Deniliyor ki:

Ev almak hayal oldu!

Ev almak hayal olursa ev satmak da hayal olmuş demektir!

Ama bu hâl ekonomiyi yönlendirenlerin işine hiç gelmez.

Tüm hesaplarını “inşaat sektörünün canlı olması” üzerine yapanlar böyle bir duruma asla müsaade etmezler.

Ve böyle bir durumun yaşanmasına seyirci kalmazlar!

Ne yapar ne eder inşaat sektörünün canlı kalması için mutlaka bir yol bulurlar. Ve ev satmanın hayal olmasının önüne geçerler!

Ev satmak hayal olmaktan çıkınca ev almak da hayal olmaktan çıkar!

Ekonomiyi yönlendirenlerin alacakları önlemlerle satılmak için yapılan evler kapış kapış gider!

Ekonomiyi yönlendirenler aldıkları önlemlerin karşılıksız kalmaması için mutlaka bir yolunu bulup kredi musluklarını sonuna kadar açarlar.

Düşük faiz, uzun vade gibi kampanyalar ile ev satışlarını hızlandırırlar.

Olan yine sokaktaki sade vatandaşa olur.

Başını sokacak bir yuva derdinde olan vatandaş yıllarca ödemek zorunda kalacağı kredilerin esiri haline getirilir.

Her ne kadar “borç yiğidin kamçısıdır” denilse de günümüzde borç yiğidin başının belası haline gelmiştir.

Üç kuruş borç ile ev ve iş sahibi olma dönemleri geçmişte kalmıştır.

Günümüzün borçları ile insanlar ömür boyu ödemek zorunda kaldıkları kredilerin esiri halini alıyorlar.

Eskiden emekli ikramiyesi ile bir ev alınabilirken günümüzde emekli ikramiyesi ile ev almak mümkün olmadığı için yine kredi alma zorunluluğu doğmaktadır.

Evet, ev almak çok zorlaşmıştır ama ekonomiyi yönetenler ev almanın hayal haline gelmesine rıza göstermezler.

Onlar sağlayacakları krediler ile satmak için yaptıkları evlere mutlaka alıcı bulurlar. Yoksa arkasında durdukları sistem çöker!

Tüm ümitlerini inşaat sektörüne bağlayanlar hiç şüphesiz sistemin çökmesine göz yummazlar. Çünkü sistemin çökmesi demek kendilerinin de yok olması demek olacaktır.

Kendilerini de yok edecek bir gelişmeye elbette izin vermezler! Ne yapıp ne edip sistemi ayakta tutarlar.

Telaş etmeye hiç gerek yok! Yeni konut kredileri yolda, geldi gelecek!