* Çok tedirginim, çok; Paris’teki terör saldırısını kınıyor ve şiddetin bir çare bir çözüm olmayacağını, olamayacağını güçlü bir şekilde ifade ediyorum. Tedirginliğimin sebebi ise şu; bu saldırı İslam coğrafyasında yeni işgallere, yeni sömürülere, yeni kan ve yeni gözyaşına sebep-zemin olmasın! Bu saldırıyı bahane ederek İslam toprakları bombalanmasın!

* Çok tedirginim, çok; terör olmasın, insanlar ölmesin. Masum insanlar teröre kurban gitmesinler ama Paris saldırısını bahane ederek ülkede bulunan Müslümanlar da fişlenmesin, hapislere tıkılmasın, baskıya maruz kalmasın, “11 Eylül-Amerika” saldırısından sonra Müslümanlara reva görülen uygulamalar olmasın! Tedirginliğimin nedeni budur!

* Çok tedirginim, çok; genellikle bu türden saldırılardan sonra o ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı kalkar ve “Saldırı ile direk alakası olmayan geniş kitleler rahat olsun. Onlar bizim vatandaşlarımız. Bizim meselemiz terörü meydana getirenlerle. Ülkede bir cadı avının başlamasına, yeni bir Mccharty uygulamasına asla ve kat’a müsaade etmeyeceğiz…” türünden açıklamalarda bulunurdu. Ama en azından şu dakikaya kadar Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’den bu yollu bir değerlendirme duymadım. Aksine “savaş” kelimesini telaffuz etti, Sayın Cumhurbaşkanı. Bundan dolayı da tedirginim!

* Çok tedirginim, çok; ABD Başkanı Obama, dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştükten sonra dedi ki; “Türkiye hem Irak hem Suriye’de IŞİD tehdidiyle ilgili savaşma konusunda önemli bir ortak olmuştur. NATO’da bir müttefik olarak IŞİD’e karşı yapılan mücadelede Türkiye çok önemli bir ortak olmuştur. Suriye’deki felaket ortamını gidermek için ortak olmaya devam etmektedir…” Hangi Müslüman toprakları bombalanacak, yine! Gel de tedirgin olma!

ALLAH FIRSAT VERMESİN!

Sevgili Adnan abi…

Adım Abdullah Kara. Trabzon-Akçaabat ilçesinde sınıf öğretmeniyim. Yazılarınızı ilgi ile takip ediyor ve çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Terörün, ülkemizin ve dünyanın 1 numaralı gündem maddesi olması sebebiyle sizinle bir anımı paylaşmak istiyorum.

1989-1990’lı yıllardı. Terör yine baş belası. İlkokul öğrencisiyim.

Bir gün babamla hastaneye, hasta ziyaret etmeye gittik. Hastamız, komşumuz olan gurbetçi Hasan amcamız. Emekli. Epeydir akciğer rahatsızlığı sebebiyle hastanede tedavi görüyordu. Geçmiş olsun dilekleri ve hâl hatırdan sonra Hasan amca, “Haberlerde ne var, ne yok ” diye sordu. Tabi o zaman bugünkü gibi her hastane odasında televizyon yoktu.

Babam haberlerden bahsederken, “İşte falan yerde teröristlerle Mehmetçiğimiz arasında çatışma çıktı ve şu kadar terörist etkisiz hale getirildi…” deyince birden Hasan amca heyecanlandı. Uzanmış bulunduğu yatağından doğrularak oturur pozisyona geçti. Yüzü aydınlanmış ve bu habere çok sevinmişti.

Babamdan dolabını işaret ederek pantolonunu istedi. “Ne yapacaksın ” deyince, “Hadi getir!” diye üsteledi.

Babam, Hasan amcaya pantolonunu uzattı. Hasan amca cüzdanını çıkararak bir miktar parayı bu müjdeli haberi için babama vermek istedi.           Amcamız çok kararlıydı ve parayı almazsa darılacağını söylüyordu…   

Hasan amcamız 1992 yılında rahmetli oldu.

Şimdi yıl 2015. Amcamızın torunları askerlik çağında. Aynı bela yine başımızda hem de daha güçlenmiş olarak… Şanlı Mehmetçiğimizi yıldırarak zaman kazanmaya ve kış uykusuna geçmeye çalışıyorlar. Allah fırsat vermesin!

ÖRSAN KUNTER ÖYMEN’İN BENDE UYANDIRDIKLARI…

Örsan Kunter Öymen… 1987 yılında hayatını kaybeden gazeteci Örsan Öymen’in oğlu.  Örsan Öymen de gazeteci ve CHP eski Genel Başkanı Altan Öymen’in kardeşi.

***

1965 Berlin doğumlu. Temel eğitimini TED Ankara Koleji ve Bonn Amerikan Lisesi’nde tamamladı. 1987’de ODTÜ Felsefe Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl yüksek lisans öğrenimi için ABD’ye gitti. 1990’da New York Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden mastır derecesini aldı. Mastır tezini “David Hume’un Tümevarım Sorunu” üzerine yazdı. Türkiye’ye döndükten sonra ODTÜ’de doktora öğrenimine başladı. 1999’da ODTÜ Felsefe Bölümü’nden doktora derecesini aldı. Doktora tezi de ilginç; “Sekstus Empirikus’un Ölçüt Sorunu”.

***

Örsan Öymen yıllarca ortalıklarda gözükmüyordu.  Bir ara CHP’de görev aldığında, (Parti Meclisi Üyesi) “İşte gelecekte CHP’nin müstakbel Genel Başkanı…” yakıştırmaları yapılmıştı, Örsan Öymen için…

****

Her neyse… İşte bu Örsan Öymen geçenlerde CHP’nin seçim sonuçları irdelenen bir televizyon programına çıktı, uzun aradan sonra…

Örsan Öymen’in bende uyandırdıkları şunlar…

* Tam bir beyaz Türk; hatta biraz daha tepeden bakan...

* Tek parti dönemi özlemcisi… Israrla ve üzerine basa basa laiklik kavramını gündeme getirmesi dikkat çekici…

* Seçkinci...

* Amcası Altan Öymen gibi “farklı” olma çabasında...

* İyi giyiniyor...

* Güneydoğu meselesi konusunda “egemenler” gibi düşünüyor...

* Ne demekse; İslamcılıkla İslam’ı ayırıyor.

* Fikirlerinden, anlattıklarından anlaşıldığı kadarıyla, Türkiye’yi, milleti, seçmeni zerre kadar tanımıyor. CHP’ye Genel Başkan olsa herhalde partisi barajın altında kalır…

BİR SORU!

Bir ülkenin füze sistemleri önemlidir.  Türkiye için de öyle. Türkiye, Çin’den füze sistemleri satın alacaktı.

Ancak kulislere sızan bilgilere göre, bu satın alma son anda “bir engel”e takıldı!

Bu son dakika bilgisine göre, Türkiye Çin Füzelerini almaktan vazgeçti.

Soru şu; acaba neden

 

 

BİR LİDER GEÇTİ…

(29 Ekim 1926 - 27 Şubat 2011)

Yıl dokuz yüz seksen, tanıdım onu

Ne bilirdim dünya, vefasız sonu.

Kadife gibiydi sesinin tonu

Mekanın cennet, kabrin nur olsun!..

***

Surda bir gedik, açtık ki mukaddes!

Bu ne muhteşem seda, bu ne heybetli ses

Millette heyecan, tutuldu nefes

Mekanın cennet, kabrin nur olsun!..

***

“Her bahar bir çiçekle başlar” demişti

Zalimler haram yerken, “O” yememişti

O günden bu güne “fikir” vermişti

Mekanın cennet, kabrin nur olsun!..

***

Görmemişti dünya böyle bir lider

O’nu duymayan gafil, olurdu heder

Hayatı boyunca zulüm ve keder

Mekanın cennet, kabrin nur olsun!..

***

O asil duruşun örnektir bana

Bağrında kopsa da fırtına bora

Bakmadın namerde hileler fora

Mekanın cennet, kabrin nur olsun!..

***

Bir gizemle girdin benim dünyama

O hâl ile gittin ahret ukbaya

Muradım odur ki yüce Mevla’ya

Mekanın cennet, kabrin nur olsun!..

***

Senin vefatınla ‘’uyandı’’ ülkem!

Gam keder yıkıldı, yok oldu elem

ERBAKAN sevdası, dünya ve âlem

Mekanın cennet, kabrin nur olsun!..

(H. BULUT / ERZİNCAN)

NOT: Bugün, 16 Kasım 2015, Pazartesi. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!