Bismillâhirrahmânirrahîm;

DÜNYA, Erbakan Hoca’nın mücadelesi sebebiyle “Hakk’ı üstün tutma” ve “maneviyat”çılığın “bereket” ve “tesir gücü”ne yakından şahit oldu. Ona karşı içten ve dıştan öylesine bir kuşatma oluşturmuşlardı ki! Dağ ve kayaların bile direnmesi mümkün değildi! İman ne büyük bir cevhermiş Yarabbi! “İman var; imkân var” şuuruyla bütün engellerin üstesinden geldi. Çok kere “yenildi” sanılırken bile “yendiği” görüldü.

Besmeleyle başlamıştı işe. Hayatı, besmelenin bereketini öğretti bize. Yakın çalışma arkadaşlarından Şevket Kazan anlatır: “Erbakan Hocamız müsvedde bile olsa, bir kâğıda besmelesiz yazmazdı. Kâğıdı önüne alır; sağ üst köşesine hattatların bildiği ‘bismihî’ işaretini koyardı. Bakanlar Kurulu kararnamelerinin üst kısmına, kimsenin fark etmeyeceği şekilde ‘bismihi’ kordu.” (Millî Gazete, 01.03.2012)

İnsanlık tarihi peygamberlerin çetin sınavlarıyla doludur. Sonra sırasıyla sıddîklerin, sâlihlerin, sâdıkların… Dünya imtihanını hakkıyla verenler âhirette büyük dereceler kazanacaklar. Erbakan Hoca karşılaştığı çetin imtihanları iman ve azmiyle kazandı.

Ona karşı darbeler yapıldı; partileri kapatıldı; siyasî yasaklı hale getirildi; tutuklandı. Siyasî hayatının üçte biri savunmalarla geçti. “Savunan Adam”dı o. Fakat yanlış hesap Bağdat’tan döndü. Temiz, lekesiz, herkesin iyiliğini isteyen, dünyanın huzur ve barışı için çalışan bir insana ne denilebilirdi ki! Kötü niyetliler hep yenildi; unutuldu; hiçliğe mahkûm oldular. Hoca ise, “Mücahit Erbakan” olarak dost-düşman herkes tarafından hep hayırla anılıyor.

 BU NE SEVGİ YARABBİ!

SEVEN seviliyor. İnsanlık için çalışan unutulmuyor. Manevî değerler insanın gönül dünyasında yankılanıyor. Allah için yola çıkan yolda kalmıyor. Dua alanın geleceği güzel oluyor. Erbakan Hoca Allah dostlarının dualarını aldı; onlar da Hocamıza büyük hürmet gösterdiler. Maneviyata değer vermenin bereketi bu!

Düşünebiliyor musunuz? 1 Mart 2011’deki cenaze merasiminde 3.5 milyon seveni uğurladı onu. Fatih’ten Merkez Efendi’ye kilometrelerce yol insan seliyle dolup taştı. Türkiye dışında; Mekke, Medine dâhil, 67 ülkede gıyabî cenaze namazı kılındı. Onun vefatı ümmeti üzdü. Ruhuna binlerce Kur’an hatmi okundu. Her yıl, yüzlerce noktada anma programları düzenleniyor; hatimler okunmaya, dualar edilmeye devam ediliyor.

İşte, Allah’a bağlı, maneviyat eri bir liderin özlenen akıbeti! Unutulmazlık özde, ruhta, maneviyata bağlılıkta! Onlarca yıl iktidarda kalmış nice han, hükümdar, devlet başkanı, vazgeçilmez sanılanlar unutulup gitti. Ruh mesabesindeki maneviyatçılık insanı unutulmaz hale getiriyor.

Türkiye siyasetinin önde gelen isimlerine göz atın! Nice önemli bilinen kişi unutulup gitti. Erbakan Hoca gibi gönül ve hizmet erlerinin değeri yıllar geçtikçe daha iyi anlaşılıyor; hayırla anılmaya devam ediyor. Çünkü Erbakan Hoca siyasetini evrensel mesajlar üzerine kurdu. Nice siyasetçi ise günü birlik hesaplar yaptı; çıkarlarına, ihtiraslarına yenildi. Kadim, evrensel değerler ölümsüzdür. Onları benimseyenler fikir ve örnek hayatlarıyla ölümsüzleşiyor.

 ALLAH DOSTU BİR MÜCAHİT

ERBAKAN Hocamdan Allah birlerce kez razı olsun! Mensuplarının âhiretlerini tehlikeye atacak icraatı olmadı. Aksine, âhiretimizi kazandıracak güzelliklere çağırdı. Fani âlemde, ebedî olanı kazanmaya teşvik etti. Günümüz liderleri insanları neye çağırdıklarına yeniden gözden geçirsinler. Haramlar, yalan ve iftiralarla kendilerini ve etkilediklerini cehennem odunu haline getirmesinler!

Erbakan Hoca’nın iman, azim, dürüstlük ve Hakk’a bağlılığı Türkiye’ye ilaveten dünyada da yankılandı. Vefatı münasebetiyle Afganistan Cemiyet-i Islah Örgütü, “Ne öğrendiysek, ondan öğrendik” diyerek 3 günlük program yapmıştı.

Filistin Başbakanı İsmail Heniye, “Filistinliler mücadeleyi Erbakan’dan öğrendi” diyordu.

Hindistan Cemaat-i İslâmî Lideri Hasan Han, “Erbakan, yalnız Türkiye’nin değil; tüm Müslümanların lideriydi” demişti.

Malezya İslâm Partisi Genel Başkan Yardımcısı Seyyid Azam, “En büyük mücahit, Hocamız!” sözünü etti.

Ankara’daki son anma toplantısında konuşan, Erbakan Hükümeti’nin DYP kanadından İç İşleri Bakanı Meral Akşener, Erbakan’daki nezakete, dürüstlüğe ihtiyacımız olduğunu anlatarak, “Allah onu Peygamberimize komşu etsin; hepimizi cennette buluştursun” temennisinde bulundu.

Erbakan’ın yolunda olmak sözle değil; ideallerini sürdürmekle olur.  Saadet Lideri Karamollaoğlu, son anma toplantısında, “Erbakan’ın yolunda olmanın asgari şartı Saadet Partisi’nde yer almaktır” demiş; “Hoca’nın vefat ettiğinde Saadet Partisi’nin Genel Başkanı olması”nı gerekçe göstermişti.

Her fani gibi Erbakan Hoca da dünyadan göçtü. Fakat finali imrendiriciydi. O, “Hakk’ı üstün tutmanın daima saadet getirdiğini” anlatırdı. En önemli örneği de O’nun özlenecek akıbeti oldu.