Siyaset sahnesinde fırtınalar koparan ve bir süredir demir parmaklıklar ardında olan Tanju Özcan cephesinde ipler tamamen koptu. Partisiyle arasındaki bağları kesen tecrübeli siyasetçinin, cezaevinden kaleme aldığı o istifa mektubu Ankara kulislerini adeta sarsacak türden. Yıllarını verdiği siyasi yuvasına veda ederken kullandığı kelimeler, muhalefet cephesindeki derin çatlağı bir kez daha gözler önüne serdi.

YOL ARKADAŞLARINA HASRETLE VEDA
Hakkındaki soruşturma nedeniyle tutuklanarak Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özcan'ın, uzun süredir kriz yaşadığı Cumhuriyet Halk Partisi'nden resmen istifa ettiği kaydedildi. Bu flaş kararı yol arkadaşlarına ve partililere duyurmak isteyen Özcan'ın, istifa mektubunda duygu yüklü ifadelere yer verdiği aktarıldı. Siyasi hayatındaki o uzun yürüyüşü hatırlatan eski başkanın, "Birlikte kazandığımız 6 seçimde (4 kez milletvekilliği, 2 kez de belediye başkanlığı) beni hiç yalnız bırakmayan tüm yol arkadaşlarımı hasretle kucaklıyorum" sözlerine özellikle dikkat çekildi.

KILIÇDAROĞLU'NA ÇOK SERT KAYYIM ÇIKIŞI
İstifa depreminin asıl sarsıcı boyutu ise CHP Bolu İl Başkanı Tahsin Karagöz’e gönderilen o özel mektubun detaylarında ortaya çıktı. Partideki son gelişmelere ateş püsküren Özcan'ın, eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve mevcut parti yönetimine yönelik o zehir zemberek ifadeleri siyaset gündemine vurgulandı. Disipline sevk edilmesine isyan eden tecrübeli ismin, süreci bir "siyasi cunta" olarak tanımladığı ifade edildi.

İŞTE SİYASETİ SARSACAK O MEKTUBUN TAM METNİ
Haksızlığa boyun eğmeyeceğini ve 6 Temmuz'daki duruşmasında tüm gerçekleri haykıracağını belirten Tanju Özcan'ın, İl Başkanı Tahsin Karagöz'e yazdığı o olay mektubun tamamı şu şekilde paylaşıldı:
"Sevgili başkanım, önce senin şahsında tüm Bolulu hemşehrilerimi saygı ile selamlarım. 21 Mayıs 2026 tarihinde, başarısızlıkları ile 13 kez sandıkta yenilmemizin baş aktörü Kemal Kılıçdaroğlu hukuken izah edilemeyecek bir karar ile partimize kayyum olarak atadı. Bazıları Kılıçdaroğlu’nun utanacağını ve böyle bir görevi kabul etmeyeceğini iddia etse de, kayyum “güle oynaya” ipi malum çevrelerin elinde olacak şekilde polis ile partimize çöktü. İlk gün bu karara tepki vererek istifa edecektim. Ancak sizlerin ve partili ağabeylerimin telkini ile beklemek zorunda kaldım. Ancak dün bu siyasi cuntanın beni disipline verdiklerini duyup, sosyal medya aracılığı ile istifamı duyurdum. Sevgili kardeşim, Sen beni iyi tanırsın. Haksızlığa boyun eğen bir yapım hiç olmadı. AKP’ye karşı başarılı olmuş CHP’lileri hiç içine sindiremeyen KILIÇDAROĞLU ÇETESİ partiyi bitirmek için görevlendirilmiş. “Arınma” kavramı ile akıllarınca beni kirletecekler, bunun içinde cunta disiplin kuruluna sevk etmişler. Benim sizler ile birlikte 2023 Temmuz’da Bolu’dan Ankara’ya yaptığım “değişim” temalı yürüyüşü unutamamışlar. Sokağa çıkmaya yüzü olmayan kiralık siyasetçileri muhatap alacak değilim. O yüzden yandaş basının iğrenç iftiralarını “emir” kabul edenlere savunma vermem. Benim savunmamı samimi olarak dinlemek isteyenler, 6 Temmuz’da başlayacak duruşmamı izlesinler. Orada benim, ne kendime ne de yakınlarıma 1 kuruş dahi menfaat sağlamadığımı, hatta savcılığın bile kendisine menfaat kastı olmaksızın, öğrenci bursu bulmak amacıyla çaba gösterdiğim için yargılandığımı söylediğini duyacaklardır."





