Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Fesat çıkaranların işlediği rezaletlerin ifşa edildiği son olay; Epstein davası belgelerinin açıklanmasıdır. Bu belgeler bir kez daha gösterdi ki, bir fert ve toplum zihniyet ve düzen olarak İslam’dan uzaklaştığında, Kur’an’ın ifadesiyle hayvanlardan daha aşağı bir duruma düşer. Araf 179: “Doğrusu Biz, cinler ve insanlar arasından, kalpleri ve akılları olup da, onlarla gerçeği kavramayan; gözleri olup da, onlarla doğruları görmeyen; kulakları olup da, onlarla hakikati işitmeyen nicelerini, bu inatçı, önyargılı, kibirli tavırlarından dolayı cehennemlik yapmışızdır. İşte onlar, inanç, ahlak ve erdemlilikten yoksun olmaları yönüyle tıpkı hayvanlar gibidirler; hatta hayvandan daha da aşağıdırlar. İşte onlar; kalp, göz, kulak gibi duyu organlarında insanlara mahsus mana ve anlayış özelliği bulunmayan hayvanlardan daha aşağıdırlar. Onlar, işte onlar büsbütün gaflet içindedirler.” Çünkü bu inkârcı, müşrik ve münafık topluluklar; hayvanlardan farklı olarak akıl ve idrak sahibi oldukları halde özgür iradeleriyle inkâra ve fesada saplanmışlardır. Fesat; bozulma, kokuşma, itidalden çıkmadır. İfsat; bozmak, fesat çıkarmak, ifsat etmek, itidalden, dengeden, faydalı ve adil olmaktan çıkarmak, kokuşturmak demektir. Kur’an’da ifsat ve fesat, şu iki kesim için de kullanılır. Bunlardan birincisi, inkârcı Beni İsrail, yani Yahudiler, ikincisi ise münafıklardır. İsra 4: “Biz Kitap’ta İsrail Oğullarına; ‘Siz yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız. Büyük bir yükselişle yükseleceksiniz. Fesadınızla insanlar üzerine egemenlik kuracaksınız. Egemenlik kurduklarınıza haksızlık yaparak zulüm edeceksiniz. Zulmettiğiniz insanların mallarına, canlarına, ırzlarına el koyarak, dünyevi zenginliklerle hayatınızı süsleyeceksiniz. Böylece şımararak azacaksınız’ diye hükmettik.” Münafıklar için ise Rabbimiz şöyle buyurmaktadır. Bakara 11-12: “Onlara; ‘Yeryüzünde, nifak çıkararak, kâfirlerle iş birliği yaparak, müminleri bölerek fesat çıkarmayın, bozgunculuk yapmayın’ denildiği zaman; ‘Biz düzen sağlayıcılarız, ıslah edicileriz, barış taraftarıyız, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkileri düzgün yaşayanlarız’ derler. Aldanmayın, onlar, asıl onlar Allah’ın emrine karşı gelmeleri, isyanları sebebiyle fesatçıdırlar. Fakat yaptıklarının farkında değiller.” Bugün, fesat için iktidar olanların, başında Siyonizm vardır. Erbakan Hocamızın Siyonizm’i tanıtırken, yaptığı şu benzetme, hafızalardaki yerini koruyor: “Siyonizm bir timsaha benzer, alt çenesi AB, üst çenesi ABD, gövdesi iş birlikçi yönetimler, kuyruğu da İsrail’dir. Üst çeneye ABD diyoruz. Çünkü bütün hayvanların aksine timsahın alt çenesi hareketsiz, üst çenesi hareketlidir. Bunun için daha zararlıdır. Kuyruğuna İsrail diyoruz. Çünkü timsahın en zehirli kısmı kuyruğudur.”

FESAT YOLLARI

Günümüz ve geçmişte Siyonizm dört şeyle fert ve toplumları, yeryüzünü fesada vermektedir. Bunlar şunlardır: A. Fikir kirlenmesi yoluyla (mefhumlar) B. Terör, savaş, fitne ve kargaşa çıkarmak yoluyla, C. İktisadi ve Ekonomik Düzen (IMF, DB, DTÖ), D. İşbirlikçi Medya, Sermaye ve Siyaset. Millî Gazete’nin geçmişte yayınladığı “Gizli Dünya Devleti” kitabı bu Siyonist fesadın nasıl yapıldığını açık bir şekilde anlatmaktadır. Siyonizm’in milletler üzerindeki hâkimiyetini üç şeyle sağlamıştır. 1. Maddi güç, 2. Medya gücü, 3. İnsan gücü. Bu, Kur’an’da şu ayet-i kerime ile ifade edilir. Tevbe 34: “Ey iman edenler, Yahudi hahamları ile Hristiyan rahiplerinin birçoğu, insanların mallarını haksız yere yerler, insanları Allah yolundan, İslam'a girmekten, İslam’ca hayat yaşamaktan alıkoyarlar, engelleyici tedbirler alırlar. Altın ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda, İslam uğrunda, ferdi ve içtimai yardımda bulunmazlar. Karşılık gözetmeden, gönüllü harcamazlar. Onlara, can yakıp inleten müthiş azabı haber ver.” Bu ayet bize gösteriyor ki ABD’nin, AB’nin, İsrail’in ve de iş birlikçi iktidarların yaptıkları tek şey ifsattır. Bunun güncel delili, Epstein belgeleridir.

TUĞYAN

Tuğyan; hak ve adalet sınırını aşmak, fesat ve bozgunculukta azgınlaşmak, sınır tanımamaktır. Bu azgınlığın temel yansımalarından birisi de fert ve toplumlar arasına tefrika tohumu ekmektir. İnsanları; Arap, Türk, Kürt, Şii, Sünni gibi yapay gruplara ayırarak bölen fesatçılar, zulme dayanan kendi fesatlarını unutturmak istiyorlar. Fert ve toplumları bilim yoluyla ifsat ediyorlar. Çağımızda yaşanan insanlık krizinin temel sebeplerinden biri, bilime karıştırılan yalanlar, insan itikadını ve yaşayışını saptıran nifaklardır. Zorlama yollarla, şeytani hile ve uydurmalar insanlığa bilim olarak yutturulmaktadır. Bunlar fert ve toplumların geleneksel ahlaki değerlerini bozarak büyük bir ahlaki yozlaşmaya ve yıkıma sebep oluyorlar. Faizci kapitalist düzeni kullanarak, ekonomik yıkım ve fesat yapıyorlar. Kadını ticari tanıtım aracı haline getirerek ekonomik hayata şehvetlerin yıkıcılığını egemen kılıyorlar. Ülkeleri, toplumları, aileleri, kapitalist düzen mikrobuyla etkisiz hale getiriyorlar. Bunu da iş birlikçi kadroların iktidarı ile sağlıyorlar. Siyaset ve araçlarını fesat için kullanıyorlar. Kavramlara takla attırarak fikirleri kirletiyorlar, materyalist eğitimle insanları İslam’dan uzaklaştırıp Siyonizm’e köle yapıyorlar. Uydular, casus uçaklar, bombalar, füzeler, cep telefonları, gizli kameralar, telekulaklar gibi teknolojik ürünleri de fesat ve yıkım için kullanmaktan çekinmiyorlar. Fesat için kullandıkları en güçlü araçlardan birisi de medya ve araçlarıdır. Rejimleri hileli, düzenleri bozuk ve kirlidir. İfsat için iktidar olanları temel yapısı budur.

ÇARE VARDIR

Yeryüzü boş değildir. İfsatçı ABD’nin, AB’nin ve İsrail’in zahiri gücü elinde bulundurmaları yıkılmaz bir şey de değildir. Yeryüzünde ifsat için çalışanlara mukabil ıslah için çalışanlar da vardır. Dün bunu, Peygamber’in öncülüğünde inananlar topluluğu yapmıştır. Son Peygamber Hz. Muhammet Efendimiz’den sonra peygamber gelmeyecektir. Günümüzde bu görev ümmet şuuruyla hareket eden Millî Görüş hareketi ve şuurlu Müslüman topluluklar mensubu kadrolar yapmaktadır. İfsadın tek çaresi İslam’dır. Bu kapıyı da Millî Görüş-Saadet Partisi tutmuştur. Selam hidayete tabi olanlara…