Cumhurbaşkanı, devletin başı, yasama ve yürütme organının yönlendiricisi, devlet yöneticisi ve uyumlu çalışmasını sağlayıcısı olması nedeniyle bütün gözler baş a çevrildi.

Tabii burada "Torunumun torununun arpalığı elden gitmesin" diye çırpınan, sayıları beş yüzü geçmeyen ama sesleri çok fazla çıkanların gözlerini ve sözlerini esas almıyorum.

"Bu gövdeye bir baş bulursak işimiz kolaylaşacak. Bizim adımıza o düşünecek. Bizim beyinler yorulmayacak. Bizim adımıza o konuşacak. O karar verecek. O hükümeti atayacak. O tavsiye kararlarıyla işi götürecek. Hele Mayıs ayı bir gelse de yeni baş a sahip olsak" deyip duruyoruz.

Sevgili peygamberimiz, Müslümanları bir vücudun organlarına benzetir. Organın biri ağrısa bütün organların ağrıdığını, onunla beraber uykusuz kaldığını,  onunla beraber ateşlendiğini haber verir. (Müslim Birr 66-67)

Bodrum da fuhuş ticaretinde satılan bir kızın kalp atışları Çankaya yı sarsar. Şemdinli nin bir köyünde veya İstanbul un kenar mahallesindeki aç insanın aaahları da Başbakanın ve ekonomiden sorumlu devlet bakanının uykularını kaçırır, hatta beynine kurşun bile sıktırır.

Beş gramlık kurşun deyip geçmiyoruz. Tonlarca ağırlıktaki aracımızın balans ayarını beş gramla yaptırıyoruz.

Bir tek kişinin seçimi bu kadar önemli olmamalı" denmez.

Kelebek kanadının çıkardığı esinti ile fırtınalar, kasırgalar arasında yakın ilişki olduğunu ilim adamları ortaya koyuverdiler.

Ambardaki tonlarca buğday birer tane buğdayların birleşmesinden meydana gelir.

Yazarlarımız, çizerlerimiz, işçimiz, işverenimiz, generalimiz, erimiz, profesörümüz, öğrencimiz, esnafımız, çiftçimiz bu ülkede yaşayan her sorumlu insanımız kendi gözünün gördüğü, elinin erdiği, gücünün yettiği alan içinde kendi üzerine düşen görevi yerine getirse sorun kalmayacak.

 Kendi işleri için avukata vekalet veren insan yine de avukatın yapacağı işleri ta kip eder ve işiyle kendisi ilgilenir.

Küçücük işlerimizde işi sıkı tutarız da milletin işlerine gelince seçtiklerimize havale ediveririz. Yapmazlarsa onlara kızarız. Yine de kendimiz yapmayız.

Kanunla ilk defa  Kur an okuma ve okutmaya  kısıtlama getirildi .  "Tevrat ve İncil okumak serbest, Kur an yasak" diye Milletvekillerini, Cumhurbaşkanını suçladık. Suçlamakta haklıyız. Ama bizler ne yaptık

Kur an okumasını bilen bir insan Ankara ya doğru tepkisini gösterdikten sonra yanındaki bir arkadaşına Kur an öğretseydi şimdiye kadar zararı telafi ederdik.

"IMF kararları, kötü yönetim bu ülkeyi sefalete götürdü. Ahlak bozuldu. Fuhuş arttı." Feryatlarını yaparken yanı başımızda fakirliğin çilesini çeken insanın, fuhşun en çirkefine bulaşmış insanın elinden tutamaz mıyız

Her insan toprağa birer çekirdek ekse 70 milyon ağaç olur.

Her insan günde bir kelime öğrense 70 milyon kelime tedavüle girer. Herkes birer defa "Allah" dese 70 milyonluk zikir olur.

Herkes birer fikir üretse ve uygulasa 70 milyon iş olur.

Tabanın sağlam olması lazım. Başı taban taşır.

Baş da gördüğü, duyduğu, tattığı, kokladığı, tuttuğu, algıladığı her şeyi tepeden tabana kadar her hücresiyle paylaşmalı.

Kimsesizlerin kimsesi, çıplakların elbisesi, fakirlerin arkadaşı, gariplerin yoldaşı olmalı.