Zirvede söz alan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" çerçevesinde eğitim sistemine entegre edilen yeni uygulamaları paylaştı.

Yeni eğitim-öğretim vizyonu kapsamında hayata geçirilen en dikkat çekici adımlar şunlar oldu:

  • Terminoloji Değişikliği: Ders programlarından ve okul kitaplarından yıllardır kullanılan "Orta Asya" tabiri bütünüyle çıkarıldı. Bunun yerine tarihi ve kültürel bağları daha net yansıtan "Türkistan" kavramının kullanımı resmen başladı.

Malatya'da Okullar Tatil! (1)

  • Dijital Çağa Hazırlık: Okul öncesi eğitim sıralarından başlayarak lise son sınıfa kadar tüm kademelerin müfredatına "teknoloji okuryazarlığı" zorunlu bir kazanım olarak eklendi.

  • Tarihi Güncellemeler: Revize edilen yeni müfredatta, Türk devletlerine ilişkin tarihsel bağların yanı sıra güncel siyasi ve coğrafi bilgilere de çok daha geniş bir yer ayrıldı.

Ortak ders kitaplarına 150 bin öğrenciden yoğun ilgi

Geçmiş yıllarda uygulanabilirliği şüpheyle karşılanan "ortak müfredat" vizyonu artık somut meyvelerini veriyor. Bakan Tekin, Türk dünyasının ortak geçmişini ve edebiyatını yansıtan eğitim materyallerindeki hazırlık süreçlerinin sorunsuz bir şekilde tamamlandığını duyurdu.

  • Ortak tarih, ortak Türk dünyası coğrafyası ve ortak Türk edebiyatı kitapları öğrencilerin kullanımına sunuldu.

  • Geride bıraktığımız eğitim-öğretim sezonunda, Türkiye genelinde tam 150 bin öğrenci bu dersleri seçmeli havuzundan tercih ederek eğitimini aldı.

Eğitimde yapay zeka entegrasyonunun altını çizen Tekin, Türkiye'nin bu alandaki teknik tecrübesini kardeş coğrafyalarla paylaşmaya hazır olduğunu belirtti. Bu ortak aklı pekiştirmek amacıyla, tüm üye ülkeleri 26-28 Haziran'da İstanbul'da toplanacak ve ana teması "Yapay Zeka: Geleceğin Barışı, İnsanlık ve Ortak Yarınlar" olan Eğitim Teknolojileri Zirvesi'ne davet etti.

Yükseköğretimde akademik entegrasyon dönemi

Zirvenin üniversiteler ve akademik çalışmalar boyutunda ise Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar önemli perspektifler sundu. Türk devletleri arasındaki akademik iş birliğinin sadece ikili ilişkilerle sınırlı kalamayacağını belirten Özvar, stratejik hedefleri şu şekilde özetledi:

  • Türk Dünyası Yükseköğretim Alanı: Devlet başkanlarının da mutabık kaldığı üzere, bu ortak alanın tüm kurum ve ilkeleriyle bir an evvel inşa edilip aktif olarak işletilmesi ortak bir sorumluluk olarak belirlendi.

  • Bilimsel Bütünleşme: Geçtiğimiz yıl Türk Akademisi ile imzalanan mutabakat zaptı, yükseköğretimde akademik bütünleşme açısından tarihi bir dönüm noktası olarak tescillendi.

  • Kalite ve Tanınma: Kurulan bu yeni zemin sayesinde; yüksek teknoloji odaklı ortak projelerin üretilmesi, öğrenci ve akademisyen hareketliliğinin artırılması ve diplomaların karşılıklı tanınmasını güvence altına alacak mekanizmaların hızla güçlendirilmesi planlanıyor.

Kaynak: Haber Merkezi