Tüketiciler manav reyonlarında meyve seçimi yaparken genellikle alışkanlıklarının kurbanı oluyor. Mayhoş tat arayanlar yüksek C vitamini beklentisiyle yeşil elmalara, tatlı lezzetleri sevenler ise doğrudan kırmızı olanlara uzanıyor. Ancak beslenme dinamiklerini inceleyen uzmanlar, tezgahta genellikle geri planda kalan farklı bir çeşidin aslında insan sağlığı için rakipsiz bir besin deposu olduğunu kanıtladı.
UZMANLARIN EN SAĞLIKLI ELMA TERCİHİ: SARI VE AMASYA
Mide hassasiyeti olan kişiler için yeşil elmanın içerdiği yoğun asit, hazımsızlık veya yanma gibi problemlere zemin hazırlayabiliyor. Kırmızı elmaların barındırdığı yüksek şeker oranı ise kan glikoz seviyelerinde ani dalgalanmalara yol açma riski taşıyor. Bu noktada devreye giren Sarı (Golden) ve Amasya elmaları, kusursuz bir şeker-asit dengesi sunuyor. Uzmanlar, bu iki türün olgunlaşma evresinde bünyesinde biriktirdiği 'pektin' ve 'kersetin' bileşenleri sayesinde sindirim organlarını hiç yormadan çalıştığını belirtiyor. Yüksek kaliteli bir çözünebilir lif olan pektin, bağırsaklardaki faydalı bakterileri doğrudan besleyerek sindirim florasını adeta sıfırdan onarıyor.
İşin hücresel yenilenme boyutunda ise sarı ve pembeye çalan renkteki elma türleri çok daha şaşırtıcı sonuçlar veriyor. Bu meyvelerin dış yüzeylerinde yoğun olarak bulunan 'flavanol' maddesi, damar çeperlerinin esnekliğini koruma konusunda kırmızı ve yeşil rakiplerine açık ara fark atıyor. Aynı antioksidan bileşen karaciğerdeki yağlanma eğilimini hızla baskılarken, hücreleri serbest radikallere karşı koruyarak hasar oluşumunu engelliyor. Üstelik cilt altındaki kolajen dokusunu güçlendirmesi, yaşlanma belirtilerini yavaşlatan doğal bir kalkan işlevi görüyor.
KABUĞUYLA TÜKETMEK HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Söz konusu faydalı bileşenlerin, vitaminlerin ve antioksidanların neredeyse tamamı meyvenin etli kısmından ziyade dış çeperinde toplanıyor. Diyetisyenler, maksimum hücresel fayda sağlamak isteyen tüketicilerin elmaları kesinlikle soymaması gerektiği konusunda hemfikir. Tarımsal kalıntılardan arındırmak adına sirkeli suda veya karbonatlı karışımlarda iyice yıkandıktan sonra, meyvenin bütün halinde kabuğuyla çiğnenmesi sağlık açısından en doğru tüketim yöntemi olarak tavsiye ediliyor.




