Bilderberg toplantılarının 66’ncısı İtalya’da yapılıyor.
7-10 Haziran tarihleri arasında bu “gizli” ve “gizemli” toplantıya katılanlar, kalın duvarlar arkasında neler konuşacaklar, hangi yorumları yapacaklar?
Bunları bilme şansımız yok!
Zira Bilderberg toplantılarına iştirak eden isimler konuşulanların “orada” kalmasını, konuşulan konuları dışarıda “açıklamamayı”, “yazmamayı” baştan kabul ediyor, zaten!
Bilderberg’in resmi sayfasında yer alan (orijinal) bilgilere göre, Türkiye’den bu ilginç toplantıya katılan isimler şöyle:
* Dagdeviren, Canan (TUR), AssistantProfessor, MIT Media Lab
* Koç, Ömer M. (TUR), Chairman, Koç Holding A.Ş.
* Özkan, Behlül (TUR), AssociateProfessor in International Relations, Marmara University
* Simsek, Mehmet (TUR), Deputy Prime Minister
* Yetkin, Murat (TUR), Editor-in-chief, Hürriyet Daily News
Kimdir, bu isimler diye baktığımızda; Canan Dağdeviren: Massachusetts Teknoloji Enstitüsü de (MIT) akademisyenlik yapan fizik mühendisi,
Ömer Koç: Koç Holding Başkanı,
Doç. Dr. Behlül Özkan: Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde görevli,
Mehmet Şimşek: AK Parti milletvekili, Başbakan Yardımcısı,
Murat Yetkin: Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni.
***
Organizasyonun bu seneki katılımcıları arasında Sırbistan Başbakanı Ana Brnabic, Belçika Başbakanı Charles Michel, Estonya Başbakanı Jüri Ratas, Hollanda Başbakanı Mark Rutte gibi siyasetçilerin, Vodafone CEO’su VittorioColao, Total CEO’su PatrickPouyanné, Fiat-Chrysler Grubu Başkanı John Elkann, İsrail Bankası’nın eski yöneticilerinden StanleyFischer gibi iş dünyasından isimleri var. Ünlü Amerikalı siyasetçi Henry A. Kissinger’in de Bilderberg’in bu yılki toplantısına katıldığını ifade etmek isterim.
***
Biraz da bilgi vermek gerekirse, Bilderberg hakkında;
“Çok gizli” Bilderberg toplantılarının ilki 1954 yılında Hollanda’nın Oosterbeek kentinde yapıldı.
Batı Avrupa ve Kuzey Amerika arasında diyalog ve işbirliğini teşvik etme amacıyla başlatıldı, bu toplantılar.
Her yıl 120-150 arasında sanayici, finans uzmanı, akademisyen, gazeteci ve politikacı davet ediliyor. Katılımcıların üçte ikisi Avrupa, kalanı Kuzey Amerika’dan.
Bilderberg toplantılarında, katılımcılar gayr-i resmi olarak uluslararası ilişkiler ve ekonomi gibi konularda görüş alışverişinde bulunurken, herhangi bir karar önerilmediği gibi, siyasi bir açıklama ya da oylama da yapılmıyor.
Toplantılar, dünyanın karşılaştığı temel sorunların tartışıldığı resmi olmayan bir forum olarak nitelendirilirken, gizli bir uluslararası yapı olmakla suçlanarak her yıl düzenlendiği ülkelerde protesto ediliyor.
BU KADAR DA YALAN OLMAZ Kİ!
* ÇİN’İN Pakistan Büyükelçisi YaoJing dedi ki; “Müslümanlar Çin’de ibadetlerini yapmak konusunda serbest”
* Çin’in Pakistan Büyükelçisi YaoJing dedi ki; “Çin hükümeti Müslümanlara tam özgürlük verdi. Ramazan’da oruç tutulması konusunda herhangi bir kısıtlama yok.”
* Çin’in Pakistan Büyükelçisi YaoJing dedi ki; “Müslümanlar, Pakistan’da olduğu gibi İslam’ı yaşamakta özgürler.”
* Çin’in Pakistan Büyükelçisi YaoJing dedi ki; “Müslümanlar İslami eğitim alabiliyor ve 24.400 cami ile birçok dini eğitim kurumu var.”
* Çin’in Pakistan Büyükelçisi Ya oJing dedi ki; “Dünyanın diğer bölgelerinde olduğu gibi, bazı hayırsever dindarlar oruç tutanlara ücretsiz ‘iftar’ veriyor.”
* Çin’in Pakistan Büyükelçisi YaoJing dedi ki; “Her yıl çok sayıda Çinli Müslüman Hac ibadetini yerine getiriyor ve Xinjiang yönetimi, hacı adaylarının tıbbi bakım ve diğer tesislere ulaşmalarına yardımcı oluyor.”
* Çin’in Pakistan Büyükelçisi YaoJing dedi ki; “Batı medyası Çin’deki Müslümanların İslam’ı yaşamalarına izin verilmediği şeklinde bir propaganda yapıyor.”
* Çin’in Pakistan Büyükelçisi YaoJing dedi ki; “Araştırma yapmak ve dini bilgilerini geliştirmek için çok sayıda Çinli Müslüman Pakistan’a, Mısır’a ve diğer Müslüman ülkelere gönderilmektedir.”
***
İyi, güzel de Sayın Büyükelçi, şunlara ne diyeceksin?
- Ülkeniz, 1949 yılından beri işgal altında olan Doğu Türkistan’da, adeta bir polis devleti baskısı uygulamıyor mu?
- Ülkeniz, gündelik hayatın her anını gözetlemeye çalışarak Müslümanlara hayatı zindan etmiyor mu?
- Uygur Müslümanlarına ait Kur’an-ı Kerim, seccade, üzerinde ayet yazan tablolar ve birçok dua kitabı yakılmadı mı?
- Ülkeniz, Müslümanları zorla bölgeden göç etmeye zorlamıyor mu?
- Doğu Türkistan’ın güney bölgelerinde Uygur kadın öğretmenler Çin Komünist parti bayrağı önünde “Dinden uzak duracağıma, öğrencilerim ve çocuklarımın dini eğitim almasını engelleyeceğime ant içiyorum” diye ant içtirmiyor mu?
- Devletinize ait xinhua haber ajansında yayınlandı; fotoğraflarda zorla dans ettirilen imamlar, tesettürü zorla açılmış kadınlar, İslam’a hakaret eden sloganlar ve fotoğraflar yayınlanmadı mı?
***
Bu kadar da yalan olmaz ki sayın Büyükelçi!
ZEKÂT MÜDÜRLÜKLERİ KURULMALIDIR
Her ilde Diyanet İşleri’ne bağlı zekât müdürlükleri kurulmalıdır.
Şayet Diyanet İşleri eskiden olduğu gibi bu görevi tekrar üstlenmiş olsa, insanlar gönül rahatlığıyla zekâtlarını verecekler.
Çünkü müracaat eden kişilerin gayrimenkul menkul ve borçlarını daha sıhhatli bir şekilde ortaya çıkacaktır.
Gerçek ihtiyaçlı kişileri tespiti yapılacaktır.
Fakir olup da sesini duyuramayan, hayâ ettiğinden kimseye söyleyemeyen nice fakirler var.
Diğer taraftan zekât verenlerde gönül rahatlığı içerisinde, ülkesinde ve diğer Müslüman ülkelerde bulunan gerçek bir fakire ulaşmanın mutluluğunu yaşayacaklardır. (MUSTAFA CEYHUN)