TERÖR örgütü PPK’ye açıktan destek veren, sırtlarını PKK’nin uzantılarına dayadıklarını açıklayan ve PKK’nın tükürüklerinde boğulacağımızı iddia edenlerin çağrıldıkları mahkemelere gitmemeleri üzerine mahkemeye “zorla götürülmeleri” ve aralarından bazı isimlerin “tutuklanması” AB ve ABD’de büyük tepkiye neden oldu!

15 Temmuz darbe hareketini uzun süre “kavrayamayan(!)” AB çevrelerinin HDP’liler konusunda gösterdiği bu “aşırı hassasiyet” anlaşılır gibi değil!

AB çevreleri HDP’liler için “güven duyduğumuz ve değer verdiğimiz muhataplarımız” tanımlamasını kullanıyorlar!

AB çevreleri böyle üzüntüsünü dile getirirken ABD yönetimi de onlardan geri kalmamak için elinden geleni yapıyor ve “Derinden rahatsız olduklarını” açıklıyorlar!

HDP’lilerin yakalanmaları ve mahkemeye çıkarılmaları karşısında Batı âleminin gösterdiği bu aşırı hassasiyet(!) karşısında bizimkiler, “Terör örgütüne alet olmayın” çağrısında bulunuyorlar!

Aynı çağrının aslında bizimkilere yapılması gerek!

Adamlar tercihlerini bu kadar açıktan yani HDP’den yana yaptıktan, kimden yana olduklarını bu kadar net bir biçimde ortaya koyduktan sonra hâlâ o kapıda, “Belki aralarına alırlar” diye bekleyip duracak mısınız?

Bizimkiler yarım asırdır o kapıda “içeri alınma” ümidi ile bekleyip duruyorlar ama öyle anlaşılıyor ki HDP’liler o kapıdan içeri çoktan girmişler bile!

“Güven duyulanlar” onlar!

“Değer verilenler” onlar!

Peki, o kapıda yıllardır bekleyip duran bizimkiler ne halde! Ne halde olacaklar; itilen, kakılan, horlanan ve sürekli akıl verilen bir haldeler!

AB ve ABD’nin HDP konusundaki bu net tavırları bizimkiler açısından “ibret ve ayıkma vesilesi” olmalı!

AB ve ABD’den müttefik olmayacağı artık idrak edilmelidir!

Onların HDP’lileri suçlu kılan “eylem ve söylemleri” sanki hiç duymamış gibi Türkiye’ye karşı tavır takınmaları “gerçek dost ve düşmanlarımızı” görme konusunda bize fikir vermelidir!

Yani onların oyunlarına “alet olmaya” son verilmelidir!