Önceki gün Anayasa Mutabakat Komisyonu ile başladım,

ANAYASA RÜYASI! ve ANAYASA ÇIKMAZI! diyen iki görüş ile devam ettim; yani

100 Yıl Önce-100 Yıl Sonra Anayasa Çalışmaları da diyebiliriz... Bizim ADİL

DÜZEN E GÖRE İNSANLIK ANAYASASI çalışmamızı çok yazdım Devam ediyorum

Günümüzde sadece Anayasa yı değil; kanunları, zoraki

sözleşmeleri, tüzükleri, bakanların genelgelerinin tümünü değiştirmek

zorundayız. Yeni Anayasa yeni kanunları, yeni kanunlar tüm mevzuatı

değiştirmeyi zorunlu kılar. Bunlar yapılırken önemli iki sorunla karşılaşılır.

Biri müktesep haklardır, onları değiştiremezsiniz, bütün hukuklar onları

korurlar. İkinci önemli sorun da ceza hükümleridir. Hukukta müktesep haklar

vardır. Gelecek için de bunları değiştiremezsiniz. Oysa cezada tam tersi eski

cezalar da ortadan kalkar. Yürürlükte olan kanunlarca suç sayılmayanın cezası

olmaz. Yapılan Yeni Anayasa ya aykırı olan kanunlar iptal ile ortadan

kaldırılmadıkça ne işe yarar, kanunlarla kurulmuş tüm işletmeler ve kuruluşlar

Yeni Anayasa ya göre düzenlenmedikçe ne işe yarar

İKİ NEDENLE TÜM

HUKUK DÜZENİ DEĞİŞMELİDİR.

a) Beş bin senelik tarım dönemi hukuku artık geçerli ve

yeterli değildir. Üçüncü milenyum/binyıl uygarlığı, insanlık tarihinin devlet

düzenine geçtiği zamandan daha büyük değişikliği gerektirmektedir. Tufansız

veya kansız bu geçişi yapabilirsek, ne mutlu bize...

b) İkinci inkılâp ise merkezi monarşi yönetim sisteminden

demokratik, laik, liberal ve sosyal hukuk sistemine geçilmekle sağlanacaktır.

Mevcut olan sistem ise merkezi kuvvetlendirme sistemi idi, şimdi ise halkın

haklarını koruma yani halka hizmet edecek olan yerinden yönetim sistemi

hedeflenecektir. Bunu herkes biliyor, demokratik anayasa yapalım deniyor ama

kimse demokratik anayasanın ne olacağını ve nasıl olacağını bilmiyor.

Sermaye de merkezi devletler de bunu bildikleri için bir

yasa hazırlarlar. Sonra geri kalmış devletlere bunu dayatırlar ve onu

uygulatırlar. O uygulama ile oradaki eksiklikleri görür ve kendilerine göre

yenisini yaparlar. Sömürü düzenleri devam etsin diye de adil yasaları istemezler.

Bu hususta deneme tahtası olarak en başta seçtikleri devlet Türkiye dir. Bunu

iki sebepten seçiyorlar. Çünkü oluşturdukları mekanizmalar sayesinde en kolay

denetleyebildikleri ülkedir ve dünya üzerinde Adil Düzen çalışması bir tek

burada yani Türkiye de vardır, engellenmelidir.

İşte Kurulan Anayasa Mutabakat Komisyonu , Batılıların

hazırladıkları Anayasa taslağını bir oyunla Meclis ten geçirip Türkiye yi bir

kere daha deneme tahtası olarak kullanmayı planlamaktadır. Türkiye, onların

istediği ceza kanunu Cemil Çiçek bile okumadan Meclis ten geçirdiler.

Beklenirdi ki PKK hukuk yoluyla tasfiye edilsin. Tam tersine 17/25 Aralık

olayları ondan sonra oldu, paralel güçler o zaman devreye girdiler, PKK

çekilmez hâl aldı ve ancak müdahalelerle durdurulabildi. Ceza Kanunu na evet

diyen milletvekilleri acaba şimdi oturup biz o zaman ne yapmışız diye

düşünüyorlar mı; Cemil Çiçek, Bülent Arınç, Mehmet Ali Şahin ve ilgili diğer

sorumlular acaba hiç nefis muhasebesi yapıyorlar mı !.

Altı ayda gece yarısı Meclis ten geçirilecek sözde Yeni

Anayasa, Türkiye ye yeni sorunlar açacak, Ceza Kanunu ndan daha kötü sonuçlara

gidilecektir...

Gelin Bizim yarım

asırdır çalıştığımız, Kooperatif te uygulayıp deneyerek geliştirdiğimiz ADİL

DÜZEN E GÖRE İNSANLIK ANAYASAMIZI size anlatalım...

Anayasa Komisyonu üyelerine anlatalım... Bizimle

tartışın; en yanlış gördüğünüz bir maddeyi tartışın... Bu bizim anayasamız

değildir; bu İslâm anayasasıdır, peygamberlerin anayasasıdır, Kur an

anayasasıdır. Biz sizden bize ayrıcalık tanıyın demiyoruz, sadece bizi de

dinleyin diyoruz, hep yaptığınız gibi bu sefer de dilsiz-sağır-kör olmayın

diyoruz...

Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan a

-tekraren- arz olunur...