Susuz kalmışsanız, bütün enerjinizi toplar ve suya
odaklanırsınız. Su hayatınızın merkezindedir. Her zorluğu göze alır ve suya
ulaşmanın yollarını ararsınız. Su en değerli şeydir. Zihniniz başka bir şey
düşünemez hale gelir. Yoksunluğunu çektiğiniz şeye ulaşabilmek için her yola
başvurur ve meramınıza en kısa yoldan ulaşmanın yollarını ararsınız. Uzunca bir
arayıştan sonra nihayet suyun kaynağını bulur ve kana kana içersiniz. O an
tarifi mümkün olmayan bir mutluluk yaşar ve bütün ihtiyaçlarınızı
karşıladığınızı düşünürsünüz. Artık su yakınınızdadır.
Tıpkı bunun gibi mahrumiyetini yaşadığınız ve peşinde
koşturduğunuz şeyler hedeflerinizin başında ve hayatınızın merkezindedir.
İhtiyaçlarınız ne kadar fazla ise arayışlarınız o kadar meşakkatli olur.
Sürekli savrulur aradığınız şeye ulaşmanın dışında bir şey düşünemez hale
gelirsiniz. İhtiyaçlarınızın kimilerine ulaşırken kimilerini umutlarınıza
havale edersiniz. Hayat boyu yoksunluğunu çekip peşinde koştuğunuz şeyler de
vardır. Kimilerini ise aramaktan vazgeçersiniz. Bütün bunlar hayat denen şeyi
anlamlı kılan koşuşturmacanın birer özetidir.
Gündelik hayatınızda, sürekli yakınır ve istediğiniz her
şeye sahip olduğunuzda hüznünüzün tamamen ortadan kalkacağını düşünürsünüz.
Oysa ihtiyaçlarınız hedefleriniz ve koşturmalarınız hayatınızda önemli bir
boşluğu doldurur. Ve siz ulaşmak istediğiniz şeye yaklaştığınızda taze bir
umutla dolar mutlu olursunuz.
Her şeye sahip olmak ve hüznün olmadığı bir hayat yaşamak
bu dünyanın tabiatı ile uyumlu değil. O yüzden yoksunluklarınız hep olacak ve
hayatımız bu akışın içinde devam edip gidecek.
Dünya hayatı meşgaleler, imtihanlar, mahrumiyetler ve
yoksunlukların yer aldığı bir mekân... Bizler ise bu dünyanın mazbut ve yalnız
yolcularıyız. Elbette yoksulluğu temenni edemeyiz, mahrumiyetlerimizin artması
yönünde bir tercihimiz hiç yok. Fakat bu dünyanın yoksul ve yalnız gurbetçileri
olduğumuzu unutmamalıyız. Gurbetteki insanın elbette ihtiyaçları olacak ve
özlemi bitmeyecektir. O yüzden dünyada gerçek anlamda mutluluğu yakalamak
mümkün değildir