Hayvanat bahçesinden kaçan bir fil “Gaziantep Cam Müzesine” girdi ve her yeri tarumar ediyor” diye bir haber duysanız veya okusanız aklınıza neler gelir?

Veya girenin akıl hastası biri olduğunu duydunuz yine aklınıza neler gelir.?

Arkeologlar, tarihi camlara sahip çıkarlar, Hayvan hakları savunucuları filin yanında yer alırlar.

Akıl hastasının yanında kaç kişi yer alır?

Yıllar önce Sultanahmet meydanındaki İbrahim Paşa sarayında, dünyada az bulunan halıların sergisi açılmıştı.

Türkiye’de antika halılar konusunda en iyisi demeyeyim, benim tanıdıklarım arasında en iyi olan, hem Avrupa’da hem Türkiye’de güzel sanatlardan iki diplomaya sahip, çekirdekten yetişme değerli bir dostla birlikte gezdik.

Dünyada eşi olmayan bir halı, Tibet’te bulunmuş ve bir Amerikalının özel koleksiyonunda imiş. Dokunma yeri Türkiye.

İşte o halının Türkiye’de sergilenebilmesi için 50 milyon dolara sigorta edilmiş.

İstanbul havasının onu bozmaması için havayı ayarlayan teknolojik aletlerle etrafı korunmaya alınmış.

O zaman değerli dostuma “Bunu dokuyan Anadolu kadınının köyü ve çevre köylerini satın alabilecek kadar değerlenmiş bu halı” demiştim.

Şimdi o Anadolu kadınının köyünden delikanlılar, evinin damına Amerikan bayrağı asan bir teröristin kör kurşunuyla paramparça ediliyorlar. Halbuki Rabbimiz, yeryüzünün en değerli varlığının insan olduğunu: “Muhakkak biz, Adem oğullarını mükerrem/değerli kıldık. Karada ve denizde onları taşıdık. Onlara güzel rızklar verdik. Yarattıklarımızın birçoğu üzerine üstün kıldık.” (İsra suresi ayet 70) ayetiyle haber vermişti. Yaratanın değerli olarak yarattığını eğitim yoluyla değersiz hale getiren biziz.

Meleklerin bile secde ettiği Adem, yeryüzüne inince onun çocukları kendilerini cennetten çıkaran şeytanın vesvesesine uyarak bu dünyada değersiz hale getirdikten sonra ölünce cehenneme odun yapmaya çalışıyorlar.

Nesimi: “Sıratı müstekıym üzere gözetirim rahimi (yolumu)

İblisin talim ettiği yola minnet eylemem” diyor. Allah, değerli olarak yarattığı Adem oğullarını başıboş bırakıvermemiş. Dünyada bulunması, bitmesi, üretilmesi mümkün olmayan akılla onu donatmış.

Bir miligramı dünyanın merkez bankalarının topladığı bütün paralardan daha değerli olan aklı vermiş.

İnsan öylesine değerli ki o aklı kendisi gibi bir akla kul köle olmasın diye peygamberleri aracılığıyla akılları ve gönülleri tatmin edecek kitaplar göndermiş.

Fazla yürüyüp yorulmasınlar, yüklerini sırtlarında taşımasınlar diye taşıyıcılar yaratmış:

“Atları, katırları ve merkepleri siz binesiniz ve ziynetlenesiniz diye (yarattı). Daha bilmediklerinizi de yaratır.” (Nahl süresi ayet 8)

Karada, denizde ve havada taşıma araçlarımızın hepsi Rabbimizin bize lütfettikleridir.

Ayetteki “Daha bilmediklerinizi de yaratır.” İfadesi şu anda bilmediğimiz, ileriki zamanlarda bulunacak olan ulaşım vasıtalarımızı da içine almaktadır.

Akılla donatılan, Kur’an’la yönetilen, bu insanın yaratılışı da yaratıklar arasında en güzel şekildedir.

“O Allah ki, Yeryüzünü size yerleşim yeri kıldı. Gökyüzünü size tavan yaptı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi güzelleştirdi. Sizi hoş ve temiz şeylerden rızıklandırdı. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Âlemlerin Rabbi olan Allah yücedir.” (Mümin süresi ayet 64, Teğabün süresi ayet 3)

Aynanın karşısına geçin ve burnunuz veya gözünüzü veya kulağınızı yerinden alıp koyabilecek bir yer arayın bakalım. Kılığımızı da en güzel şekilde yaratmış. Yiyeceklerimiz de diğer bütün canlılarınkinden daha güzeldir.

Bütün memeli canlıların çocukken emdikleri sütler hayvanlarda belden aşağıdan çıkar, ama insanınki belden yukarıdan çıkar.

Bu değerli yaratık konuşursa dilinden bal akar. Ama yanlış eğitimle aynı dilden zehir akıtmayı da bu insanoğlu başarmıştır.

Küçücük tarihi bir eseri temizlerlerken, çizgilerine zarar gelmesin diye ipekten fırçalarla temizliyorlar.

Hava, güneş, hava, toprak, altın ve yeryüzünün tamamı insan için yaratılmıştır. İnsan da Rabbine kul olsun kula kul olmasın diye yaratılmıştır.

Haksız yere akıtılan bir damla kanı bütün dünyadan değerlidir.

Eğitimimizde buna ağırlık verilmelidir.