İlk haftaki Çorum FK beraberliğinin oluşturduğu şok etkisi ve camia üzerine çöken huzursuzluk, Süper Lig’in ikinci haftasında Erzurumspor karşısında alınan 4-0’lık net galibiyetle tamamen dağıldı. Büyük takımların büyüklüğü, yaşadıkları ilk kriz anında paniklemek yerine sahada verdikleri reaksiyonun şiddetiyle ölçülür. Galatasaray, Erzurumspor karşısında tam da şampiyon refleksine yakışır bir performans sergileyerek ilk haftanın tüm tortularını tek celsede silip attı.
Bu 4-0'lık gövde gösterisinin şüphesiz en parlak mimarı, attığı iki golle maça ve geceye damgasını vuran Victor Osimhen'di. Nijeryalı golcü, sadece ağları havalandırmakla kalmadı; saha içerisindeki hırsı, rakip stoperleri yıpratan amansız presi ve hücum hattına getirdiği o müthiş fiziksel üstünlükle takımı adeta arkasından sürükledi. Osimhen'in ilk goldeki pozisyon bilgisi ve ikincisindeki soğukkanlı bitiriciliği, taraftara neden dünyanın en özel forvetlerinden birini izlediklerini bir kez daha hatırlattı. O sahadayken Galatasaray hücumu sadece skor üretmiyor, rakip savunmalar için psikolojik bir baskı unsuruna dönüşüyor.
Çorum FK maçındaki organizasyon eksikliğinden ve ritim kaybından eser kalmayan sarı-kırmızılılar, bu kez orta sahada oyunu tamamen domine etti ve kanatları etkili kullanarak oyunu geniş alana yaydı. Takımın saha içi yardımlaşmasının üst seviyeye çıkması ve tempo kontrolünü eline alması, Galatasaray'ın gerçek potansiyelini gözler önüne serdi. Skoru bulduktan sonra bile vites düşürmeyen, oyuna giren her isimle arzusunu koruyan bu yapı, ligdeki rakiplerine son derece güçlü bir mesaj verdi.
Sezonun henüz başındayız ve önümüzde uzun bir maraton var; ancak Erzurumspor karşısında sergilenen bu dominant oyun ve Osimhen’in durdurulamaz formu açıkça gösteriyor ki, yaşanan ufak tefek yol kazalarına rağmen Galatasaray bu sezon da şampiyonluk kupasının en güçlü, en doğal adayıdır.