AKP iktidarının hâlini anlatıyorum. Güreşe girmekten maksat, müsabakayı kazanmaktır. Görüldüğü gibi, milletin beklediği çok önemli iç ve dış meselelerde ne yazık ki ortaya sadra şifa bir çözüm konulamadı.

İnşaallah Orhan Pamuk krizinde de öyle olmaz. Başbakan bu konuda da sert çıktı, Türk adâlet organına müdâhale edilmeye kalkışılmasını kınadı. Orhan Pamuk olayı bahane edilerek, dış kaynaklı müdahalelere girişilmesine karşı çıktı.

Ama biz, korkuyoruz ki yine geri adım atılır ve yine millet hayal kırıklığına uğrar. Zira Zinakonusunda, Homoseksüelliğin yasal sayılması konusunda, Domuz etinin piyasamıza zoraki sokulmasında hep geri adımlar atılmış, batılıların istediği olmuştu. Önce bir adım ileri atılmış sonra iki adım geriye gidilmişti. Pamuk işinin sonu ne olacak bilmiyoruz

Bilindiği gibi kanunlarımız, suç sayılan hususların, methedilmesini ve hele hele yargıya intikal eden bir konunun, üzerinde uluorta propaganda yapılmasını yasaklamıştır. Ama buna rağmen, bizim ermeni avukatlığına soyunmuş bir kısım medyamıza ilâveten taa yurtdışından ve Avrupa Birliği nden gelen, istismarcılar, ülkemizde cirit atmaya başladılar.

Kanun bu gibi eylemlerde bulunanlar hakkında, yerli veya yabancı ayrımı yapılmaksızın, cümlesi hakkında derhal soruşturma açılmasını emreder, bu emrin yerine getirilmesinde de bu hususta iktidara görev düşer, sadece kuru bir kınama ile işin geçiştirmemesi gerekir.

Ama böyle olmuyor, işler her zaman sürüncemede bırakılıyor. İktidar peşrev yapıyor karşı tarafa bir elense bile çekemiyor.

Meselâ şu YÖK konusunu ele alalım. Hâlâ tereddüt ediliyor. Buna benzer işlerde geri adım atılışı, ve bu kabil (oligarşik odakların) yasal çizgiye sokulamayışı ne demektir Oligarşik odakların iktidar yerine geçerek, iktidarı kendine ram etmesi demektir.

Meselâ bir genel müdür veya bir müsteşar, diyelim ki bakanın direktiflerine karşı çıkıyor. Bu taktirde o andan itibaren bakan genel müdür seviyesine düşmüş, maiyyeti Bakan mevkiine gelmiş demektir. Bu sebepten yürütme organı, yürütme erkinin, işlerliğini sağlamak için bütün engelleri kaldırmak, gerekiyorsa ilgili tüzüklerde, kanunlarda ve hatta Anayasada değişiklikler yapmak zorundadır.

Görüldüğü gibi, içki yasağı konusunda da bir karmaşa söz konusu. Yasak var mıdır Yok mudur Bu konuda Bakanlar arasında bile görüş birliği gözükmüyor. Şu cümleden olarak Başörtüsü konusu beklemede, misyonerler yasa dışı metodlarla, mânevi bünyemizi kemirmete. Buna rağmen taşların bağlanması, köpeklerin serbest bırakılması kabilinden içki, kumar, uyuşturucu satışı, beklemede, hatta hatta körpecik ilkokul çocuklarına kadar, bu türlü iptilalar tabana inmekte...

Ama bilesiniz ki, bu sürekli peşrev yapma gösterisi, artık kabak tadı vermeye başlamıştır. Zira bu konuda hakemler heyetinin (Yani Türk Seçmeninin) sabrı tamamen tükenmiştir. Sürekli minder dışına kaçan, hatta minderi de bırakarak, sürekli olarak yurtdışında kalmayı âdet haline getiren iktidar hakkında, millet er veya geç, kararını verecek, bu kadroyu hükmen mağlup ilan edecektir.