Röntgenler çıkmadan önce, cincilik yaptığını söyleyen sahtekârın biri, hamile kadınların çocuğunun erkek mi kız mı olduğunu bilirmiş.

Gidenler ücretlerini öderler, o da sonucu söyler ve onların gözü önünde deftere de yazarmış.

Söylediğinin doğruluk derecesi yüzde elli.

Söylediğinin aksi çıkarsa, itiraz için gelen kadına, “Ben size erkek doğacak demedim, kız doğacak dedim, siz yanlış anlamışsınız. Ben de yanılmış olabilirim. Kara kaplı deftere bakalım” dermiş ve defteri çıkarır gelen kadına geldikleri tarihi de söyler ve “Kızınız olacak” cümlesini gösterirmiş.

Meğer ilk deftere, “Erkek doğacak” dediğini yazdıktan sonra onlar gidince ikinci deftere, “Kız doğacak” yazarmış.

Değişen bir şey yok.

Son seçimlerde de buna benzer istatistikler yazıldı, çizildi.

Fakat son günlerde ülkemizin gâvur olması için özel bir çalışma var ve maalesef bu çalışma tuzağına farkına varmadan Müslümanlar da katılıveriyor.

Çokça gündeme getirilen bir araştırmaya bakarsanız Türkiye’de bir tek Müslüman kalmamış.

İmanın altı şartından birini yüzde on beşi inkâr ediyor, ikinci şartı yüzde yirmi beşi inkâr ediyor, üçüncü şartı yüzde onu inkâr ediyor, dördüncü şartı yüzde altmışı inkâr ediyor, beşinci şartı yüzde beşi, altıncı şartı yüzde beşi inkâr ediyor, etti yüzde yüz yirmisi gâvur.

Be adam içinde/kini kusuyorsun bari sayıların toplamı yüzde yüz olsaydı. Geri kalan yüzde yirmiyi nereden getireceksin?

Hatta benim hesabıma göre bürodan hayali sorularla hayali cevaplara verilen rakamları topladım ve yüzde yüz yirmisi gâvur.

Şimdi buyurun, gerçek istatistikten bir kaçını sunayım:

Bu istatistiklere katılmak için para ödeyenler var.

Son 25 yılda Diyanet İşleri Başkanlığı dijitale geçtikten sonra binlerce dolarını ödeyerek hacca gidenlerin sayısını hac dairesinden emekli olan bir yetkiliye sordum, “Kesin olmamakla beraber beş milyonun üzerinde olabilir” dedi.

Umrecileri sordum, “Hacca gidenlerden fazladır” dedi.

Ramazan veya Kurban Bayramı’na katılanların yüzdesini düşünün.

Ramazan’ın ilk günü oruç tutanların rakamını hesap ediniz.

Kadir Gecesi’ne iştirak edenleri hayal ediniz.

Teravih namazına katılanları hesap ediniz.

İstatistik yapanlar ve istatistik işinde çalışanlar, en doğru ve en kesin istatistik, sizin hepinizin sünnet olmasıdır.

“Babamın kabahati” diye aklından geçirenler, siz oğlunuzu ne yapacaksınız?

Söylediği inkâr sözlerinden dolayı aklıma geleni yazmayacağım ama kendini dinsiz zanneden kişi siz,  “Trump veya Putin’in karşısında olsanız ve İslam dinine saldırı sözünü işitseniz ne yaparsınız?” diye size sormam, çünkü siz, onun ağzının payını verirsiniz.

Yarın, bu konuda 01.01.2002 tarihinde  Milli Gazete’de yayınladığım makaleyi tekrarlayacağım.