Bazen düşünüyorum da.

Rabbimiz Müslümanları bu gidişle hiç sevmeyecek gibi.

Ya da korkuyorum.

Acaba Yaratıcı Hıristiyan kullarını daha mı sevmekte

diye.

Şu anda manzara hiç iç açıcı değil.

O da hoş değil ama eskiden din savaşları olur, insanlar

karşı taraftan nefret eder, yok etmeye çalışırdı.

Şimdi durum daha vahim.

Hıristiyan ülkeler de mümkün mü sağcı solcu birbirini

öldürsün.

Hıristiyan laiklerin dindar İsevileri okullardan,

işyerlerinden kovdukları görülmüş şey değil.

Mezhep farklılıklarını, ölümcül kimliklere de

dönüştürmemişler.

Ama gelin görün ki Müslüman ülkeler halklarını ateşe

vermekteler.

Aynı mahallenin insanı ötekinin gırtlağına sarılmakta.

Suriye de uykudaki bebekler rüyalarında anne ve

babalarına gülümseyerek hayata veda etmekteler.

Mısır da aynı meydanın çocukları birbirlerine ateş

etmekte.

Bir meydanda toplanan öteki meydanın ahalisine beddualar

yağdırırken fotoğraflar acı gerçekleri fısıldamakta.

Zira iki meydanın ahalisi de örtülü kadınlar ve namazlı

erkeklerden oluşabilmekte.

Türkiye de de bu kaosu arzulayan gruplar ceplerinde

benzinle dolaşabilmekte.

Geçtiği yerleri yakmaya hazır taşkın bir ruh, kaba bir

yürek; oluşacak kaostan medet ummakta.

Yakıcı kimlik kartları ile bu ölümcül oyuna koşmaktalar.

Son yılların belki de en büyük şansı olan barış

güvercinini elimizden kaçırmak üzereyiz.

Doğu nun makûs talihi belki de değişecek.

Mehmetçik in kara bahtlı anasının kaderi gülecek.

Terörist denen küçücük çocukların babaları yaşarken kör

kalmayacak.

Dün bir haber vardı gazetelerde.

Dağdaki oğluna kazak gönderdiği için  teröriste yataklıktan hüküm giymiş bir

annenin bileğindeki elektronik pranga .

Bu prangadan kurtuluşunu sevinçle karşılayan anneye

baktım da.

Hangimiz dağdaki çocuğumuza kazak örmeyiz ki.

Hangimiz evladımızın yandığı ateşe kendimizi atmayız ki.

O anneyi anlattığım arkadaşım, O da bir şey mi dedi.

Sizin büyük şehirlerde yapılan tecavüzlerden hiç

haberiniz olmadı.

Binde birini duydunuz.

Müslüman bir asker halkının evladına, kadınına nasıl

tecavüz edebilir

Ne utançlar yaşandı Doğu da .

Önceki gün belki de asparagas bir haber internet

sitelerine düştü.

Kimseye yakışmayan, hele de bir Müslümana asla yakışmayan

iğrenç bir haber.

İranlı eski bir valinin ülkesine bir saldırı olursa,

Amerika başkanının kızının kaçırılıp tecavüz edileceğini açıklaması.

İslam ın çekmediği kalmadı şu necis Müslümanlardan.

Eminim şer güçlerin uydurma bir haberidir.

Hiçbir Müslüman bu canavarlığı düşünemez bile.

Kendisi de babadır; kızı, kızkardeşi ve eşi vardır.

Nasıl onların üzerine titriyorsa bütün insanlık için aynı

zarafeti göstermek zorundadır.

Yazının girişinde Rabbimiz, Hıristiyanları belki de

bizlerden çok sevmekte dedim.

Tabii ayrı bir parantez hiç kapanmayan bir yara her

birimizde.

İslam ülkelerini karıştırıp kaoslara sürükleyen, kardeş

halkları birbirine düşüren batılı ülkelerin kirli parmaklarını da yok

sayamayız.

İşte o kirli parmaklar, dökülen kardeş kanı ile sevinen

yürekler, necislikte çok daha ilerideler.

İnsanlığın mutluluk, huzur ve barışı hedefimiz olmadıkça her

birimiz kayıptayız.