Millî Görüş'ün günümüzdeki yegâne partisi Saadet Partisi'nin, Milli Gençlik Vakfı'nın (MGV), Anadolu Gençlik Derneği'nin (AGD), Millî Görüş'ün tüm kurum ve kuruluşlarının yıllardır yeniden ibadete açılması için talepte bulunduğu Ayasofya Camii...
Millî Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, dikkat çeken bir tanımlamada bulunmuştu, Ayasofya Camii için...
Erbakan Hoca, açıklamasında, "Ayasofya, hakkın batıla galebesinin sembolüdür!" ifadelerini kullanmıştı.
Millî Gençlik Vakfı (MGV), Anadolu Gençlik Derneği (AGD) yıllarca, "Ayasofya açılsın, zincirler kırılsın!" sloganı ile Ayasofya Camii önünde sabah namazı programları düzenledi, mitingler yaptı.
Millî Gazete kurulduğu yıldan bu yana, yarım asırdan fazla, Ayasofya Camii'nin yeniden ibadete açılması için manşetler attı, haberler yaptı, sayısız köşe yazıları kaleme aldı.
***
* 1991 yılında Ayasofya henüz müzeyken küçük bir bölümü ibadete açıldı. İmam olarak gazetemiz yazarı Mahmut Toptaş Hoca atandı.
* Ayasofya'nın tekrar cami olma süreci ilk olarak 2005 yılında başladı. 2005 yılında yargıya taşınan olay Danıştay 10. Dairesi tarafından reddedildi.
* 2016'da tekrar açılan dava da Haziran 2018'de açıklanan karar ile aynı şekilde sonuçsuz kaldı.
* Ekim 2016'da Müze'nin ibadete açık olan bölümü Hünkar Kasrı'na, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından uzun yıllardan sonra ilk kez asaleten imam atandı.
* 2016 itibarıyla Hünkar Kasrı bölümünde vakit namazları kılınmaya ve minarelerinden Sultanahmet Camii ile 5 vakit çifte ezan okunmaya başlandı.
* 29 Mayıs 2020 tarihinde İstanbul'un fethinin 567. yıl dönümünde Fetih Sûresi okundu.
* 10 Temmuz 2020 tarihinde, Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını "Ayasofya'nın vakıf senedindeki cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığını" belirterek iptal etti.
* Bunun üzerine 2729 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Ayasofya, tekrar cami statüsüne dönmüş oldu.
* Ayasofya-i Kebir Câmi-i Şerifi, 24 Temmuz 2020 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla kılınan cuma namazının ardından yeniden cami olarak ibadete açıldı.
* Hayırlı oldu, mübarek oldu, Ayasofya-i Kebir Câmi-i Şerifi'nin ibadete açılması Hilal'in Haç'a galebesi oldu.
KURSAKLARINDA KALACAK!
Tekrar edelim;
* AGD ve MGV'nin yıllarca haykırdığı gibi; "Zincirler kırıldı, Ayasofya açıldı!"
* Ayasofya-i Kebir Câmi-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılması Erbakan Hocamız'ın hayaliydi!
* 24 Temmuz Ayasofya-i Kebir Câmi-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılmasının yıl dönümüydü.
* Ayasofya-i Kebir Câmi-i Şerifi kıyamete kadar cami kalacak.
* Bizans hayali kuran kimilerinin bu hayalleri kursaklarında kalacak!
ORMAN YANGINLARI NASIL ÖNLENİR?
Çok büyük bir üzüntü içindeyiz millet olarak!
Bir süredir ciğerlerimiz yanıyor...
Ciğerlerimizle birlikte canlarımız da gidiyor...
Ormanlarımız cayır cayır yanıyor, gözlerimizin önünde, canlı yayınlarda...
Yanan ormanlardan uzakta olsak da alevler içimize, taa yüreğimize vuruyor, kalplerimiz titriyor!
Elbette orman yangınlarını söndürmekle ilgili teknik ekipler ellerinden gelen gayreti gösteriyor.
Halkımız da bu ekiplere destek veriyor.
***
Fakat günlerce devam eden orman yangıları...
Başka ülkeler orman yangınlarında nasıl tedbirler alıyor, biraz ona baktım! Açık kaynaklardan!
Derlediğim bilgileri sizinle de paylaşmak istiyorum;
* "Yangın çıktığında hızlı karar, doğru ekipman ve iyi organize olmuş bir sistem gerekiyor.
* Teknoloji destekli müdahale önemli: Drone’lar, uydu takibi ve yapay zekâ vd. ABD, Kanada, Avustralya ve Çin gibi ülkeler yangınları erken aşamada uydu görüntüleri, termal kamera sensörleri, drone’lar ve yapay zekâ destekli analizlerle belirliyor.
* Kanada'nın CWFIS sistemi, yıl boyunca yangın tehlikesini ve sıcak noktaları izleyip modelliyor.
* Avustralya, donanımlı mobil komuta merkezleri ve robotik söndürme araçları kullanıyor.
* Koordinasyon: ICS Sistemi: Kanada ve Güney Afrika gibi ülkelerde Incident Command System (ICS) adı verilen, kriz anında kimin ne yapacağı çok net tanımlanmış sistemler var. Bu sistemler sayesinde ordu, itfaiye, gönüllüler ve yerel yönetimler tam bir uyum içinde çalışıyor.
* Halkı Dahil Ederek Koruma: Yangınla mücadelede sadece kamu kurumlarının değil, halkın da aktif rol alması çok önemli.
* Portekiz gibi yangınlara sık maruz kalan ülkeler, vatandaşlarına sadece eğitim vermekle kalmıyor, aynı zamanda yasal olarak da yükümlülük yüklüyor.
* Dünyanın dört bir yanında yangınla mücadele, toplumla birlikte yürütülen, kültürel bilgiyle desteklenen, teknolojiyle donatılan ve güçlü yasalarla korunan bütüncül bir süreç."
***
Ülkemiz zengin orman örtüsüne sahip, elhamdülillah.
Orman yangınlarıyla ilgili "sürdürülebilir ve etkili" bir sistem kurmak elzem!
Uluslararası uygulamaları ve kaynakları da kullanarak kendi yol haritamızı oluşturmamız şart!
HAKKI ÖZNUR'UN ÜLKÜCÜ HAREKET KİTABI 9 CİLT OLARAK BASILDI
Araştırmacı-yazar Hakkı Öznur’un uzun bir çalışma süreci sonucunda hazırladığı ve 1999’da altı cilt olarak yayımlanan “Ülkücü Hareket” başlıklı eser, dokuz cilt olarak yeniden okuyucuya sunuldu.
Öznur’un eseri, Ülkücü Hareket’in tarihi bakımından, ele aldığı zaman aralığında, neredeyse atlanan bir konunun bulunmadığı bir kaynak olarak değerlendiriliyor.
Eserin yeniden basımı, araştırmacılara ve okuyuculara erişim kolaylığı sağladı.
Özellikle Alparslan Türkeş’in Ülkücü Hareket’in tarihini yazma isteği, Hakkı Öznur’un bu eseri hazırlamasında etkili oldu.
* Dokuz ciltlik serinin ilk üç cildi, Ülkücü Hareket merkezli kronolojik bir Türk siyasal hayatı anlatımına sahip.
* Geri kalan altı cilt ise tematik olarak Ülkücü Hareket’e dair konuları ele alıyor.
* İlk ciltler, “Meşrutiyet’ten Çok Partili Siyasi Hayata” ve “Tabutluktan İhtilâle Sürgünden Siyasete” gibi başlıklarla Türk siyasetinin önemli kırılma noktalarını ve Ülkücü Hareket’in bu süreçlerdeki konumunu inceliyor.
Öznur’un eseri, Ülkücü Hareket’in tarihine tanıklık edenlerin kaleme aldığı anı ve hatırat türündeki kitapların ötesinde, kapsamlı bir tarih anlatımı sunuyor.
Eser, Türk milliyetçiliği ve Ülkücü Hareket üzerine yapılacak çalışmalara, araştırmalara, tezlere kılavuzluk edecek nitelikte bir kaynak olarak öne çıkıyor.
---