Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Gülümsemek; genellikle, sevincin veya psikolojik açıdan rahatlamanın bir ifadesi olarak dişler görünecek biçimde yüzün gerilmesi şeklinde tarif edilen gülmenin hafif olanına tebessüm, yüksek sesle olanına kahkaha denilmektedir. Gülme, sevinçten, zaferden, kardan olabileceği gibi, alay etmek maksadıyla da olabilir. Dünyada; inkârcılar, müşrikler ve münafıklar alaycı tavırlarla müminlere gülerler. Ahirette ise müminler onların acıklı hallerine gülecektir. O ahiret gününde bazı yüzler gülerken bazı yüzleri keder kaplayacaktır. Peygamberimizin nükteli sözler, ilginç çelişkiler, sürpriz gelişmeler ve diğer bazı hareketler karşısında tebessüm ettiğine ve güldüğüne dair hadisler vardır. Ancak Peygamberimizin gülmesi tebessüm şeklinde olmuştur. Peygamberimiz çok gülmediği gibi, çok gülmeyi kerih görmüş ve şöyle buyurmuştur: “Çok gülmek kalbi öldürür.” Gülme konusunda ahlaki sınırları korumak gerekir.

FAYDALI GÜLME

Bir kahkaha, bir kilo pirzolaya bedeldir, gülme bir hürriyet patlamasıdır gibi sözler anlamsız sözlerdir. Çılgınca gülmeler, kalpte hasar meydana getirir. İnsan davranışlarını tetkik eden uzmanlar; çılgın gülme, kahkaha ve gülümsemeyi birbirinden net olarak ayırıyorlar. Küçümseme ve alay etme olarak kullanılan gülümsemeden kaçınmak gerekir. Bu, müminleri incitir. Tebessüm, genel olarak memnuniyetin, hoşgörü ve sevincin bir belirtisidir. Peygamberimiz, şefkat ve sevgisinden müminlere tebessüm etmiştir. Ümmetine de tavsiye ederek, “Kardeşine tebessüm etmen sadakadır” buyurmuştur. Kahkaha ile gülmek ise kalbi öldürür.

BULUT ANA

Gözü dolu bulut ana, üzerimize ağlamasa nice olur halimiz? Yaz demez, kış demez, bahar demez, güz demez daima ağlar. Gazze’de şehit olan yakınlarına şefkat ve merhametle ağlayan analara selam olsun. Yetimin ağlayışı, ümitsizin ağlayışı değildir. Bu ağlayış, bulup bildiğini buldurma ve bildirme yolunda olduğu için müjde ve felah ağlayışıdır. Gözyaşları, ruh inceliğinin şahitleridir. İnce insan, bağrını yakan gözyaşları ile yüzünü yıkayan insandır. İçi sızlamayanlar, kirpiği ıslanmayanlar, kem talih hoyratlarıdır. Seccadelere sormalı, kaç defa gözyaşlarıyla ıslandıklarını. Bu kadar İslam’dan uzaklaşılan, bu kadar imana yabancı kalınan ikinci bir devir gösterilebilir mi? Şimdi siz ey ağlamayı unutmuş muhafazakâr demokratlar, sosyal demokratlar, sağcılar, solcular, gamsızlar, dertsizler ve ağlanacak hallerine gülenler; gelin şu İslamsız çıkmazın başında durup asırlık gamsızlığımıza bir son vererek, beraber ağlayalım. Cehaletimize ağlayalım. Kaybettiğimiz İslami faziletlerden habersizliğimize ağlayalım. Faizci kapitalizmi yürüterek Siyonizm’e hizmet eden işbirlikçiliğimize, aç bıraktığımız emeklilerimizin feryadını duymazdan gelen gönlümüze ağlayalım. Bu vaziyette öleceğimize, öldüğümüz gibi dirileceğimize, bazılarımızın tasmalı ve prangalı olarak götürüleceği mahşerde, en büyük merasimde fevç fevç geçecek olan mazinin şanlıları arasında yer bulamayacağımıza ağlayalım. Daldan kopan bir meyve gibi yalnız düşüşümüze, ayaklar altında ezilişimize, rahmetten mahrum kalışımıza ağlayalım. Ağlayalım ve Millî Görüşe candan sarılarak ağlayalım. Öyle ağlayalım ki, kin ve nefretten beslenen kapitalizm ateşini, gözyaşlarımız söndürsün.

YAŞADIĞIMIZ DÜZEN

AK Parti iktidarındayaşadığımız faizci düzen, materyalizm ve kapitalizm; insanın tüm maddi ve manevi değerlerini, kalbini ve ruhunu mahvetti. İncelik, hassasiyet, merhamet, duygulu olmak gibi özellikler, giderek yerini çıkarcılık ve eyyamcılık gibi anlayışlara bıraktı. Her şey, maddesi kadar kıymet buluyor, maddi zevk ve maddi değerden başka ölçülere, İslam’ca olan değerlere itibar edilmiyor. Bunca zulüm ve perişanlığın, anasını ağlattığı kimseler, bir yol bulup ağlama özgürlüğünü kullanmaya kalksalar, alay konusu oluyor. Erkekler ağlamaz ya… Bizler yaşamadığımız İslam’ın Müslümanları oldukça, AK Parti iktidarından ve Siyonist Yahudi köleliğinden kurtulamayız. İşin özü, biz Millî Görüş’e dönmeden, dünya ve ahiret saadetine eremeyiz.

FİLMLER

Filmler, fıkralar, şarkı ve türküler, halkın İslam’dan kopuk hayat felsefesini yansıtan toplum aynalarıdır. Bunlara bakarak toplum hakkında değerlendirme yapabilirsiniz. Alın size bir iki şarkı sözü: “Ağlama, ağlat! Yoksa zehir olur bu tatlı hayat.” “Ağlama, değmez hayat bu gözyaşlarına!” Yufka yürekliliğe yer yoktur, bu materyalist dünyada; ayakta kalmak istiyorsanız Sayın Erdoğan ve Şimşek gibi katı kalpli olacaksınız, bakmayacaksınız kimsenin yalvarmasına. Toplanan vergileri faize aktaracaksınız da millete bir kuruşunu bile vermeyeceksiniz. Taşlaştı artık yürekler; taştan su çıkıyor, taştan da sert yürekten hiçbir şey çıkmıyor. Peygamberimiz; “Müminlerin derdiyle dertlenmeyen, onlardan değildir” buyuruyor.

Buna; AK Parti iktidarı ne kadar itibar ediyor? Halkın saadeti için adil bir düzeni yürütmek; insan olmanın, iman etmenin, Müslüman kalmanın gereğidir. “Kalbim temiz, sen ona bak” diyen egemenler, kalplerini Kur’an pınarı ile sulamadılar. Çevirdikleri filmlerle milletimizi İslam’dan uzaklaştırdılar. Bu onlara, ilahi gazaba uğramaları için yeter.

ÇOCUKLAR

Affedin bizi çocuklar! Size fıtratınıza uygun bir devlet, çevre, ev ve okul bırakamadık. Affedin bizi çocuklar! Babalarımızdan miras aldığımız bazı güzellikleri bile koruyup size miras bırakamadık. Mukaddes İslam emanetini koruyamadık, önce ahlak ve maneviyat bayrağını daha yüksek burçlara dikemedik. Biz Millî Görüşçüler olarak da kendi derdimize düştük ve sizin derdinizle ilgilenmeyi askıya aldık. Biz böyle olunca, sizler bizleri unuttunuz. Candan yalvarıyoruz; bizi affedin çocuklar, siz affetmezseniz Allah da bizi affetmeyecek. “Ağlarsa anam ağlar, başkası yalan ağlar.” Şimdilerde ağlayacak analar da kalmadı.

GÜLÜMSEYİN

Herkesin sizi sevmesini istiyorsanız, gülümseyin. Allah’ın sizi sevmesini istiyorsanız, Allah için gözyaşı dökün. İnsanlarla beraberken gülümseyin, mütebessim olun. Sadece Allah’la beraber olduğunuzda mahzun bir şekilde gözyaşı ile Allah’la bağlantı kurun. Namazla gülümseyelim hayata, İslam ile yürüyelim bu hayat yolunu. Namazımız, düzenimiz, İslam’ca olmadıktan sonra, biz bu zilletten kurtulamayız. Selam hidayete tabi olanlara…