Önce Lübnan ve Mısır’da İslam araştırmaları yaptı. Sonra Endonezya, Malezya ve Tunus’ta öğretmen olarak çalıştı. 1981’de Vatikan Asya Masası’na, 88’de Tayland Ekümenik ve Dinlerarası İlişkiler Ofisi’ne Başkan oldu. 96’da Vatikan İsa Topluluğu’nun Dinlerarası Diyalog Cizvit Sekreteri, İslam Bölümü Başkanı! Tarihler 9 Şubat 1998’i gösterdiğinde Fetullah Gülen ile Papa II. Jean Paul’u Vatikan’da buluşturdu. İsmi Thomas Michel.

***

Graham Fuller ve George Fidas ile birlikte Gülen’in ABD ikameti için referans oldu. Gülen’i, “Açık fikirli, geniş ufuklu bir İslam anlayışı var” diye övdü! Üyesi olduğu 16. asırda İspanyol Loyolalı Ignatius’un kurduğu İsa Cemiyeti’nin Amerika’da 50 özel lise ve üniversitesi var. Georgetown en meşhuru. Eğitim faaliyetlerinde uzmanlar yani.

İşte bu Cizvit Rahip Thomas Michel geçen hafta Türkiye’deydi. Türkiye, Gülenizmi çökertti diye vazgeçecek değillerdi! Doğrudan Hıristiyanlaştırmanın çok zor olduğu Müslüman Türkiye için oluşturdukları Dinlerarası Diyalog Projesi’ne yeni partnerler aradı. Gülen Cemaati yerine yenileri için çok esrarengiz görüşmelerde bulundu. Kimlerle ne görüştü, anlaştı mı, anlaşmadı mı bilmiyorum.

Ancak bir ipucu. Önümüzdeki aylarda kim, hangi kesim, hangi camia, “Kültürler arası iletişim, etkileşim, dünya barışı, dinlerin kardeşliği, medeniyetlerin kaynaşması…” diye ortaya çıkarsa dikkat edin! Sözümüz ne Cumhurbaşkanı’na, ne Başbakan’a, ne partilere, ne cemaatlere, ne tarikatlara… 40 yıl sonra Endülüs gibi olmamak için herkese, hepimize! Ilımlı İslam, Hrislam, küfürle, Batı ile işbirliği yapan geleneksel irticai din anlayışı ile, Diyalogculuk ile… Muhtemel 15 Temmuz’lara direnecek mecalimiz kalmayabilir! Aman pür dikkat!

BUGÜN YA DA YARIN!

Türkiye, öyle ya da böyle “gâvur âşıklığı-nı” BIRAKACAK!

“Uçurumdan aşağı hızla giden, AB otobüsünden” bir şekilde ATLAYACAK!

“Müslü-man’dan düşman, gâvur-dan dost-müttefik olmayacağını” ANLAYACAK!

“Irak, Mısır, Suriye’den sonra sıranın Türkiye’de” olduğunu BİLECEK!

“Ortado-ğu’nun iki horoza, İsrail ve Türki-ye’ye fazla geleceğini” illa ki ANLAYACAK!

Bugün ya da yarın! Kim bilip, anlayıp, yaparsa O KAZANACAK!

ECEVİT’LERİN GÜLEN AŞKI!

Türkiye Cumhuriyeti’nde Fetullah Gülen iki kez affa uğrar. İki affın Başbakanı da Bülent Ecevit’tir. Biri 15 Mayıs 1974, diğeri, Rahşan Affı olarak da bilinen 22 Aralık 2000 affıdır. Ecevit’lerin Gülen aşkı eskidir!

15 TEMMUZ’UN ESAS MUCİZESİ!

Dönüm noktasında… Uçurumun kenarında… “Başka kurtuluş yok” denilen anda… Bazı olayların gerçek yüzü, içeriği, hakikati, en kritik zamanda, “Tam da bitti” denildiğinde cereyan eder.

“İslam adına yaptığı tahrifata karşılık yüce Allah’ın Malum Şahsı rezil rüsva etmesi lazım. Tarihte hep böyle olmuş” diye yıllardır hayret eder dururdu bir dostumuz. “Ama hayret, adam Türkiye’yi avucunun içine aldığı yetmezmiş gibi dünyaya da açıldı” diye de eklerdi! Ta ki 15 Temmuz’a kadar! O dostumuz, şimdi şöyle diyor: “Bir gecede Allah bize mucize gösterdi. Adam rezil rüsva oldu!” Gerçekten de öyle; insan içine çıkacak, ülkeye adım atacak hâl kaldı mı? Ne demişler? “Allah bir iş yapsın sen seyredesin!” O ne yaparsa, en güzelini yapmaz mı?

MAKAMDAKİ İLGİNÇ KONUK!

1990’ların sıkı solcusuydu. O kadar öfkeliydi ki, 1989’da Refah Partili Temel Karamollaoğlu’nun Sivas’ta belediyeyi kazanmasına çok bozulmuştu.

Halil İbrahim Altuntaş, günlerce demediğini bırakmamıştı!

Tam da o günlerde ilginç bir olay oldu!

Yanında çalışan çocuğu bayie Milliyet almaya gönderdi.

Çocuk da yanlışlıkla Milli Gazete aldı! Gazete’de Erbakan’ın Adil Düzen’le ilgili söyledikleri dikkatini çekti. Düzenli almaya başladı.

Kısa süre sonra bir ilginç olay daha oldu. Araba alacaktı ve bayi “teminat” istiyordu.

Ancak son gidişinde bayi sahibi çok sıcak davranmaya başladı ve “Teminata gerek yok” dedi.

“Neden?” diye sorunca, “Sizin teminatınız, elinizdeki Milli Gazete” demesin mi?

İşte o Altuntaş, geçenlerde Saadet Genel Başkanı olan Temel Karamollaoğlu’nun en ilginç ziyaretçilerinden biri oldu. Helallik aldı. Bir süre hasbıhal ettiler. İçimden, “Milliyet’in en büyük faydası Milli Gazete’ye isim benzerliği” diye düşündüm!

İKTİDARIN YENİ PARALELLERİ!

Geçtiğimiz gün bir iktidar vekili ile sohbet ediyorduk. Biraz da sitayişle dedi ki; yeni paralellerimiz var. Kim diye sordum: Ulusalcılar ve Ulusal Milliyetçiler diye yanıtladı. “Hayırlı olsun” dedim bende. Ne diyeyim!