İstanbul’da belediye başkanlığı seçimi niçin yenilendi, yenilenme kararı toplumu tatmin etti mi gibi daha peç çok soru sıralamak mümkün. Ancak, sonuç olarak yapılan seçimler iptal edilerek yenilenme kararı alınmış bulunuyor ve biz yazımızı yazarken İstanbul’da seçmen belediye başkanını seçmek için oyunu kullanıyordu. Bu bakımdan sandıktan kim çıkarsa çıksın, tartışmalara meydana vermeden seçmenin iradesinin hayata geçirilmesi gerekiyor. Eğer mesele itiraz için bahane bulmak ise bu çok kolay çünkü önceki seçimin ardından yaşananlarla bunu açıkça gördük. Bu arada eğer mahalli seçimlerde İstanbul bazında usulsüzlükler olmuş, özelliklede sandık kurullarının belirlenmesinde bu usulsüzlükler tespit edilmiş ise, niçin sadece belediye başkanlığı seçimleri iptal edildi de, meclis üyelikleri ve il genel meclisi seçimleri iptal edilmedi, bu sorunun cevabı açıklık kazanmadı. Çünkü mahalli seçimler özellikle de belediye başkanlığı ve belediye meclisi üyelikleri seçimi bir biri ile yakından ilgilidir. Denebilir ki, itirazlar belediye başkanlığı seçimine oldu, diğer hususlarda olmadı. Belediye meclisinde çoğunluğu kazanmış olanlar belediye başkanlığı seçimine itiraz ettiler, kazandıkları alana etmediler. Bu tercih itirazcıların kararıdır. Ama gerçekten seçimlerde özellikle sandık kurulları ve ilçe seçim kurulları ile ilgili usulsüzlükler olmuş ve husus Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenerek seçimin iptal gerekçesi olmuş ise o zaman İstanbul’da sadece belediye başkanlığı seçiminin değil, seçimin toptan iptal edilmesi gerekmez miydi?

Hemen belirteyim ki, derdim tartışmaları yeniden ateşlemek değil. Ancak, uygulamada ortaya çıkan durum ister istemez toplumda yenilenen seçimlerde de yine eski tekrarlar ve itirazlar yaşanacak mı sorusunu akla getiriyor. Artık, insanımız kurulların değil, kendi dediğinin hayata geçirilmesini istiyor. Seçmenin iradesinin olduğu gibi yansımasını engelleyen çeşitli uygulamalar olmasına rağmen, söz gelimi bazı adaylar medya tarafından seçmenden gizlenmeye çalışılarak İstanbul’da belediye başkanlığı seçimine iki partinin adayı katılıyormuş havası estirilmesine rağmen seçmen iradesi seçimlerin ardından yine tartışma konusu olacaksa seçimlerin manası ağırlığını yitirecektir. Bu bakımdan çıkan sonuçlara tarafların saygı göstermesi, bu seçimler için önemli bir husustur.

Bu noktada TRT’nin AK Parti ve CHP adaylarının dışındaki adaylara ekranlarını kapatması, adeta kamuoyundan gizlemeye çalışması seçim öncesi yapılan yanlışlardan birisiydi. Çünkü seçmene sadece iki aday gösterilerek ikisinden birini seçeceksiniz anlamına gelen bir mesaj iletilmiş oldu. Tüm bunlara rağmen gönül artık aylar süren seçim tartışmalarının son bulmasını istiyor. Çünkü kim seçilirse seçilsin bu ülkenin insanı olacaktır. Bu yönüyle tüm adaylar eşit şartlara sahip olmalıdır. Bunları hatırlatmaktan maksadım, gazetemiz elinize ulaştığında seçim sonuçları belli olmuş olacak, önümüzdeki hafta boyunca seçim sonuçları ile ilgili değerlendirmeler yapılacaktır. Buna kimsenin itirazı yoktur, seçimleri şaibeli göstermek doğru değildir. Eğer demokrasi sözünü dillerinden düşürmeyenler bu söylediklerinde samimi iseler seçimlere gölge düşürmemek için demokratik kurallara uyulmasını kendileri için de zorunlu görmelidirler.

Bu duygularla sonuçların ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.