HZ. Peygamber ve güzide sahabesi Kur an ayetlerini
sindire sindire okuyor ve vahyin ışığında yeni bir hayata başlıyorlardı.
Nübüvvetin ilk yıllarında bu çalışmalar için Erkam ın evi seçilmişti. Veda
tepeciğinin başındaki bu küçük ev, Müslümanların ilk mektebi hüviyetindeydi.
Daha sonraki yıllarda bu çalışmalar cami, mescid ve medreselere taşındı ve
burada devam etti. Müslümanlar, hayatlarının tamamını kuşatacak bir eğitim
anlayışına sahip oldular ve bunun ilk merkezi olarak evi gördüler. Erkam ın
evinde başlayan eğitim, fertler aracılığıyla evlere taşındı ve insanlığın
meşalesi oldu.Bizim kültürümüzde ev sadece barındığımız ve fiziksel varlığımızı
sürdürdüğümüz özel bir mekân değildir, aynı zamanda temel eğitimin verildiği,
günlük haftalık sohbetlerin yapıldığı bir merkezdir. Çevremizde birçok kişi,
evini İslami sohbetlerin yapıldığı bir medreseye çevirmiş ve bu çalışmaları
çevresinde yaymıştır.Son yıllarda, evlerde ya da vakıflar bünyesinde
oluşturulmaya çalışılan eğitim çalışmaları ise yaygın hale gelmese de, halk
tarafından destek ve kabul görüyor. Birçok anne baba çocuklarını erken yaşlarda
bu çalışmalara dâhil ederek temel eğitim almalarını sağlıyor. Zira anne babalar
artık çocuklarını kaybetme endişesi içinde yaşıyorlar. Fakat toplumumuzda bu
çalışmalar henüz yaygınlaşmış değil. Zira ailelerin bir kısmı, çocuğun meslek
edinmesini, beslendiği bilgilerin kalitesinden daha önemli görüyor. Batı
ülkelerinde, Özellikle ABD de 1960 dan sonra yaygın hale gelen ev okulları ise
milli eğitimin de desteğini alarak çalışmalarına aktif şekilde devam ediyor.
Yerleşik eğitim sistemindeki çatlakların çocuğun hayatına getirdiği zararları
dikkate alan veliler bu şekilde onlara sağlıklı bir bakış açısı
kazandırabileceklerine inanıyorlar.
Peki, eğitim kurumları her şeyi hazır verirken aileler
neden ev okullarını tercih ediyorlar
1- Okullar, çocuğa araştırma, düşünme, sorgulama fırsatı
vermeden her şeyi belli kalıplar çerçevesinde sunuyor. Aileler bu durumun
çocukta düşünce tembelliğine neden olabileceğini düşünüyorlar.
2- Okullardaki müfredatı yetersiz bulan aileler, ev
okullarının daha doyurucu eğitim verilebileceğine inandıklarından bu kurumları
tercih ediyorlar.
3- Aileler bu kurumlarda, çocuklarını arkadaş etkisinden,
rekabet, uyuşturucu ve her türlü suç unsurlarından koruyabileceklerini
düşünüyorlar.
4- Resmi okullarda verilen dini eğitimi yeterli görmeyen
aileler, ev okullarında çocuklarının dini bilgi ve bilinç noktasında
destekleneceğine inanıyorlar.
Resmi eğitim kurumlarının hedefi, meslek edindirmeye
yönelik olduğundan, gençler değerler noktasında desteklenmiyor. Eğitimini
tamamlayan gençler istedikleri mesleğe ediniyor fakat erdem ve iyilik
noktasında yetersiz kalıyorlar. Bu durum aileleri resmi okullar dışında
arayışlara götürüyor.