Fethullah Gülen’in 9 Şubat 1998 tarihinde Papa II. John Paul’e sunduğu mektubunda Papa’nın Dinlerarası Diyalog misyonuna ortak olduğunu ve misyonerlik faaliyetlerine katılmaya hazır olduğundan; Papa’nın Dinlerarası Diyalog çalışmalarının hizmetkârı olma isteğini açıkça dile getirdiğinden bahsetmiştik.
Vatikan’la ilişkiler:
Bir taraftan Dinlerarası Diyalog faaliyetlerine hız veren Gülen, diğer yandan da eğitim faaliyetleriyle Türkiye’deki Müslüman halkın gözünü boyamayı başarmıştır. Yurt içinde ve özellikle yurtdışında eğitim faaliyetleriyle imaj yapmış, diğer yandan asıl hedefi Dinlerarası Diyalog faaliyetlerinde mesafe almıştır. Gülen’in başını çektiği yapı, “Cambaza bak” taktiğiyle halkın dikkatini eğitime çekmiş, bu arada uluslararası bağlantılar kurulmuş, ABD ve Batı’yla münasebetler ilerletilmiş, Vatikan’la dinlerarası diyalog çalışmaları yapılmıştır.
Gülen’in Haçlılara Övgüsü:
Fethullah Gülen, 20 Ağustos 2016’da yayınlanan konuşmasında “Haçlı’nın ülkemizi işgal etmesi çok tehlikeli değildir” demiştir.
Konuşmanın devamında Gülen, bunun gerekçesini de,“Çünkü sizinle onlar arasında kırmızı çizgiler vardır. Bir kere onlar sizin kadınınıza kızınıza ilişmezler. Mabedinize ilişmezler. İlişmemiş Haçlılar” sözleriyle açıkladı. Gülen’in açıklamalarının ilgili kısmı şöyle: “En tehlikeli şey, şeytanın kâfiri kâfir yapması değildir, münafıkı Müslüman göstermesidir. En tehlikeli şey odur. Haçlı’nın ülkenizi işgal etmesi çok tehlikeli değildir. Çünkü sizinle onlar arasında kırmızı çizgiler vardır. Bir kere onlar sizin kadınınıza kızınıza ilişmezler. Mabedinize ilişmezler. İlişmemiş Haçlılar. Fakat münafık, meseleyi öyle bir karıştırır ki, Müslümanlıkla kâfirlik bir harcın parçaları gibi, farklı kimyevi şeylerin bir araya gelmesi gibi, o güzellik, o beriki çirkinlik ile bir araya gelince kömür, elmas birbirine karışır. Siz anlayın artık meselenin ne olduğunu” (Cumhuriyet, 23.08.2016).
Odesalı Hıristiyanlara mesajlar:
Fethullah Gülen, Favorit dergisinde yayınlanan mülakatında, “Bütün dünya insanlığı için faydalı gayretlerde bulunan biri olarak, Odesalı Hıristiyanlara ne söylemek ve onlardan ne gibi dileklerde bulunmak istersiniz?” sorusuna verdiği cevaba, “Estağfurullah, bin defa estağfurullah” sözleriyle başlamakta ve aynen şöyle demektedir:
“…Odesalı Hıristiyanların ise elbette rehberleri, din büyükleri vardır ve onlara söylenmesi gerekeni söylemektedirler. Bir Müslüman, yani dinlerin temel birliğine inanan biri olarak, onların söylediklerinin bir Müslüman’ın söylediklerinden ve söyleyeceğinden farklı olacağını düşünmüyorum” (http://tr.fgulen.com/content/view/16939/11/) demektedir.
Konuşmasını Hz. İsa’ya getirerek, “Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in “âhir zamanda” yani bu dönemde bir başka peygamberin değil, onun yeniden yeryüzüne geleceğini beyan buyurmuştur. Öyle ise bu temel noktalarda sürekli diyalog ve işbirliğimiz, üzerimizde kaçınılmaz bir borç olmaktadır” demek suretiyle Odesalı Hıristiyanlara tabiri yerindeyse yağ çekmektedir.
Yahudiler için anma töreni:
Mavi Marmara’da İsrail’in insanlık dışı muamelesine destek vererek “İsrail’in onayı olmadan hareket edildiği ve otoriteye (İsrail) başkaldırıldığı”nı belirten Fethullah Gülen, onursal başkanı olduğu KADİP tarafından Struma gemisinde, 1942 yılında öldürülen Yahudiler için anma töreni düzenlemekte hiçbir beis görmemiştir.
Bilindiği gibi Sovyet denizaltısı tarafından 24 Şubat 1942’de batırılan Struma gemisinde 770 Yahudi ölmüştü. Bunun yasını tutmak Fethullah Gülen’in onursal başkanlığını yaptığı KADİP’e düşmüştür.
(Devam edecek)