Bu dönem insanı alabildiğine gerilimli, olumsuzluklar kuşatmış bulunuyor. Bu, insanı giderek bunalıma itiyor, hırçınlaştırıyor ve saldırganlaştırıyor. Gözü dönmüş ne yaptığını bilmeyen kesimler karşılıklı birbirlerine karşı bileyleniyorlar. Bir kesimin insanı diğerinin eline geçse boğacak gibi kinli.
Bundan birkaç on yıl önce medya denilince sadece gazete, radyo, kitap, dergi ve televizyon gibi iletim araçlarının patronları ve belli sınırları vardı. Medya güdümlüydü fakat bu zamanla kırılabilecek bir alandı. Fakat sermayeyi elinde bulunduran holdingler ve büyük patronlar asıl belirleyici kesimlerdi. İletim bu gibi belli merkezlerden yönetiliyordu. Bugün için ise durum oldukça farklı. Her geçen gün iletimi sağlayan araçlar değişiyor etki alanı da gelişiyor.
Arap-Amerikan Baharı’nda bunun sonuçlarını gördük. Belli merkezlerden üretilen sanal haberler kitleleri birden bilinç dışı sokaklara dökebiliyor. Şu günlerde yaşanmakta olan durum tamamen bilinç dışı. Toplumda güdülme davranışları etkin. Bir gün, bulunduğum caddeden bağıran slogan atanlara baktım. Saat henüz on bir suları. Lise veya ortaokul öğrencilerinden oluşan elli altmış kişilik bir grup, sırtlarında okul çantaları, geçerken başbakan aleyhine slogan atıyorlar. Bu çocuklar on dört, on beş yaşlarında. Bunları sokağa döken bir bilinç mi bir güdülme mi
Sanal ya da sosyal medyada insanları sokaklara döken gerilim dolu atışmalar karşılıklı öfke ve hıncı giderek tırmandırıyor. Birbirlerini sinek gibi gören, ağza alınmayacak en ağır ifadelerin yer alması tarafları hırçınlaştırıyor, öfkelerini artırıyor. Kimsenin kimseye saygılı ve anlayışlı olduğu söylenemez. Taraflar tam bir savaş alanının cephelerini oluşturuyorlar. Bu, ciddi bir tedirginlik oluşturuyor.
Bu çocuklara bakarken düşündüğüm şey şu: Hükümeti oluşturan parti iktidara geldiğinde bu çocuklar dört ila on yaş grubu arasındaydı. Bu bir kuşak. Bu çocuklar bu iktidar döneminin eğitim kurumlarından geçti. Devlet onlara okul kitaplarını, sütlerini dağıttı, tabletlerini bedava dağıttı. Tehlikeli olan binalar yıkılıyor yerine yenileri inşa ediliyor. Modern araçlarla donatılıyor. Kendi elleriyle büyüttüğü bir genç kitle. Her öğrencinin elinde en gelişmiş iletişim araçları bulunuyor. Gelişmeleri ve gerilimleri sokakta, sınıfta bile izleyebiliyor.
Gençler artık bir bilgi ve kültür edinme konumunda ve durumunda değil. Okumayan, gelişim sağlamayan savrulan bir gençlik yetişiyor ve aşk yaşıyor.
Sektörler, alanları daralınca çatışma alanlarını genişletebilme olanaklarına sahip. Bugün için yaşanmakta olanlar belli kesimlerden oluşuyor ve her birinin bir nedeni var. Alkol sektörü alanı daralınca gerilime ortak olabiliyor. Suriye olaylarından beri sınırlarımızda yer alan İran, Irak ve Suriye eksenli bir gerilim var. Bu, mezhep gerilimi tırmandırıldı. Bir gerilim alanı daha oluştu.
Burjuvayı oluşturan kesim el değiştirdi. Müslüman görünümlü çıkarcılar iktidar çevresinde odaklandılar. Ya da bu kesimde yeni palazlanmalarla yeni bir burjuva kesimi oluştu. Burjuva el değiştirince bir gerilim alanı daha oluştu.
Ekonomik darboğaz, Alış Veriş Merkezleri (AVM) uluslararası sermayenin eline geçince orta ölçekli esnaf ve ticaret kesimi işsiz kaldı. İş yerlerini kapattı. Kimi devlet kapısında iş arar oldu, kimi iflas etti. Bu kesimin çocukları işsiz kaldılar. Genellikle AVM ile inşaat şirketlerinde asgari ücret ile çalışmaya başladı. Bu kesim de mutsuz. Ticaret merkezleri belli odakların elinde.
İktidar çevresine odaklananlar iş bulabilme olanağını eline geçirince, torpili olmayan üniversite çıkışlı gençler işsiz kaldı. Evlerinde bilgisayar başında geceleri uyanık gündüzlerini uyuyarak geçirdi. Bunlar da bunalıma düşen bir kesim.
Büyük ihaleler uluslararası çekişmeye neden. Servisler, ajanlar ve silah tüccarlarının çekişme alanı.
Kavmi çekişmeler bugünkü ifadesiyle milliyetçilik akımları en gerilimin tepesinde. Türk- Kürt çekişmesinden on binlerce genç toprağa gömüldü.
Muhalefet partileri, marjinal gruplar da gerilimi tırmandıran kesimler oldu. Bütün bunların ortak alanı gerilim. Başka bir dayanak bulamadılar.
İktidar kesiminin büyüklenmesi, gururu sınır tanımazlığa itti. Kendisini denetleyen bir özden yoksun kaldı.
Gerilim, sınırsızlığa doğru gidiyor. Aynı gemide bulunan insanlar birbirilerini uçuruma ittiklerinin bile farkında değiller. Bu gençliğe, bu insanlara, bu ülkeye yazık oluyor.