Suriye’de muhalifler neden şimdi saldırdı? Bu soruyu yineliyoruz?

İsrail açısından olanca desteklere rağmen zor duruma düşmesi, dünya kamusunda itibarını yitirmesi, sadece yöneticilerin desteğini alması ve hatta onların da giderek isteksiz davranması belli bir son olacağını gösteriyordu.

Saatler ilerledikçe asıl maksadın ne olduğu anlaşılıyor. Suriye yönetiminin İran ve Hizbullah ile ilişkilerini kesmesi uyarısı, Trump’ın HAMAS’ın elindeki tutsakları hemen bırakması, yoksa Orta Doğu’yu ateşe vereceğini söylemesi sürecin bir göstergesi.

Suriye bir taraftan İsrail tarafından zaman zaman vurulur, yıldırılırken âdeta soluk aldırılmıyor. O zaman yeniden geçmişte olduğu gibi bölge halklarını birbirine vurdurmak ve etkisizleştirmek. Taraflar bir yandan mevcut yönetime karşı ayaklanmış, ilerlemişken birbirlerine de düşmeye başladılar. Bu karmaşa, süreci denetleyenler tarafından kendilerine göre şekillendirecekleri muhakkak. Asıl amaç, geçmişte olduğu gibi İsrail’i rahatlatması ve asıl amacına ulaşmasıdır. Bütün oyunlar, İsrail’in korunması ve gelişmesidir.

Bölgede tarafsız kalan dolaylı taraf olanlar Siyonizm’in ve emperyalizmin hizmetindedirler.

Suriye’deki bu kalkışmayı destekleyenler, sevinenler hamasi duygularla kendilerini tatmin ederlerken Siyonizm ve emperyalizmin hizmetindedirler. Beşar Esad gider, yerine yenileri gelir. Arap ülkelerinin başında bulunanlar hangisi daha çok temizdir, güvenlidir?

En güvenilir bilinen, dünya kamusuna görünürde sürekli olarak bağırıp çağıranlar, dolaylı yollarla İsrail’e hizmet edenler çok mu temizdirler? Halkı sokaklarda bağırtıp slogan attıranlar sıra asıl eylemlere gelince susanlar, sessiz kalanlar çok mu temizdir? Toplumu etkisiz kılan, onları sadece uyutup sloganlarla tatmin edenler çok mu masumdur? Geçmişte emperyalizm ve Siyonizm’in Kudüs’ü başkent olarak hazırlık yapıldığında yetkililer en azından Kuzey Kudüs Müslümanların başkenti olsun gibi bir istekte bulunmuşlardı. Doğal olarak bunlar emperyalizm tarafından kabul edilebilir bir durum değildi. Onlar bildiklerini yapıyorlar.

Geçmiş dönemi bir anımsayalım. Trump ile Biden arasında ne fark var? Biri diğerinden zalim, biri diğerinden vahşi. Trump, Arapları dizayn eder, yola getirirken haraca bağlamıştı. Yeni süreç ondan hiç de farklı olmayacak. Karmaşa bununla kalmayacak. Nasıl Kudüs İsrail’e başkent ilan edildiyse, nasıl Golan Tepeleri’nde Trump adına bir kent kurulduysa bundan sonraki hamleler daha ileri adımlar olacak, bu kesin.

Sosyal medya çarşısındaki sokakları dolaşırken hamasi bakışın nasıl da kabul gördüğü anlaşılıyor. Akademisyen olan koca koca adamlar geçmişte Halep’te çektirdikleri fotoğrafların altında yorumlarda bulunurken kendilerine kalacağı vehmindedirler. Halep sırtlarında “vatan” diye yazılmış olanları paylaşıyorlar.

Suriye’de ölen insanların, tehcir edilenlerin mevcut yönetimin ve zulmünün elbette etkisi vardır; bu, yadsınamaz? Ne ki Suriye’yi tehcir eden asıl güç emperyalizm ve onların taşeronlarıdır. Suriye’nin boşaltılma süreci kimin işine yaradı, kimler oralara konuşlandı ve onlar kimlere destek veriyorlar?

Emperyalizmin başarısına sevinenler onlarla birlikte olmuyorlar mı? Muhammed Mursi sonrasında Sisi yönetimine tavır takınanlar neden daha sonra el sıkıştılar? Geçmişte olduğu gibi, durumlar buraya gelmeyene kadar Beşar Esad ile el sıkışılamaz mıydı? Suriye’nin işgali kime yaradı ya da yarayacak? Netanyahu il el sıkışanlar, sevgi gösterileriyle kabullenenler, Herzog’u sarayda görkemli karşılayanlar, geçmişte olduğu gibi aynı şeyi Beşar Esad için yapamazlar mıydı? Bu, hem bölge için hem de Suriye ve Filistin için daha sağlıklı olamaz mıydı?

Önerimiz, Müslümanların birlik içinde olmalarıdır. Emperyalizm kuklalarını çok seviyor, onları istediği gibi yönlendiriyor, onlar da itaat ediyor.