İnsanlığın gözü önünde işlenen vahşete duyarsızlığın vardığı boyutları görmezlikten gelerek sessiz durmak Büyük Mehmed Âkif le özdeşleşen [I. Mecliste yanında oturan Hasan Basri Çantay a, sağ elini yumruk yapıp sol elinin içine birkaç kez vurarak söylediği] "Şeyatinül ahres" [dilsiz şeytan] olma özelliği asıl bugün için geçerli.

Seküler, ılımlı, laik, vurdumduymaz, bana neci, abedeci, Abe ci, goygoycu Müslümanlar için Gazze deki çığlığın ne anlamı var veya olabilir İnsanlığın gözlerini yumduğu, kulaklarını tıkadığı, dilini bağladığı bir süreç. Bütün sorun Siyonist Yahudilerin, ona bağımlı medyanın ve egemen güçlerin birbiriyle olan bağı, ilişkisi. Sanki Yahudiler dünya imparatoru.

Siyonist Yahudi Türkiye yi kendi ipine bağlamış oynatıyor. İkide bir de Türkiye ye dönüp: "Biz sizinle aynı konumdayız, terörden çok çekiyoruz. Birlikte hareket etmeliyiz" diyor.

Şunu göz ardı edemeyiz. Türkiye deki terör olayları bugünün sorunu değil. Bu, İttihat ve Terakki nin egemenliğinden beri vardır. İslâm milletini birbirine düşüren masonik, kavmiyetçiliğin milletimizin başına açtığı belaları yaşıyoruz. Bir kavim paradoksu olan Yahudiler sadece kendilerini değil insanlığı da bu belânın için çekmişler bunda da başarılı olmuşlardır. Arap, Arnavut, Türk ve nice kavmiyetçilikler gibi Kürt kavmiyetçiliği belâsı İslâm milletinin huzurunu kaçırmış.

Günümüzdeki Kürt kavmiyetçiliğinin dolayısıyla PKK ya da PJAK ın arkasında aynı ruh bulunmakta. Daha düne kadar bu örgütleri destekleyen, lojistik destek veren ırkçı emperyalizm şimdi rolleri değiştirmişe benziyor. Kaldı ki Güneydoğu da yaşananlar kardeşlerin birbirine düşürülmesi olayıdır. Çizgiyi aşmış Zerdüştlüğe, Hıristiyanlığa ve hatta Museviliğe meyletmiş Kürt kavmiyetçileri İslâm dan uzaklaşarak giderek yalnızlaştırılmışlardır. Egemen güçler [sürekli vurguluyoruz] tetikçileri bir yere kadar kullanıyorlar. Bugün Kürt kavmiyetçilerinin başına gelen de budur. Saddam kimin kuklası idiyse Mahmut Abbas da onun kuklasıdır. Yeri ve zamanı gelince bunları birer birer devre dışı bırakıyor, bunların yerine yenilerini getiriyor.

Bugün, Filistin de el-Fetih e destek veren ırkçı emperyalizm kardeşleri birbirine kırdırırken bir yandan da dünyanın gözü önünde büyük bir soykırım yapıyor. Kardeşlerin birbirine düşmesiyle, Yahudilerin Ortadoğu ya yerleşip terör oluşturması farklı şeylerdir. Bir kere millet olarak Yahudiler tarih boyunca fitne ve fesadın kaynağıdırlar, yeryüzüne tutunamamışlardır. Oysa Kürt halkı da, Filistinliler de hakiki mümin ve Müslüman insanlardırlar. Bunları birbirinden ayırmak gerekiyor.

Filistin de, Gazze de yaşanan insanlık dramı Yahudi milletinin veya İsrail de erki elinde bulunduran Siyonizm in hakiki yüzünü gösteriyor. İnsanlığın ölümünün bir göstergesi.

Bush un Ortadoğu ziyareti sonrasında ortaya çıkan bu durumu önceden sezmiş ve yazmıştık.

Masum çocukların, kadınların ve yaşlıların birer terörist olarak görülmesi ancak Siyonist Yahudi yani Irkçı Emperyalizm felsefesine uyar. Bir şehrin bütün insanlarının ablukaya alınarak soykırım uygulanması da bu düşüncenin bir ürünüdür.

Ne yazık ki batı ruhu ve düşüncesini özümsemiş olanlar, ancak onların pencerelerinden bakarlar. Seküler Müslümanlar ise dünya saltanatının peşindedirler.

İslâm a savaş açmak Türkiye nin geleceğini daha da karartır. Gazze yi veya Filistinlileri sahiplenmemek Türkiye nin de geleceğini karartır. Bu insanlık dramında bir kardeşlik hukuku vardır. Bir insan olma sorumluluğu vardır. Bu sorun sadece Türkiye deki İslâmi duyarlığı olan kesimi ilgilendirmiyor. Zaten Türkiye nin en önemli açmazlarından biri insanını dinden uzaklaştırma, sekülerleştirme, laikleştirme çabasıdır. Bugün başında bir PKK olayı varsa bu düşüncenin bir sonucudur. Ortadoğu yu saran bu fitne ancak İslâm bilinci ve kardeşliğiyle aşılabilir.

Bir soru: Zamanın Marksistleri bugün niçin Filistin dramını sahiplenmiyorlar veya o insanların haklarını savunmuyorlar Marksizm de bir Batı üründür, aynı ruhtan beslenir de ondan.