Bir zamanlar Davutoğlu’nun danışmanlığını yapan EtyenMahçupyan, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile aynı gün fikir değiştirecek bir amigo kümesi var” diyerek önemli bir gerçeğin altını çizmişti!

Evet, böyle bir “amigo kümesinin” varlığı bugün daha belli bir hale gelmiş bulunuyor.

Bu arkadaşların bir kısmı “iyi niyetle” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın etrafında yer alırken bir kısmının “farklı hesaplar” içinde oldukları nasıl inkâr edilir?

Peki, böyle bir “amigo kümesinin” varlığı Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından hayra mı alamettir yoksa şerre mi?

Keşke bu insanlar Cumhurbaşkanı Erdoğan ile aynı gün fikir değiştireceklerine O’na yaptıklarının ya da söylediklerinin “doğru ya da yanlış” olduğunu hatırlatabilecek bir konumda olsalar!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın böyle dostları da var ama onlar yakın çevrenin oldukça uzağına itelenmiş durumdalar!

Bu dostlardan biri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye İsrail yakınlaşması ile ilgili sözlerini “tedirginlik verici” olarak ilan etmiş ve bu sözleri “yadırgadığını” söyleyerek kenara çekilmişti.

Bir başkası ise AKP iktidarları döneminde İslamcılığın içinin daha da boşaltıldığına dikkatleri çekmiş ve ortada kuru bir iskelet kaldığını ifade etmişti!

Evet, Cumhurbaşkanı Erdoğan izlediği politikalar ile bugüne kadar her seçimden başarı ile çıkmıştı ama etrafındaki “dostları korumakta” aynı başarıyı gösterdiğini söylemek oldukça zor!

Yani düşmanlar dost haline getirilemezken dostlar bir bir kaybediliyordu!

Elbette kaybedilen dostların “düşman” haline geldiklerini iddia edecek değiliz ama bugün “gönül kırgınlığı” halinde ortaya çıkan durumun yarın “düşmanlık” halini almayacağını kim garanti edebilir?

Şüphesiz Mahçupyan’ın sözünü ettiği “amigo kümesinin” başları dara düştüğünde yine fikir değiştirip bu defa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısında yer almayacağına da kimse garanti edemez!

Tamam, her seçimde bir başarıya imza atılıyordu ama eski dostlukların yerinde de yeller esmiyor mu?

Seçimlerde de artık eski başarılı günler geride kalmış  gibi görünüyor.

Bize kalırsa Cumhurbaşkanı Erdoğan kaybetmekte olduğu eski dostları için zaman ayırmalı ve “Gerçek dost acı söyler” sözünden hareketle onlara kulak vermelidir!

Birkaç “hınk deyicinin” tesiri altına girilerek eski dostların yitirilmesine göz yumulmasa iyi olmaz mı?

Eski dostlar ile beraber “bir hayli yol” yürünmüştür ama hınk deyiciler ile “kaç adım” atılmıştır ki!

Sanırız bu hesap çok iyi yapılmalıdır!