Diriliş in sanat ve düşünce yoğruluşunda oluşan bir şair Kâmil Eşfak Berki. Sanat ve düşünce hayatı insanı ötelere taşıyor. Öteler, duvarın ötesi mi, zamanın ötesi mi Öte.. Dostlukların ve bağlılıkların zor yürüdüğü bir dönemde dost ve bağlı kalabilmenin bir erdem sayıldığı bir zaman. Zamanın bütün dönemlerinde bu bir erdem. Sevgili Efendimiz zamanında, en yakınlarında bulunan kimilerinin beliren zaman ve koşullara göre hareket ettiği bilinir. Neden böyle giriş yaptığım düşünülebilinir. Diriliş ruhuna sadık kalan ender şairlerden. Meselesi olanlardan. Sanat ve düşünce hayatında titizlikle birlikte, elini taşın altına sokmaktan çekinmeyen, derdi olan, suya sabuna dokunan nadirlerden.

Kâmil Eşfak Berki aile kökleri bakımından sağlam bir temele oturuyor. Bir büyük hukuk âlimi Ali Himmet Berki nin torunu, bir hukukçu olan Şakir Berki nin oğlu. Dahası, gözlerini bilinç hayatına açtığı ilk zamandan itibaren sahih bir düşünce geleneğinin ana yolunda bulur kendini. Büyük Doğu, Diriliş ve Edebiyat. Asıl konakladığı yer Diriliş. Yıllarını bu büyük düşünce geleneğine verir ve o kapıdan ayrılmaz. Üstad Sezai Karakoç yanında bulunmanın ve beslenmenin imkânlarından yararlanırken, yazı ve düşüncede bir o kadar dikkatli ve titiz. Bu yüzden ana doğrultuya sadakatinden hep aynı ocakta ve oraya bağlı bir sadık. Bu bakımdan yazma ve yayımlama titizliği bir sınır getirdi kendisine.

Kâmil Efşak Berki ile ilk tanışmamız Mavera dergisinde öykülerimin yayımlandığı, benim de artık Üsküdar a yerleştiğim yıllara tesadüf eder. 1980 li yılların başı. Tam yılını anımsayamasam da 1982 olmalı. Mavera da birkaç öyküm yayımlanmış. Üsküdar dan Bağlarbaşı na çıkan caddede bir kitapçıda kitap raflarında kitap karıştırıyorum. Kitapçıya Diriliş dergilerini getirip bıraktığı sırada tanıştık. İlk sohbetimiz Tanışmamızın ilki budur. Bundan sonra İstanbul ruhu ve ortamında sık bir araya geldik. Yedi İklim dergisinin çıkışından beri sanatçı duyarlılığının ve inceliğinin gereklerinden inişli çıkışlı, ama hep iyi ve doğru adına birlikte bir yolculuk. Beni yalnız bırakmama yüceliği. Ve beni en acımasız eleştirenlerden ve yalnız bırakmayanlardan. Hep iyi ve doğru adına. Benim kimi eksiklerimi tamamlama, kusurlarımı tamamlama güzelliği. Ortak özelliğimiz aynı doğrultudan şaşmadan ve başka taraflara bakmadan yürüyüşümüz. Bunun en önemli yanı bir ara benim çok yalnız kaldığım, belki bunaldığım, belki yıldığım bir zamanda Yedi İklim i omuzlama sorumluluğu. Bunun en güzel tarafı, düşünce doğrultumuza sahip çıkma bilinci. Sanatçı duyarlığı, titizliği kimi zaman, zorluklara rağmen, aynı ailenin, ruhun ve ortamın içinde tatlı bir gerilim oluşturabilir. Kâmil Eşfak Berki mükemmele olan titizliği, kusursuzluk bilinci dava, düşünce ve sanat adınadır. Bir hareketin öncüsü iseniz kusurlardan âri olmayı zorunlu kılar. Bunun için bütün dikkati ve duyarlığı bunun üzerine kuruludur.

Ortamı kaplayan yabancılığın, yanılsatıcılığın üstesinden şiir titizliğiyle gelme bilinci. Bunun için Yedi İklim in var olmasına ve yola devamına bir dayanışma. Ama o, hep Diriliş merkezinde ve bilincinde, sadakatinde.

Şair, imgeleriyle ve şiiriyle özgün ve yeni. Yakaladığı bir imgeyi uzun zaman belleğinde olgunlaştırırken ve uzun bir yoğrulmaya bırakırken hep kendine özgü olmasına özenli. Bir imgeyi sadece kendi şiiriyle paylaşma sevinci.

Her büyük şairin anılacağı bir şiiri var. Birçok şiir yazılır, birçok kitap çıkarılır, fakat bir şiirle anılmak her zaman nasip olmaz. Türk şiirinde böyle onlarca şair bulunur. Şiir kitapları bile onların anılmalarını sağlamaz. Büyük şairlerin şiirleriyle anılacağı şiirler vardır. Mehmet Âkif, hem Safahat, hem "Çanakkale Şehitleri", "Bülbül" ve "İstiklâl Marşı" şairidir, bir çok şiiri hemen hatıra gelir. Yahya Kemal, hem İstanbul şairi hem de "Süleymaniye de Bayram Sabahı"nın şairidir. Gene onun da anıldığı birçok şiiri vardır. Necip Fazıl, "Kaldırımlar", "Çile", "Sakarya Türküsü" ve daha nice şiir ve eseriyle anılır. Sezai Karakoç un anıldığı birçok şiiri ve kitabı var. Cahit Zarifoğlu Yedi Güzel Adam şairidir. Örnekler çoğaltılabilinir. Kâmil Eşfak Berki hem bir şiiriyle hem de bir şiir kitabıyla anılıyor. "Çocuğun Miracı"nın şairi. Önünde uzun bir yol var, daha üreteceği bir çok "Çocuğun Miracı" benzeri şiir ve kitap olabilir. Onun özgünlüğü yakaladığı yeniliklerdir. "Çın sabah" imgesi sık rastlanabilen bir imge değildir. Fakat bu birden Eşfak Berki de belirir.

Kâmil Eşfak Berki çok yazan bir şair değil. Yıllardır defterlerinde bekleyen bir türlü gün yüzüne çıkmayan onlarca şiiri var. Şiir titizliği onu ketum olmaya zorluyor. Bir de şiirlerini, ürünlerini üzerinde bulunduğu doğrultunun ruhuna sadık yerlerde yayımlıyor.

Kadir ve Mustafa İriş kardeşlerin, Şaban beylerin düzenlediği bir Bulgaristan, Makedonya ve Kosova yolculuğundaki birlikteliğimizde yaşadığımız ortak duygunun bize kattığı çok şey oldu. Bu, tarihe olan nostaljik bir yolculuk değildi. Daha çok ruh bilincimizin yeni bir dirilişi olarak tezahürüydü. Eşfak Berki için yeni şiirlerin akışı oldu.

Hiçbir zaman yanlış yerde olmama, dikkatinde. Ne olursa olsun birlikte olamayacağı insanların, yerlerin arasında bulunmama özverisi. Hep zora talip, hep kitabın ve düşüncenin içinde. Bunun içindir ki asıl mesleği olan Eczacılığı yıllar yılı ihmal etti. Sahiplendiği değerleri sonuna kadar sahiplenme ve daha yukarılara taşıma özverisi.

O, hep şair, hep titiz, hep bir bilinç abidesi. Her şeyin en halisini arama erdeminde.