BAŞBAKAN Yardımcısı Yalçın Akdoğan Avrupa Parlamentosu na

öyle bir soru sormuş ki, sorunun cevabı kendi içinde gizli! Avrupa

Parlamentosu nun, Soykırımı tanıyın çağrısına kızan Başbakan Yardımcısı

Yalçın Akdoğan bakın öfkesini nasıl dile getirmiş: Kin ve nefreti

derinleştirmeyin, tahrik etmeyin!  Gelin

dostluğu, komşuluğu, kardeşliği barışı yüceltelim.  Çünkü geçmişin kini nefreti üzerinden

geleceği inşa edemeyiz! Ermeni meselesinde biz hep dostluk elini uzattık ama

elimiz hep havada kaldı! Ortak komisyon kuralım onlar karar versin dedik,

olmadı! Ermeniler ile ilişkileri normalleştirmeye çalıştık, olmadı! Ermeni

diasporası bırakmadı! Bir takım parlamentolar da, Avrupa Parlamentosu da dâhil,

sanki Tarih Kurumu! Tarihi safsatalar üzerinden Türkiye ye söz söyleme yarışına

giriyorlar!

SİZ KİMSİNİZ ARKADAŞ

Siz kendi geçmişinize bakın!

Kendi kirli ellerinize bakın!

Hâlâ elinizden kan damlıyor!

Evet, bu ifadelerden belli ki Başbakan Yardımcısı Yalçın

Akdoğan Türkiye ye yönelik, Soykırımı tanıyın çağrılarına fena halde

öfkelenmiş!

Ve bu öfke ile de soruyor:

SİZ KİMSİNİZ ARKADAŞ

Sorunun cevabı içinde gizli değil mi

Hem arkadaş diye hitap edeceksiniz hem de siz

kimsiniz diye soracaksınız! İnsan arkadaşını tanımaz mı, bilmez mi

Evet, bunu yapanlar, yani Türkiye ye iki de bir,

Soykırımı tanıyın çağrısında bulunanlar doğrudan doğruya Yalçın Akdoğan ın

ifade ettiği gibi kendi arkadaşları! Başbakan Yardımcısı Akdoğan hem Siz

kimsiniz arkadaş diye soruyor hem de arkadaşlarını tanımazlıktan gelmeye

çalışıyor! Türkiye yi yerli yersiz soykırımı tanımaya davet eden çevrelerin

arkadaş olarak görülüp öyle hitap ediliyor olması size bir şey demiyor mu

Atalarımız gâvurdan dost, ayıdan post olmayacağını

yıllar öncesinden dile getirmişler ama bunu anlayacak feraset, basiret ve idrak

sahipleri nerede

Yıllarca bu adamların arasına katılmak için can atılıp

durulmadı mı

Hâlâ da gözler Avrupa Birliği nde!

Bugün SİZ KİMSİNİZ ARKADAŞ diye sitem edilenler

aslında arkadaş olarak görülüp, bağra basılan, baş tacı edilenler değil mi