Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dostları AKP’yi bekleyen akıbeti görüyor ve uyarı üzerine uyarı yaparak yeniden parlamenter sisteme dönülmesini istiyorlar.
Kendisine başkanlık sisteminde ısrarcı olunması halinde parlamenter sistem içinde sürdürülebilecek bir iktidarın bile elden gideceği hatırlatılıyor!
Yani özetle deniliyor ki, bu gidişat devam ederse Dimyat’a pirince gideyim derken evdeki bulgurdan olma riski çok yüksek!
Yani deniliyor ki, belki sen başkan olmayacaksın ama partin iktidarda olacak!
Evet, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dostları AKP’yi bekleyen akıbeti doğru okuyorlar ve böyle giderse bırakın yeniden başkanlığı kazanmayı, parlamenter sistemdeki gibi iktidar bile olunamayacağını söylüyorlar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dostları bize göre de doğru olanı yapıyorlar. Malum dost acı söyler!
Ve kendisini uyarıyorlar!
Bir bakıma “yakın çevrendekilerin dediklerine fazla kulak asma, gidişat iyi değil” demek istiyorlar.
İktidar partisinin ciddi sıkıntılar yaşadığını kimse inkâr edemez. Parti içi sorunların bir türlü çözüme kavuşturulamadığı gayet açık bir biçimde görülüyor.
İktidar partisi mensupları konuşmalarında kardeşlikten söz ediyor olsalar da bu, düşman kardeşliği gibi bir şey.
Peki, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dostlarının son günlerde sıklıkla dile getirdikleri bu uyarılar etkili olur mu?
Yani onların uyarılarına kulak verilir mi?
Bu hususta ciddi endişelerimiz var.
Neredeyse tüm ömrünü başkanlık sistemini kurmak üzere geçirmiş bir kişinin bu tür uyarılarla başkanlık sisteminden vazgeçme ihtimalini oldukça düşük görüyoruz.
Dostlar uyaracaklar ama sistemde ısrar arzusu hep ağır basacaktır.
Ve sonunda dostların fark etmiş bulunduğu akıbet kaçınılmaz hale gelecektir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın çevresinde bulunanlar ile dostları arasında bir tercih yapmak zorunda kalırsa yakın çevresinin çok daha etkili olacağı aşikâr değil mi?