Hızla değişen ve dönüştürülen dünyada, olayların seyrinin ne yöne olduğu bilinmelidir. Bugün için bir karmaşa yaşadığımız yadsınamaz bir gerçek. Kavramlarımızın artık bugün için önemli bir etkisi yok. Dünyayı baskı altında tutan ve yönlendiren medya, ruhunun arka plânını oluşturan özü insanlığa abandırmaktadır. İnsanlık ciddî bir abanma ile karşı karşıya. Globalizmin kendine özgü, ama büyüleyici kavramları var. Bunlar da ciddi bir yapı oluşturuyor. Dışımızda bir yapı.

Bizim dünyamız ruhumuza özgüdür, dilimiz, kavramlarımız, düşünüşümüz bizim ruhumuzdan doğma olduğu için, yabancı bir bakış ile algılanamazlar. Örneğin "Bereket" ve "rahmet" kavramlarının Batı kültüründe bir karşılığı yoktur, olamaz da. Onlarla konuşulduğunda böyle bir kavramdan söz edilse, karşılığı olmadığından, yüzümüze aval aval bakılacağı bir gerçek.

Kimi deyimlerimiz, kavramlarımız, özdeyişlerimiz bizim hayatımızın  gerçeğinden doğduğundan birebir bir karşılık oluşturuyor. Gözlerini dünyaya açan çocuklarımız yabancı ruhlu medya emzirmesiyle karşı karşıya. Anne sütünden çok yabancılık emziriliyor. Özü ve ruhu itibariyle saf olan ve İslâm fıtratı üzere olan bir çocuk, artık öyle doğmuyor. Anne memesinden, sütünden, aile ruhu ve ortamından çok bir yabancılık ile yüz yüze. Evde, televizyon ile çocuklara emzirilen şeylerin ne denli etkili olduğu bilinen bir gerçek.

Toplumdaki cinayetler serisinin bütün insan katmanlarına yayılması bir rastlantı olmasa gerek. İnsanlar eğitimlerini medyadan ediniyorlar. Medya globalizm dininin vaizleridir. Gözünü dünyaya açan çocuk, gözleriyle, kulaklarıyla bir yabancılığa odaklanıyor. Evlere eskisi gibi artık gazete girmese de oluyor. Gazete, okuma edimini sağlayan bir araç. Ne yazık ki, eğitim, öğretim gibi önemli unsurların da artık insanlar üzerinde ciddî bir etkisi yok. İnternet ise bu ruhun bir gayya kuyusudur. Oraya düşen kolay kolay iflah olmuyor.

Globalizmin ahlâk diye bir sorunu yok. Ahlâksızlık üreten bir din. Bu dinin özünü ve ruhunu karmaşa oluşturuyor. Felsefesini de bunun üzerine kurgulamış. Böyle yapmasa yaşayamayacak, var olamayacak.

Medya araclığıyla insanları, kitleleri değiştirip dönüştürüyor. Bu dinin tanrısı ırkçı emperyalizmdir. Irkçı Emperyalizm kendi yedeğinde tuttuğu kaos dini kavramlarını birlikte empoze ediyor.

İslâma ve Müslümanlara müdahale etmek, onları şekillendirmek yetkisini de kendinde tutuyor. Nevsweek te yayımlanan yazıda Ankara merkezli oluşturulan ekiplerle bir din olgusunu oluşturma çabasında. Medya öncülüğünde, üretilen tipler sembol kullanılarak yürütülüyor. Dikkat edilecek olursa öne sürülen kavramların İslâm ı kendilerine göre tanımla ve şekillendirme çabası önemli bir gösterge. "BOP", "Ilımlı İslâm", "Light İslâm , "İslâmsız İslâm", "Medeniyetler buluşması", "Suriye İsrail görüşmeleri, "Annapolis", "İran çıkmazı, PKK, PJAK gibi.. hemen bütün bunlar belli bir plâna ve projeye dayanmaktadır. Bundandır ki, globalizm Orta Doğu ve özellikle Müslümanlar üzerinde büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Ve artık biz onların kavramlarını tartışmaktan kendi iç dünyamızı ve ruhumuzu yaşamaktan mahrum kalıyoruz. Biz, içeride birbirimizi yiyoruz, onlar ise ruhunu üfürüp duruyor. Hiç bir şeyin farkında değiliz.