Bir süredir ülke genelinde yoğun konferans, söyleşi,
sohbet davetlerine katılıyorum. Kendimi zorlayarak. Elbette bunun manevi
anlamda yararını görüyorum. Her gidiş gelişimden sonra yorgunluklarımı
unutuyorum.
Dostum Prof. Dr. Erdoğan Erbay ın daveti üzerine mezun
olduğum ve dört yılımı yoğun yaşadığım Erzurum a, okulum Edebiyat fakültesine
yol aldım. Gittiğim her ilde Anadolu Gençliğin de programlarına katılıyorum.
Edebiyat Fakültesi dekanı, hocaları, sınıf arkadaşım dostum Prof. Dr. Mehmet
Törenek in de bulunduğu yoğun katılımlı bir programdı. Bu tür programlarda
hocalar ile öğrenciler arasında bir denge kurmanın zorlukları her zaman için
olur. İki dilli bir konuşma ortamı oluşuyor. Program öncesi ve sonrasındaki
sohbetler bu yolculukların en sıcak ve yoğun anlarını oluşturur. Çünkü bunlar
belli bir plan dâhilinde olmuyor, doğaçlama.
Erzurum da bir süre yanında çalıştığım merhum Celâl
Birdal in oğlu Dr. Nurullah Birdal ile de 36 yıl sonra bir araya geldik.
Erzurum- Kars düzleminde üniversite, Anadolu Gençlik
derneklerinde toplam 5 konferans veya söyleşimiz oldu. Bunların ana başlıkları,
üniversitelerin Edebiyat fakültelerinde: İslâm Düşünce Geleneğinde Edebiyat ,
İslâm Düşüncesinin Batılı Düşünlerdeki etkileri , Anadolu Gençlik
derneklerinde ise: İttihat Terakkî ile başlayan siyasal oluşlar ve sonuçları ,
kendi özelimden yola çıkarak Bir Yazarın Yetişmesi . Kafkas Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi nde öğrenciler arasında açılmış bulunan şiir ve deneme
yarışması ödül töreni sırasında şiirin düşünce hayatımızdaki yeri ve Peygamber
sevgisi konulu idi. 48 saat içine sığdırılmış bu programlardaki katılım beni
son derece mutlu etti. Asıl önemlisi üniversitelerdeki programlarıma öğrenciler
kadar öğretim görevlilerin ilgisi ve dikkati idi.
Özellikle Anadolu da düşünce anlamında daha çok bir ilgi
bulunuyor. Büyük kentlerde bu ilgiler iyice azıldı. Anadolu Gençlik
derneklerini ayrı tutuyorum. Onların programlarına yoğun katılıyorum ya da
onlar İstanbul da dergimiz Yedi İklim in mekânına geliyorlar.
Erzurum da başlayan bu yoğun yolculuk sürecinin hemen
hiçbir anı boş geçmedi diyebilirim. Dostlarımın yakın ilgisi, samimilikleri ve
sıcaklıkları fazlasıyla duygulandırdı.
Bu tür programlarda özellikle gençlerin soru sormalarını
ve konuşmalarını istiyorum. Yeni bir kuşak ile karşı karşıyayız, onların
dünyaya bakışı, sorunları ve soruları önemli. Her soru bir sorundur. Bunların
üzerinde de bizim yoğunlaşmamız gerekiyor. Bir bakıma onların dilini anlama ve
kavrama, onlarla bir dil bağı kurmalıyız. Kendi dünyamıza onları çekme yerine,
onların dünyasına girmenin bir yolunu bulmalıyız. Aslında bu iki ayrı kuşağın
buluşmasıdır.
Sevgili dostum Mehmet Törenek Hocanın açılış konuşması,
Sayın Dekanın ilgileri mutlu etti.
Kars tan Erzurum a kadar gelen Doç. Dr. Mitat Durmuş ile
Yard. Doç. Dr. Adem Polat ın fedakârlıklarını anmalıyım. Sevgili Azer özel bir
mazeretinden ötürü gelemedi. Onunla da Kars ta buluştuk.
Erdoğan Erbay, Mitat ve Adem Polat Hocalar ile doyumu
olmayan bir sohbet ile Kars a yol aldık. Zaman nasıl geçti farkına varmadık.
Kafkas Üniversitesi nde dekanlar, öğretim görevlileri,
genç akademisyenlerin yoğun ilgisi katkısı, samimilikleri, dostluklarını
unutamam. Erdoğan Erbay ile Azer Yavuz hocaların konuşmaları beni mahcup etti.
Bir dil bağı kurduğumuz genç kuşağın dikkati, konuşma boyunca salonları terk
etmeyişleri, âdeta göz kırpmadan dinleyişleri en önemli anlardı benim için.
Ardahan ile Iğdır üniversitelerinden gelen genç akademisyenleri sevgi ile
selamlıyorum.
Erzurum ile Kars Anadolu Gençlik dernek başkanları ve
öğrencilerinin heyecan ve dikkatlerini sevgiyle anıyorum. Gençlerin hocam bu
yeterli olmadı sizi bir daha bekliyoruz demeleri de aramızda kurulan sevgi
dolu bir dil bağı.
Program dönüşü, adını saklı tuttuğum sevgili bir
izleyicimin şu notu sanırım benim için yeterli. Bugünkü panelden sonra, çok
değerli, saygıdeğer hocamız Sayın Ali Haydar Haksal ın birbirinden başarılı
kitaplarını okurları için imzaladığına şahit oldum. Ne denli duygu yüklü bir
andı bu. İzledim sayın hocamı, imzası bitene değin. Duygulandım, derin derin.
Ve bütün içtenliğimle Bir gün bana da nasip olacak, Allah ın izniyle diye
mırıldandım kendi kendime. İlk heyecanını, ilk başarısını heyecanla bekleyen
kalemdaşlarıma da aynı temennilerimle...
Sevgili hocalarımın katılımı o kadar yoğundu ki, isimlerini
tek tek anamıyorum. Hemen hepsini sevgiyle ve saygı ile anıyorum, selamlıyorum.