Yandaş söylemlerin altılı masaya taktıkları yeni isim: Fiskos masası!

Yandaş söylemler altılı masanın yani fiskos masasının amacının da Erdoğan’ı iktidardan indirmek ve Cumhur İttifakı’nı dağıtmak olduğunu söylüyorlar.

Yandaş söylemlere bu noktaya kadar itirazımız yok.

Muhalif sözcüler nasıl iktidarda olanları hedeflerine koyacaklarsa iktidar sözcüleri muhalifleri hedef seçeceklerdir.

Bu noktada üslup çok önem kazanıyor. İktidar sözcüleri muhalifleri sinsi olmakla suçladıkları zaman işin boyutu değişiyor.

Hele kirli pazarlıklardan söz edildiğinde iş iyiden iyiye rayından çıkıyor.

Muhalefetin beklentisi ve hesabı nedir?

Elbette iktidarın açıklarını milletin gözü önüne sererek onları iktidardan indirmek ve onların yerine iktidara geçmektir.

Böylesine bir beklenti niye sinsi beklenti olsun?

Niye kirli pazarlık olarak adlandırılsın? Varsayalım ki ülkemizde bir iktidar değişikliği oldu.

Ve iktidarda bulunanlar muhalefete, muhalefette bulunanlar da iktidara geçti!

O zaman muhalefete geçen bugünkü iktidar sahipleri yeniden iktidar olma beklentisi içine girmeyecekler mi? Yeniden iktidar olabilmek için öteki muhalifler ile iş birliğine gitmeyecekler mi?

Tamam, muhalefetin yaptığı birtakım çalışmalardan rahatsız olmalarını anlıyoruz. Yapılan bu çalışmaların iktidarlarını zora sokmasından hoşlanmamalarını da anlıyoruz.

Ama muhalefete karşı kullanılan dili anlamakta güçlük çekiyoruz.

Yandaş söylemler muhalefetin itiraz seslerini yükseltmeden iktidarın her yaptığını alkışlamasını mı bekliyor yoksa?

O zaman muhalif olmalarının ne önemi kalır?

İktidarın bir fraksiyonu haline gelmezler mi?

İktidarın muhalefeti, muhalefetin iktidarı eleştirmesinden daha doğal bir şey olamaz.

Ama birbirlerini eleştirirken kullandıkları üslupta çok dikkatli olmalılar. Sinsi, kirli pazarlık gibi tanımlamalardan olabildiğince uzak durmalılar. Hain gibi tanımlamaları ağızlarına hiç almamalılar.