Beşiktaş, Avrupa Ligi 2. Eleme Turu’nda Danimarka temsilcisi Midtjylland engelini, ilk maçtaki 1-0’lık avantajını evinde aldığı net 2-0'lık galibiyetle taçlandırarak rahat bir şekilde aştı. Kâğıt üzerinde standart bir tur atlama başarısı gibi duran bu 180 dakika, aslında siyah-beyazlıların saha içi kimliğinde yaşanan radikal ve kalıcı değişimin en güçlü fragmanıydı. Kartal sadece turu geçmedi; aynı zamanda sahaya karakter koyan, ne zaman vitesi artırıp ne zaman bekleyeceğini bilen ve en önemlisi rakibe nefes aldırmayan bir takımın müjdesini verdi.
Bu keskin değişimin baş mimarı şüphesiz Vincenzo Italiano. Göreve geldiğinden beri Beşiktaş’ın geçmiş sezonlardaki kırılgan yapısını onarmak için yoğun mesai harcayan İtalyan teknik adam, siyah-beyazlıları adeta temelden yeniden inşa ediyor. Rakiplerine kolay pozisyon veren, özellikle geçiş oyunlarında savunma dengesini çabuk kaybeden o eski Beşiktaş gitmiş, yerine bloklar arası mesafeyi milimetrik hesaplayan ve oyunu bir satranç ustası gibi okuyan bir takım gelmiş. Italiano'nun sihirli dokunuşu, takımın omurgasına ve savunma disiplinine kattığı o katı "İtalyan" karakterinde yatıyor.
Özellikle savunma hattında yaşanan sınıf atlama durumu, Midtjylland eşleşmesinin tartışmasız kilit noktasıydı. İki maçta da kalesini gole kapatmak ve rakibi çaresizliğe itmek, sadece kalecinin veya stoperlerin bireysel form durumuyla açıklanamaz. Bu, topyekün uygulanan, ezberlenmiş bir savunma stratejisinin sonucudur. Beşiktaş artık topu kaybettiği an paniklemiyor; saniyeler içinde doğru pozisyon alıyor, rakibin oyun alanını daraltıyor ve kilit pas kanallarını tıkıyor. Italiano, takım savunmasını bireysel kahramanlıklardan çıkarıp, birlikte hareket eden kompakt bir duvara dönüştürmüş durumda.
Futbolda gösterişli hücumlar alkış toplar ama o sağlam savunmalar takımlara kupa kazandırır. Beşiktaş'ın Midtjylland karşısında sergilediği bu pragmatik, soğukkanlı ve yıkılmaz duruş, hem Avrupa'nın daha sert virajları hem de Süper Lig maratonu için en büyük güvence. Italiano’nun Beşiktaş'ı, sadece rakiplerin filelerini sarsmakla kalmıyor, aynı zamanda ördüğü o kusursuz duvarla rakiplerin psikolojisini de yavaş yavaş yıkıyor.