Fiziken engelli olan insanların hayattaki en büyük çabası; engelleri aşmak, sosyal hayata aktif olarak katılmak ve üreten birey olmaktır. Bu ancak onlara fırsat eşitliği, sosyal adalet ve gerektiği kadar imkân verildiğinde mümkün olacaktır.

Bir ülkede yaşayan insanların sosyal, kültürel ve ekonomik haklardan eşit olarak faydalanması ve bunlara gerektiği kadar önem verilmesi, aynı zamanda hakkın ve adalet terazisinin şaşmaması; insan hakkı kul hakkı unsurlarının layıkıyla yerine getirilmesi, milletlerin ve devletlerin elzem olan şaşmaz ve ihmal edilmez olmazsa olmazlarındandır. Ülkemize gelince durum bu minval üzerine midir acaba? diyerek tabloya bakmamız gerekiyor. Devlet erkinin, yani iktidarın 24 Haziran genel seçimlerinde seçileceğine göre, yukarıda söylediğimiz hususları seçime giren ve iktidara talip olan partilerin hangisi engelli camiasına neleri taahhüt ediyor? Ya da söylem, tutum, davranış ve icraatlarıyla hangisi güven ve umut veriyor? Gelinen noktada açıklanan milletvekilleri aday listeleriyle birlikte, engelli camiası yine yıkıldı ve hayal kırıklığına uğradı. Engelli sivil toplumunu hakkıyla temsil eden, tanınmış, bilinmiş engellilerden hiçbirisini hemen hemen hiçbir partide dikkate alınacak listelerin sıralamalarında maalesef göremedik. Göstermelik olarak kazanmaya uzak liste sıralamalarında birkaç engellinin konulması, engelli toplumuna değer veriliyor anlamına gelmiyor, aksine alay ediliyor. Toplumun bazı kesimleri önem ve özenle dikkate alınıp, hassasiyet gösterilirken, engelli camiası maalesef soyutlanmış, itilmiş, hatta unutulmuştur. Hiç kimse, “Biz engelli dostuyuz, biz de bir engelli adayıyız. Bizim de ne olacağımız belli değil” gibi çocuk kandırmacası laflarla edebiyat yapmasın. İnançlı kesim, Asr-ı Saadet’e bir baksın. Orda çok güzel örnekler görecektir. Hatta Abese Suresi’nin nüzul sebebini iyice okuyup araştırsınlar. Sosyalist geçinenler de, insan hakları diyenler, emekten ve ezilmişlikten söz edenler yalanla, dolanla kandırmacaları bıraksınlar. Şunu iyi bilsinler ki, engellilerin takibinden ve dikkatinden kaçmıyor.

Nüfusumuzun önemli bir kesimini hatta on milyonlarla ifade edilen bu topluluğun ülke yönetiminde söz ve karar sahibi olma fırsatını maalesef hiçbir parti vermemiştir. Bundan sonra da, bu hususta geleceğe yönelik kısa veya uzun vadede ne yapacakları da maalesef belli değildir. Seçim beyannamelerine bir şeyler yazmışlar, ama bunlar artık engelliler için inandırıcı gelmiyor.

Hadi bari diyelim ki, önümüzdeki yıl yerel seçimler var. Şimdi belediye başkanlıklarında, belediye meclislerinde ya da il genel meclislerinde engelliler için gerektiği kadar kontenjan ayrılacak mı? Bir kaç tane engelli belediye başkanı olabilecek mi? Peşinen söylüyoruz ki: HAYIR! Çünkü takke düştü kel göründü. Bu seçimle birlikte partilerin gerçek iç yüzü ortaya çıktı. Engellilerle alakalı önemli bir proje veya programın olduğu ümidini engelli camiası artık taşımıyor. Dileğimiz odur ki, engellilerin meclise girmeleri bu durumda mümkün değil. Belki engelli yakınlarından birileri girer de bu camianın halinden anlar. Her şeye rağmen bu seçimin ülkemiz ve bütün insanlık için hayırlar getirmesini niyaz ediyoruz. Vesselam.