan kalma Sakıp Efendi Köşkü. Her iki yapı da Halef için restore edilerek hikâyenin iki güçlü ailesinin yaşam alanlarına dönüştürüldü.
Bu tercih, Halef'in Şanlıurfa sahnelerinde görülen taş mimarinin yalnızca stüdyo dekorundan ibaret olmadığını da ortaya koyuyor.





