Feyzullah Gümüştekin…

1946, Sivas-İmranlı doğumlu. İlk ve ortaokulu memleketi İmralı’da tamamladı. İstanbul Haydarpaşa Lisesi mezunu.

Akıncılar ve Milli Gençlik Vakfı’nda (MGV) görevlerde bulundu.

1969’dan itibaren Milli Nizam Partisi (MNP), Milli Selamet Partisi (MSP), Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Saadet Partisi’nde farklı kademelerde vazifeler üstlendi.

Neredeyse yarım asra yaklaşan bir süredir İstanbul/Bağcılar’da ikamet etmekte. Evli. Emekli.

***

‘Milli Görüş’, ‘dava’, ‘Erbakan Hoca’, ‘Millî Gazete’, ‘yol arkadaşı’, ‘dava arkadaşı’, ‘muhabbet’, ‘sadakat’, ‘beklentisiz koşturmaca’, ‘hoş sohbet’, ‘yardım severlik’, ‘kötülük savarlık’, ‘emri bil maruf ve nehyi anil münker’, ‘samimiyet’, ‘iyiye doğruya güzele yönlendirme’ denilince akla ilk gelen isimlerden…

74’lük delikanlı… Sırtınızı rahatlıkla yaslayabileceğiniz bir dayanak, İstanbul’un güven kalelerinden biri…

Kime sorduysam hakkında, “Feyzullah ağabey isteseydi, arzu etseydi bugüne kadar birçok makamlara gelir, mekânlar elde ederdi. Ama o bunların hiçbirine meyil göstermedi. Dünyalık peşinde hiç olmadı. Feyzullah Gümüştekin’in bugüne kadar tek bir gailesi, tek bir gayesi oldu; o da Allah’ın (CC) rızasını kazanmak…”

***

Epeydir gündemimizde idi; bizim Ertuğrul Köse ile birlikte önceki gün ziyaretine gittik, pandemi dolayısıyla fiziki mesafeyi koruyarak ve maskemizle sohbetinde bulunduk, Feyzullah ağabeyin. Sohbetin bir kısmına Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Esenler İlçe Başkan Yardımcısı Mehmet Çakmak ve arkadaşları da iştirak etti.

Feyzullah Gümüştekin sohbette neler anlattı, neler!..

 

O İBRETLİK OLAYDA FEYZULLAH GÜMÜŞTEKİN DE ORADAYDI

12 Eylül Askeri darbesinden sonra Mamak'ta askeri mahkemede Milli Selamet Partisi (MSP) kurmayları ile birlikte Prof. Dr. Necmettin Erbakan da yargılanıyordu.

Duruşmayı kalabalık bir izleyici de takip ediyordu. Bu izleyicilerin arasında, İstanbul’dan gelen Akıncıların içinde bulunan Feyzullah Gümüştekin de bulunuyordu. Feyzullah ağabeyden dinleyelim bu anları;

* “Duruşma Hakimi, Savcı Nurettin Soyer'in iddianamesini okuması için söz verdi. 49 sayfalık bir iddianameydi, bu. Savcı Soyer iddianameyi okumaya başladı. Biz de takip ediyoruz.”

* “O arada Askeri Hakim Albay Kayahan Özden, Erbakan Hoca’ya; “Sen hilafet getirecekmişsin, sen Şeriat getirecekmişsin…” gibi sorular soruyordu. Osmanlı padişahlarını sıralıyordu…”

* “Daha sonra Erbakan Hoca’nın yönünü kıbleye dönerek bir şeyler mırıldandığını gördük. Erbakan Hoca’nın dilinden şu kelimeler dökülüyordu; “Şahid ol ya Rab! Şahid ol ya Rab! Şahid ol ya Rab! Bunlar beni şeriatçı olduğum için yargılıyorlar…”

 * “Fakat o da ne! Koskoca mahkeme salonunun tavanı çökecek gibi oluyor, büyük bir sarsıntı yaşanıyordu. Bu durumun şaşkınlığını yaşayan Hakim Özden; “Sayın Erbakan, Sayın Erbakan lütfen mahkemeyi manevi baskı altına almayın!” diyordu.”

* “Tam da o esnada mahkeme salonunda ibretlik bir olay meydana geldi; hâkim duruşmaya bir saat ara verdi. Dışarıya çıkıp baktığımızda çok şiddetli bir şekilde dolu yağdığını gördük. Ama dolu sadece mahkemenin üzerine yağmış, mahkeme duvarının dışına bir tane bile düşmemişti…”

 

FEYZULLAH GÜMÜŞTEKİN’İN HAYATINDAN KESİTLER

* Feyzullah Gümüştekin’in evinde 2 bin kadar kitap vardı. Bir gün mum ışığında kitap okurken uyuyakalır. Mum biter, evde küçük bir yangın çıkar. Ama Allah’ın lütfu, sadece bir kitabın kenarı hafiften is olur, o kadar!

* Sivas/Suşehri’nde, Allah (cc) dostlarından Abdullah Efendi’nin (Halveti) sohbetlerinde bulundu. Erbakan Hoca Sivas’a gelirken, Feyzullah Bey aracılığıyla Abdullah Efendi’ye haber gönderir. Bunu iletmek için Feyzullah Bey Abdullah Efendi’nin huzuruna geldiğinde, ilginçtir, bu haberin ulaştığını görür…

* Arşiv tutkusu tek kelimeyle ‘müthiş’. Sohbete, bir çanta dolusu Millî Gazete arşiviyle geldi…

* Kurduğu ‘Hicret Kütüphanesi’ gençler için bir fırsat…

* 1980 askeri darbesinden bir süre önce gerçekleşen MSP Sivas mitinginde meğerse berabermişiz… Ben o dönem imam hatipte lise 1 talebesi, Feyzullah ağabey ise 34 yaşında civan gibi bir delikanlı olarak katıldık, o mitinge.

* Şaşırdım, memleketim Erzincan/İliç’te vekil öğretmenlik yapmış, Feyzullah Gümüştekin.

* Vatani görevini yaparken okuduğu Millî Gazete’yi gören bir komutan, “Sen İslamcısın!” dedi.

* Merhum babası 4-5 yaşlarında vefat etti, annesi büyüttü.

* Üniversiteye girmek için gönderilen belge eline 1 ay geç ulaşınca sınava giremedi.

* Şişe-Cam’da çalışırken Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden gelen memuriyet tekliflerini reddetti. Zira o dönem Vakıflar Genel Müdürlüğü, koalisyon ortağı MSP'nin uhdesindeydi. “Rahat çalışamam” diye memuriyeti kabul etmedi.

* Çobanlık yaptı. Neredeyse 7 yaşından sonra hayatı gurbet ellerde geçti…

* Nedense, yaşadıklarına, hayat çizgisine baktığımda kendimle çok ama çok özdeşleştirdim Feyzullah Gümüştekin’i… Aynı yollardan geçmişiz…

MAOCU SENDİKACI NEDEN “İLLE DE CÜBBE!” DEDİ!

Feyzullah Gümüştekin Şişe Cam’dan emekli. Bu şirkette yılları geçti. Her sabah, 100’den fazla Millî Gazete’yi Şişe Cam’a götürür, dağıtırdı.

Bir şapkası daha vardı, burada; sendikanın işyeri temsilcisi idi. Hangi sendikanın mı? Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun, yani DİSK’in. O dönem Şişe Cam’da en iyi örgütlenen sendika DİSK idi ve Feyzullah Bey de işyeri temsilcisi idi.

Neyse… DİSK yetkilileri konuşmacı olarak programa davet ettiler, Gümüştekin’i. ‘Tamam’ dedi.

Beraber programın yapılacağı salona giderken, DİSK yetkilisi aniden aracı durdurdu; “Feyzullah Bey, konuşacaksınız ama sizin cübbeniz yok!”

Araç, güzergâhı değiştirdi, cübbe temin edildi. Bu şekilde Feyzullah Gümüştekin o konuşmasını DİSK’lilere cübbeli olarak gerçekleştirdi.

Peki, o konuşmada neler söyledi, Feyzullah Bey? Okuyalım mı;

* “Hiçbir insani ve İslami haklarına sahip olamayan bir köle toplumuydu İsrailoğulları. Rabbimiz bu zulüm sahibi Firavunlara karşı köleleri, ezilenleri kurtarmak için Hazreti Musa ve Hazreti Harun’u gönderdi. Hazreti Musa, piramit işçilerini Firavun’un bu zulmüne yönelik uyarmıştı…”

Feyzullah Gümüştekin cübbeli olarak konuşmasını tamamladığında salon alkıştan âdeta yıkılıyordu…

Feyzullah Gümüştekin ağabeye, Allah’tan (cc) sağlıklı, hayırlı uzun ömürler temenni ediyorum…