İntihar, öteden beri bütün toplumlarda görülen bir eylem

olarak bilinse de insanın doğasına aykırıdır. Yani insanın doğasında yaşama

karşı bir eğilim vardır ve bunun için büyük savaşlar verir…Kazalarda ve doğal

afetlerde ölümle burun buruna gelen insanların birkaç dakika daha yaşayabilmek

için ne kadar büyük mücadelelerden geçtiğini görürsünüz…Ölümün kokusunu hissettiğinizde

kim olursanız olun, bir saniye daha yaşayabilmek için her şeyinizi feda

edersiniz. Peki yaşamak bu kadar önemliyken, bir insanı kendi hayatını

sonlandırmaya götüren sebep ne olabilir Elbette bunda, psiko_sosyal sebeplerin

rolü olabileceği gibi kişinin kendine ve çevresine yabancılaşmasının ve

maneviyatsızlığın da büyük etkisi vardır. Seküler zihniyetten beslenen

kesimler, bunu yoksullukla ve eğitimsizlikle ilişkilendirirler. Oysa

araştırmalar bunu pek doğrulamıyor.

 Durkhaim’in intihar

üzerine yazdığı monografisinde de bunun aksini görüyoruz. Bu araştırmaya göre

intihar eğilimi şu kişilerde daha fazla görülüyor:

Zenginlere göre yoksullarda daha az

Erkeklere göre kadınlarda daha az

Bekarlara göre evlilerde daha az

Çocuklu kimselerde çocuksuzlara göre daha az

Dini inancı olanlarda inançsızlara göre daha az

Eğitimli sınıfta eğitimsizlere göre daha fazla

Askerlerde sivillere göre daha fazla

Müslüman toplumlarda, sosyal dayanışma yardımlaşma

ilişkilerinin kuvvetli olması, İslam kardeşliği, komşuluk ve akrabalık

ilişkilerinin katkıları intihar riskini azaltıyor. Çünkü yardımlaşma ve

kardeşlik duygusu ile, yaşanan sıkıntılar daha rahat tölara edilebiliyor.

Kişinin ahiret inancının zayıf olması ve kendini manevi

dayanaktan yoksun hissetmesi, ruhsal sıkıntıları, depresyon ve boşluk duygusunu

tetikleyerek intihar eğilimlerini arttırabiliyor. Bu kimselerin hayat standardı

ne kadar yüksel olursa olsun manevi bir dayanaktan yoksun olduklarından küçük

sıkıntılarda dahi kırılma noktasına geliyorlar.

Yapılan bütün araştırmalar gösteriyor ki, intihar sebepleri

arasında kişinin bağlı olduğu dini değerlerden ve ailenin sevgisinden kopması

büyük etkendir. Yani, din ve ferdi hayata bağlayan akraba bağları zayıfladıkça

yalnızlaşma ve akabinde bu tür eğilimler ortaya çıkabiliyor.