Zulmü alkışlayamam, zâlimi aslâ sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem
Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim.
Adam aldırma da geç git, diyemem, aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.
Zâlimin hasmıyım amma severim mazlûmu…
42 yıldır Milli gazete, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un şiirinde bahsettiği , “Zulmü alkışlayamam, zalimi aslâ sevemem” düsturuyla yola çıkarak, zulmün yanında asla olmadı. Ümmet şuuruyla hareket ederek, Rabbimin İsra süresi 81. ayette; “De ki: “Hak geldi, bâtıl zail oldu (yok oldu). Muhakkak ki bâtıl yok olacaktır (yok olmaya mahkûmdur).” Buyurduğu “hak geldi, bâtil zail oldu” sözünü kendine şiar edinerek, asla bu çizgiden ayrılmadan yola devam etmektedir.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Hak batıl mücadelesi içerisinde bulunan Milli Gazete’yi bir siyasi gazete olarak düşünmek doğru değildir. Hiçbir çıkar ilişkisi içinde bulunmayan, dünyanın neresinde bir zulüm varsa, onu dillendirmeyi ve duyurmayı görev kabul eden bir gazetenin sadece bir siyasi gazete olabileceğini düşünmek hatadır. Milli şairimizin, “Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam” dediği gibi, hiçbir soysuzun çığırtkanlığını yapmadı. Tam 42 yıldır başı dik anlaşılmayı bekledi. Yokluk çekti ama asla davasından vaz geçmedi. Hiç bir zaman tirajlarla, reytinglerle hesabı olmadı. Tek korkusu vardı. Hakk’ı tebliğ edememek. Sisteme biat etmediği için, istenmeyen adam ilan edildi, darbelere maruz kaldı ama asla yıkılmadı. Her seferinde yeniden yola revan oldu. Yola çıkarken sadece hakkı hak bilip, hakkı tebliğ etmek ve batılı gösterip farkındalık oluşturmaktan başka bir şey istemedi. Kendini Müslüman olarak görüp ikiyüzlü hareket edenlere de hoş görü gösterdi. Asla milli ve manevi değerleri göz artı etmedi, yazılarında ve manşetlerinde ahlak ve maneviyatın ilkelerinden asla taviz vermedi. Kişiler suçlu olsa bile onları hedef almadı. Şahıslarla değil, sisteme karşı mücadele etti. Sağlıklı toplumları sağlıklı aileler meydana getirir düşüncesiyle, aileye önem verdi. Yetimin hakkını korumak, mağdur ve mazluma sahip çıkmayı hep önemsedi. Hakikati kaybetmemek adına kurulduğu günden beri bu uğurda mücadele eden Milli Gazete, Milli Görüş’ün lideri merhum Erbakan’ın gösterdiği yolda yürümekten asla gocunmadı. ”Her şeyi Allah rızası için yaptım” diyen bir liderin mensuplarının da gideceği yol “Allah’ın rızasını” kazanmaktan başka ne olabilir ki. Hakkı hak bilip, batılı batıl bildiği için Ilımlı İslam ve Protestan İslamcıların hep hedefinde oldu. Doğru olanı hep destekledi, yanlış olanın karşısında durmaktan asla vaz geçmedi. Bundan dolayı dış istihbaratçıların hem hedefi hem de korkulu rüyası oldu. Hiçbir gazete Siyonistlerce takip edilmedi Milli Gazete’nin takip edildiği gibi.
Milli gazete bu kadar kirli medyanın olduğu bir ortamda açan bir güldür, bir güzelliktir.
Milli gazete; onurlu ve vakur bir duruştur.
Milli gazete; başlı başına bir okul, bir medresedir.
Milli gazete okumak bir ayrıcalıktır.
Milli gazete; bilgi birikimi, bilinç ve bilgeliktir.
Milli gazete; sistemin korktuğu, mertlik göstergesidir.
Milli gazete; ülkemizde ve dünyada mağdur ve mazlumların gözü, kulağı ve dilidir.
Milli Gazeteyi soytarılar, maskaralar içine sindiremez… Çünkü onda moda, sosyete haberleri ve çıplak kadın resimleri bulunmuyor. Milli Gazete de Bosna Hersek’ten, Filistin’den haber veriyor. Mazlumların feryatlarını dile getiriyor. Ey sistemin çarklarına kendini kaptırmış, atalete düşen Müslüman! Milli Gazete her şartta görevini yerine getirmek için, ihlâslı, imanlı ve samimi kadrolarıyla mücadele ediyor. Sen bu mücadelede neredesin Ne zaman gaflet uykusundan uyanacaksın Hiç bir çıkar gözetmeden, bütün beyni ve gönlüyle sana sahip çıkan bu gazeteye sen ne zaman sahip çıkacaksın Bilmez misin Milli Gazete’den ucuz kahramanların ödleri patlar, ona sahip çıkmazlar. Yoksa sende bu ucuz kahramanların içinde misin Zira kişiliksiz ve silik tipler, kimlikleri belirsiz kalsın istiyorlar. Oysa bilmeleri gerekiyor ki; “İmanda sadece kalp ile tasdik yetmez, dil ile ikrar ve aşikâr etmek de gerekiyor”
Milli Gazete’nin yükselişini hazmedemeyen kesimlerin kınamasına aldırmadan bildiği yolda yürümeye devam etmektedir. Ülkemiz üzerine kumpas kuranlar, İslam’ı ılımlaştırıp, farklı din kurmaya çalışanlar ne yaparsa yapsınlar, her türlü saldırıyı bertaraf edecek donanıma sahiptir Milli Gazete. Milli Gazete’m! İyi ki varsın, Rabbim nice 42 yıllar nasip etsin.
Not: Mevlit kandilinizi tebrik ediyorum. Bütün İslam âlemine hayırlar getirmesini diliyorum. Bütün Müslümanların O Kutlu Peygamberi anlayıp yolundan gitmeleri için dua ediyorum. Ey Müslümanlar! Dualarda buluşalım…
İSHAK BEYAZAY